![]() |
|
|
#21 |
|
Çevrimdışı
|
Biliyor musun, vefasızsın.
Artık dayanamıyorum. Gidiyorum. Gün doğumumu, sabahımı alıp gidiyorum. Daha çok yanacaksın. Bil ki gidiyorum ve belki artık dönmeyeceğim. Uyandığında emin ol beni bulamayacaksın. Bir gül yaprağı üzerinde bir çiğ tanesi olmayacağım. Bardağında su… Çayında şeker. Reçelinde vişne, turşunda biber… Gidiyorum. Üstelik en çok sevdiğin şeylerimi de alıp gidiyorum: Tabağında bıraktığın son lokmamı, musluğunda boşa akan suyumu, lambanda boşluğu aydınlatan ışığımı… Benimdi bunlar. Şimdi bildin mi? Sabah kahvaltında zeytin olmayacağım tabağında. Ya da bir maydanozun altında neşeyle sana gülümseyen beyaz peynir. Bir ekmeğin içiyle bandığın kekikli zeytinyağı… Ya da yatmadan önce çocuğuna içirdiğin süt… Artık dayanamıyorum. Vefasızsın. Gidiyorum. Üstelik benim olan her şeyimi alarak, yanarak, kavrularak, ağlayarak, belki en çok ağlatarak. Gidiyorum. Vazona çiçekler koyardın kesip bahçemden. İyi gelirdim renklerimle. Kokumla… İyi gelirdim çam kokulu yada fındık sabunu… Çok şey istedin evet. Hiçbir şey istemedim oysa ben. Çok kirlettin beni. Çok ahımı aldın. Ah etmedimdi sana ama… Ne çok araba… Ne çok beton, ne çok orman yangını, ne çok yok! Bir gün bakmadın yüzüme. Yalan mı? Biliyor musun vefasızsın. Kirlettiğin denizimi artık benden almazsın. Çöp dağlarından kendine gelecek kuramazsın! Plastik kefenlerle toprağın altında yatamazsın! Artık dayanamıyorum. Gidiyorum. En çok kendimi götürüyorum giderken. Güneşimi, ayımı, yıldızlarımı… Hem korkma, sana fabrika bacalarını bırakacağım. Suskun petrol siyahını en çok: Evinde, odanda, içinde… Sana bunları hiç anlatmadım mı? Bir gün giderim demedim mi? Kışım bahara, baharım yaza karışmadı mı? Durup durun en olmadık yerde yağmur yağmadım mı? Ağlamadım mı toprak toprak yarılıp ayaklarının altında? Daha nasıl haber verirdim ki gideceğimi sana? İnatla savaştın benimle. Evler yaptın en çok… Sel olduk yıkmadım mı; ağıt olmadım mı sana; sarmadım mı ayaklarının altındaki yeri zelzele olup, hiç anlamadın mı? Kah içimi boşalttın, kah setler yaptın önüme. Beni bedenin zannettin, hor kullandın. Tedavi olurum mu sence? Kış olur muyum kış gibi? Yaz olur muyum söylesene yaz gibi? Hani şiirler yazdırırdım ya sana sonbaharda? Nisan’da çiçek çiçek hanımeli, petunyalar bir yanda. Masan oldum, penceren, kapın, dolabın, yatağın, çarşafın, havlun… Elini sildiğin kağıt… En çok kendim oldum ben ama sen nerdesin? Vefasızsın biliyor musun? Artık gidiyorum. Bana ait olan her şeyimi alarak gidiyorum üstelik. Uykularından olacaksın. Gecelerinden. Çocuklarından. Kuruyacaksın yavaş yavaş yakıcı rüzgarımdan. Beni ben olmaktan çıkardın ya. Sen de çıkacaksın sen olmaktan. Sen her şeyi bilirdin ya? Hadi şimdi bir çay kaşığı süt yap. Ya da bir parmak bal… Hayır hayır, sen bırak bunları. Zor gelir belki, kıyamam sana. Bir damla su yap. Bir damlacık. Üzerimde demir kanatlarla uçmak kolay… Tekerleklerin üzerinden gitmek bir yerimden bir yerime… Bir damlacık su yap hadi. Beni utandır. Vefasızlığını yüzüne vurmayayım. Seni aklın tanrılaştırıldığı fiberoptik kablolarınla yalnız bırakmayayım. Bir damla su, yap da tüm acılarıma rağmen seninle kalayım. Utanan bir dünya olarak ayaklarının altında sonsuza kadar, dönüp durayım! ![]() İmzalardaki bağlantıları veya görselleri görüntülemek için gönderi sayınızın 10 veya daha fazla olması gerekir. Şu anda 0 mesajınız var. mucize'm benim aşkımmm
İmzalardaki bağlantıları veya görselleri görüntülemek için gönderi sayınızın 10 veya daha fazla olması gerekir. Şu anda 0 mesajınız var. |
|
|
#22 |
|
Çevrimdışı
|
İnsanlar geçmişlerine en büyük ihaneti unutarak yapar. Benim geçmeyen geçmişim hep şimdimde duruyor. Anılar unutmayı zorlaştırmak için verilmiş cezalardır sevgilim. Ben bu cezaya gülümsüyorum. Senin bıraktığın hiçbir şey ardımda kalmadı benim. İnsana en uzak düşen şey, bilerek geride bıraktıklarıdır çünkü… Kalbimdeki yerine hiç ihanet etmedim. Gidişin hiç bitmedi bende. Kaybedecek de olsam bir yolum vardı sende. Ve hayat o kadar kuralsızdır ki bazen, oyunu kuralına göre oynamak bile kazandırmaz insana. Seni kaybedeceğimi bile bile oynadım bu oyunu. Utanmaktan utanmadan.
