![]() |
|
||||||
| Üye Günlüğü Günlük yazılar, resimler ve makalelerinizi paylaşarak kişisel blog formatında oluşturabileceğiniz günlük bölümü. |
| ||
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#1 |
|
Çevrimdışı
|
Öğle Arası Fantezileri
Bu sıralar kendimi satıcısı tarafından parlatılmış, diri domateslerin arasında ezilmiş ve yüz çevrilmiş domates gibi hissediyorum. Gittikçe daha da sert çizilen iş sınırları arasına sığamıyorum. Hep gül Asya, kuyruğu dik tut Asya, cesur ol Asya, pes etme Asya. Kafamın içindeki orkestrayı işten kovmak istiyorum. Ve masanın üzerine çıkıp hepinizin evindeki klozet gideri tıkansın diye bağırmak isterken masadan kibarca inip mış gibi yapmaya devam ediyorum. Çünkü açımmmm. Nokta. Not:Bol anlatım bozuklu, bazen karışık bazen ise düz bu sayfada benim olsun. |
|
|
#2 |
|
Çevrimdışı
|
Çocukken çok ünlü olduğumu düşünürdüm. Çünkü her hareketim bilinirdi. Ergenlik dönemi zaten ünlüydüm çünkü bütün hatalarım kabak çiçeği gibi dillerdeydi. Artık yeteri kadar olgun bir yetiskin olduğumda çocukluk ve ergenliğin neden olduğunu fark etmek çok büyük lokmanın mideye oturması gibi hissettirdi. Aslında kimse kimsenin farkında değildi. Ve kimse kimsenin radarına bile girmiyordu aileden değilsen. Şimdi, bu zamanda kimi zaman bırakılan yerde unutulan, bazen de günlerce buzdolabında fark edilmeyen kurumuş zeytin gibi hissediyorum. Orda saatlerce, günlerce bekleyip kuruyan, buruş buruş bir zeytin.
Bunları niye yazdım? Bugün "seni hatırladım" diye ufak bir hediye alınca o buzdolabında ki zeytinliğimi yeniden hissedip tebessüm ettim. Çünkü bazen unutulduğumu bile unuttuğumu fark ettim. |
|
|
#3 |
|
Çevrimdışı
|
Hayırlı olsun,keyfini çıkart.Ben yapıyorum güzel oluyor
![]() Dervişe sormuşlar; Sevmek mi yorar sevilmek mi?
Derviş cevap vermiş; Allah için değilse,ikisi de yorar.. |
|
|
#4 |
|
Çevrimdışı
|
Yorgunum. Bazen kendimi daha fazla sürüyemiyorum. Her bir parçayı yapıştırıp onarmaktan, her gün hicbir şey olmamış maskesini takmaktan yorgunum. İnanıyor gibi yapmaktan, düzelecek diye inanmaya çalışmaktan yorgunum.
Biliyorum daha kötü olacak, biliyorum daha çok düşecek herşey, güneş her gün biraz daha geç doğacak. Doğsa da.. Neyse gidip biraz anneme saçlarımı okşatayım. |
|
|
#5 |
|
Çevrimdışı
|
Bir reddetmelik canı var kimisinin. O öyle değil ya da hayır orda dur bu kadar sınırıma yaklaş diyorsun o zaman çiçek gibi açıyor gönlündeki kibiri.
Ne demişler "Yutkunacaksan sürdürme, sürdüreceksen de yutkunma" Bezdim sizden insanoğlu. Sınırım bu, gelirse işine. |
|
|
#6 |
|
Çevrimdışı
|
Yine kendimi o buzdolabında unutulmuş, kurumuş zeytin gibi hissettiğim dönem. Terk fark bu defa unutulmuş kaşar peyniri gibi. Kurumuş, sertleşmiş. Kullanmak için baya uğraşman gerekiyor. Tadı eskimiş.
