![]() |
|
||||||
| Yabancı Dil Yabancı dil aslen başka bir ülkeden gelen bir dildir. |
| ||
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#1 |
|
Çevrimdışı
|
300 Words
300 Words 1. **Ebullient**: Her ebullient personality illuminated the room, **imbuing** it with warmth and excitement. *(Neşeli kişiliği odayı aydınlattı, sıcaklık ve heyecan kattı.)* 2. **Serendipity**: The serendipity of finding an old friend in an unfamiliar city was an unexpected joy. *(Beklenmedik bir şehirde eski bir arkadaşı bulmanın şans eseri olması beklenmedik bir mutluluktu.)* 3. **Pernicious**: The pernicious influence of the unchecked rumor began to erode trust within the community. *(Kontrolsüz söylentinin zararlı etkisi, topluluk içinde güveni aşındırmaya başladı.)* 4. **Lugubrious**: His lugubrious demeanor after the loss was a testament to his deep sorrow. *(Kaybın ardından kederli hali, derin üzüntüsünün bir kanıtıydı.)* 5. **Ephemeral**: The ephemeral beauty of the sunrise was a reminder of the transient nature of life. *(Güneş doğumunun kısa ömürlü güzelliği, hayatın geçici doğasını hatırlattı.)* 6. **Sycophant**: The sycophant’s constant flattery was tiresome and disingenuous. *(Yalakanın sürekli pohpohlaması yorucuydu ve samimiyetsizdi.)* 7. **Obfuscate**: He tended to obfuscate the truth with complex jargon, confusing his audience. *(Gerçeği karmaşık jargonla karıştırarak dinleyicisini şaşırtma eğilimindeydi.)* 8. **Quixotic**: His quixotic quest to find the mythical city was both admirable and foolish. *(Efsanevi şehri bulma arayışı hem hayranlık uyandırıcı hem de aptalcaydı.)* 9. **Pulchritudinous**: Her pulchritudinous appearance left everyone in awe. *(Güzelliği herkesi hayran bıraktı.)* 10. **Ebullition**: The ebullition of the crowd was palpable as they cheered for their team. *(Kalabalığın heyecanı takımını alkışlarken elle tutulur gibiydi.)* 11. **Munificent**: His munificent donation greatly benefited the charity. *(Onun cömert bağışı hayır kurumuna büyük fayda sağladı.)* 12. **Obdurate**: Despite the pleas, he remained obdurate in his decision. *(Yalvarışlara rağmen kararında inatçı kaldı.)* 13. **Recalcitrant**: The recalcitrant student refused to follow the rules. *(İnatçı öğrenci kurallara uymayı reddetti.)* 14. **Acerbic**: Her acerbic wit often left others speechless. *(Onun keskin zekası çoğu zaman diğerlerini nutkusuz bırakırdı.)* 15. **Nepotism**: Accusations of nepotism tarnished his reputation. *(Kayırmacılık suçlamaları onun itibarını lekeledi.)* 16. **Reticent**: He was reticent about sharing his personal life. *(Kişisel hayatını paylaşma konusunda ketumdu.)* 17. **Zephyr**: The gentle zephyr brought a much-needed respite from the heat. *(Hafif meltem sıcaktan çok gerekli bir rahatlama getirdi.)* 18. **Chimerical**: His chimerical ideas were intriguing yet impractical. *(Hayalperest fikirleri ilginç ama uygulanamazdı.)* 19. **Effulgent**: Her effulgent smile brightened everyone's day. *(Parlayan gülümsemesi herkesin gününü aydınlattı.)* 20. **Disingenuous**: His disingenuous apology did little to mend the rift. *(Samimiyetsiz özrü, arayı düzeltmek için pek işe yaramadı.)* Benzer Konular:
![]() Değil mi ki çiğnenmiş inancın en seçkini, Değil mi ki yoksullar mutluluktan habersiz, Değil mi ki ayaklar altında insan onuru, #SOMA |
| Yer İmleri |
| Konuyu 1 kişi okuyor: (0 üye ve 1 misafir) | |
|
|
| Forum | Bilgilendirme | Künye |
|
Powered by vBulletin® Version 3.8.11 Copyright ©2000 - 2026, vBulletin Solutions Inc. Forum Sahibi: Dea Dia ve Gece |
Sitemiz; yer sağlayıcı bir forum sitesidir. Forumel.Com adresimizde yapılan paylaşımlar, moderasyon ekibimizin onayına dahil olmadan direkt olarak yayınlanmaktadır. 5237 sayılı TCK (Türk Ceza Kanunu) ve 5651 Sayılı Kanun'un ilgili maddelerini ihlal eden kişilerin IP adresleri de dahil olmak üzere sair kişi veya adli mercilere müzekkere (Resmi Üst Yazı), tarafımıza tanzim edildiği takdirde paylaşılacaktır. Hukuka aykırı bir paylaşımın olduğunu düşündüğünüz mesaj ya da konuyu; İLETİŞİM linkine bildirim yoluyla iletebilirsiniz. 48 saat içerisinde mevcut şikâyetiniz üzerinden tarafınıza ulaşılacak, gerekli işlemler tesis edilecektir. |
|