Acım mı ? Geçmedi… Alıştım sadece. Şimdi içimde varmaktan çok bir gitme isteği. Zaman o kadar cimri ki; hiçbir saniyesini vermiyor geri. Zamanın değerini daha iyi anlıyorum bu yalnızlık yolunda şimdi. Ki beni zaten bu kalabalıklar yalnızlaştırdı sevgili. Yalnızlık tek başına taşınır. Sakın yanlış anlama, kendimi yitirmiş değilim, sadece sende kayboldum o kadar. Hayat sunduğu her engelin arkasına bir mutluluk saklıyor. Elbet yolumu bulurum yine. Elbet yine mutlu olurum. Kış geldi bak, ayrılığımızın beyaz çölü. Yine bahar gelecek, yine mevsimler dönecek ama gelecek de bir gün geçecek. Bu kadar konuştuğuma bakma. Aslında ben sana hep susacaktım ama sen kelimeleri ağzımdan çaldın. Ah sevgili… Beni benden alıp gittin; içimde bensizlik dışımda sensizlik var şimdi. Sadece şunu merak ediyorum; hiç ağlamıyor musun özlerken? Bu kadar mı yoruldun benden? Şimdi son sözüm sana şu sevgili: bazı erkekler adam doğar, bazıları sonradan adam olur. Ben aşkı nimet gibi başımın üstünde taşıdım; bundandır boyun eğmeyişim. Riski bazen kazanmak, bazen de elindekini kaybetmemek için alırsın. Hayat böyle işte korkun kadar kaçar, cesaretin kadar savaşırsın! Acım mı ? Geçmedi… Alıştım sadece. İnsanı yaşatan ve ayakta tutan umutların, bir gün insanı öldüren umutlara dönüşmesi ne acı. Hâlbuki bütün bunlara ne gerek vardı? Hayat beni sensizken de uzun uzun öldürüyordu zaten. Ah bir de ölmeyip böyle benim gibi yaralı kaldın mı vay haline. Zamanla biter diye diye zamanı bitiriyor omzunda ağladığın dostların. Hâlbuki zaman acıyı bitirmez, dönüştürür sevgilim. Doğru tecrübeleri körelten, yanlış sıralamalardır. Başlamak bitirmenin yarısıysa, yanlış başlamak hatanın tamamıdır. Yanlış aşkta kazanmaksa, aslında kaybeden olduğunu bilmemekmiş… Bütün bunları bana sen öğrettin. Bilmeden… Her “yeniden”, gerçekten yeniydi eskiden. Şimdi her başlangıç, bitişini ezbere bildiğimize merhaba demek yeniden ve yeniden. İşte hayat böyle susturuyor insanı bazen. Başlıyorsun ama sonunu getiremiyorsun. Her şey o bildik ayrılığa çıkıyor çünkü… Böyle zamanlarda basiretin bağlanır, dilin kurur, kalbin donar. Başladığın cümleni kendin bitiremezsen, noktayı başkası koyar. Acım mı ? Geçmedi… Alıştım sadece. Beni mutlu edecek yalanlar söylemeyi öğrendim sensizlikte. Küçük mutluluklara büyüteçle bakmayı bildim. Sustum öylece. Konuşamadım sensizlikle. Gidişini haklı gösterecek uyduruk bahaneler buldum kendime. Sustum öylece… Kimse benim kadar sessiz susamazdı. Zaten o eski tadı da kalmadı susmaların; kime sorsam konuşuyor şimdi. O kadar sustum ki sensizliğe, sessizliğimde boğuldum her gece. Çok düşündüm seni düşünmemeyi.Keşke bana beni nasıl unuttuğunu öğretseydin, belki ben de sana uyardım. Anlamadığım tek şey; bende duran zaman sende nasıl geçiyor ? Acım mı ? Geçmedi… Alıştım sadece. Ben senden mutlu bir son değil, mutlu bir sonsuzluk istemiştim. Anlamadın! Belki de seni güzelleştiren, hayatın çirkinliğiydi… Bunu da ben anlamadım! Acaba benimle mutlu olduğun için mi beraberdin yoksa ben mutlu olduğum için mi? Bu sorunun da cevabını bırakmadın. Sadece