Bir kuğu gibi süzülürken suyun altındaki çabam yerine üstteki ihtişamımın görülmesi yalnız hissettiriyor. |
|
|
#7 |
|
Çevrimdışı
|
Güneş herkese aynı yerden vurmuyor dedi sustu. Biraz daha konuşsaydı keşke. İçimdeki eski radyonun pillerini doldursaydı. Eski kasetlerden biz yine Sezen Aksu dinleseydik. Sonunda sıkılıp Şebnem Ferah söylerken bulsaydık. Yine Mirkelam'ın o klibi ile dalga geçseydik. Eski telefon kulübelerinde geçmişten birileri ile konuşsaydık. Marketlerde karnımızı doyurup çöplerini kasadan geçirseydik. Yine basit şeyler düşünüp, kahkahalar atsaydık. Metrolarda seksek oynayıp boş boş durak sonlarına gidip dönseydik. Kitapçılarda para vermeden kitap bitirseydik. Açılışlarda bedava berbat kahveler içseydik.
Zaman keşke hiç geçmeseydi bir kumaş lekesi gibi Kahkahalarımız hep sürseydi trenler gibi. Şimdi kocaman dünyada küçük bir su lekesi gibi hissediyorum. Hiç geçmiyor o yalnız leke. |
|
|
#8 |
|
Çevrimdışı
|
Bu sıralar hayat o kadar hızlı elimden kayıp gidiyor ki.
Sanki ben bir yük treni. Arkamda yüzlerce vagon. Kiminin ismi, kiminin anısı, kiminin kokusu kalmış vagonlar. Bu kadar hızla giderken ne göllere bakabiliyorum, ne ormanları izleyebiliyorum, ne de gökyüzünü hissedebiliyorum. Öylece kime dokunduğumu, kimde var olduğumu bilmeden hızlıca geçen bir ömür. Dışarda bir yerde güzel şeyler oluyordu ve ben hep dışından geçiyor gibiydim. |
|
|
#9 |
|
Çevrimdışı
|
Karşımda bebek mağazası vardı. Camında "yeni doğan takımı bulunur." yazıyordu. Üst katında Maçka Kızı Sex Shop. Sağında esnaf lokantası. Solunda hac malzemesi satan dükkan. Camında ise "kefen bulunur." yazıyordu.
Karşımdaki dükkanlar hayatın özeti gibiydi. Doğ, büyü, üre, ye, öl. Fazla mı anlam yükledik üç günlük dünyaya da bu kadar telaşlı yaşar olduk. Ben mi dakikalardır durakta birini bekliyorum. Yağmur yağdı. Fırtına çıktı. Güneş çıktı. O ise hala gelmedi. |
|
|
#10 |
|
Çevrimdışı
|
‘‘yüreğim, bana biraz zaman ver, az dinlenip coşacağım…”
Ben bildiğin gibi geçmiş ile gelecek arasında dolanıp duruyorum. Hiç bir düşü kendime yakıştıramıyorum. Ne gönlümdekini demleyip servis edebiliyorum ne de can kırıklarımı eksiltebiliyorum. Ben bildiğin gibi kandıkça kanıyorum işte. ‘’Tüm şehirler uyurken, ben, ben oluyorum; tüm şehirler uyanıkken ben de herkese benziyorum… Bir iyi geceler öpücüğüne hiç alışkın olmadığım kadar ihtiyacım var…’’ |
| Yer İmleri |
| Konuyu 1 kişi okuyor: (0 üye ve 1 misafir) | |
|
|
| Forum | Bilgilendirme | Künye |
|
Powered by vBulletin® Version 3.8.11 Copyright ©2000 - 2026, vBulletin Solutions Inc. Forum Sahibi: Dea Dia ve Gece |
Sitemiz; yer sağlayıcı bir forum sitesidir. Forumel.Com adresimizde yapılan paylaşımlar, moderasyon ekibimizin onayına dahil olmadan direkt olarak yayınlanmaktadır. 5237 sayılı TCK (Türk Ceza Kanunu) ve 5651 Sayılı Kanun'un ilgili maddelerini ihlal eden kişilerin IP adresleri de dahil olmak üzere sair kişi veya adli mercilere müzekkere (Resmi Üst Yazı), tarafımıza tanzim edildiği takdirde paylaşılacaktır. Hukuka aykırı bir paylaşımın olduğunu düşündüğünüz mesaj ya da konuyu; İLETİŞİM linkine bildirim yoluyla iletebilirsiniz. 48 saat içerisinde mevcut şikâyetiniz üzerinden tarafınıza ulaşılacak, gerekli işlemler tesis edilecektir. |
|