gittin. Aşk ne senin bende gördüğündür ne de benim sende gördüğüm. Aşk; birlikte gördüğümüzdür sevgili. Seninle aynı değilmiş aşka bakışımız. Sen benden kusursuz bir aşk istedin, ben senden yaşanabilir bir aşk. Belki bu yüzyılın insanı değilsin diyeceksin bana ama bence aşk karşındaki insan çırılçıplakken bile gözlerini onun gözlerinden ayırmamaktır sevgili. Bu kadar temiz severken seni, koca bir hayatı kirletip terk ettin beni. Bu hayat seni unutabileceğim kadar uzun değil sevgili. Acım mı ? Geçmedi… Alıştım sadece. ![]() İmzalardaki bağlantıları veya görselleri görüntülemek için gönderi sayınızın 10 veya daha fazla olması gerekir. Şu anda 0 mesajınız var. mucize'm benim aşkımmm
İmzalardaki bağlantıları veya görselleri görüntülemek için gönderi sayınızın 10 veya daha fazla olması gerekir. Şu anda 0 mesajınız var. |
|
|
#23 |
|
Çevrimdışı
|
Gurbetler biriktiriyorum kan revan yüreğimde.
Yalnızlık suskun ve sensiz kuşatıyor her yanı. Bir kez olsun ben olmak istiyorum oyunu bozan. Bir kez olsun ben olmak istiyorum giden. Hıçkırıklarımı yutkunduğum gecede, gecelerde bir kez olsun ben olmak istiyorum başını eğmeyen ve ardına bakmayan. Ve bir kez daha vazgeçiyorum gelmekten. Ama şimdi gece. Çayıma hüzün karıştı, sevmek daha çok ağrıttı yüreğimi. Sesim yetişmedi sana, sustum. Hayatıma bir seni ekledim. Sen yokluğunla çoğalırken günlerimde, ben beceriksizce sana yürüdüm. Sesim yetişmedi sana. Ben sana yenilmek için sevdim seni. Hayallerime yakıştığın için sevdim. Ama artık gitme vakti. Duymadığın sesimi sana emanet ederek, acılarıma yokluğunu ekleyerek ve nereye gidersem gideyim seninle kalarak gitme vakti… Duam olup kalacaksın. Sevdikçe çoğalacaksın yokluğunla içimde. Kızma bana sitemkar yazıyorum diye… Küskünlüğüm inan sana değil. Söz dinletemiyorum duygularıma, yüreğime. Saatler seni sen geçmiyor. Selamını getirmiyor rüzgarın nefesi. Yollar yolumu sana bağlamıyor. Sen bırakma beni. Şimdi sen bana beni ne kadar çok sevdiğini anlat. Gerçek-yalan fark etmez. Giderken bunu duymak yaşatır beni ancak. Son iyiliğin olsun bana. Ya da sus ve git benden; ardına bile bakmadan… Düşlerimde son bahar artığı ümit ilmekleriyle, umutsuz özlemlerin terkindeki çığlıklarımla, yağmur damlayan ellerimle, topladığım tüm güneşleri getiririm belki sana. Seni görmelere yanarken içim, seni bir daha göremeyeceğimi biliyorum, gölgesinde seni sevmişliğim olan bu şehirde… Her yalnız kalışımda, gece bana, ben geceye yoldaşlık eder; gece kelimelerimi hırpalar, kelime kelime kelimesizliğe düşürür beni. Aklıma gözlerin düşer, susarak çağırırım seni ben. Hasretle, aşkla ben iyi olurum. Sen iyi bak kendine Gittin hiçbir şiirime yakışmadı bu gidiş Keşke bu kadar İstanbul olmasaydın Keşke bu kadar kalmasaydın içimde Keşke… ![]() İmzalardaki bağlantıları veya görselleri görüntülemek için gönderi sayınızın 10 veya daha fazla olması gerekir. Şu anda 0 mesajınız var. mucize'm benim aşkımmm
İmzalardaki bağlantıları veya görselleri görüntülemek için gönderi sayınızın 10 veya daha fazla olması gerekir. Şu anda 0 mesajınız var. |
|
|
#24 |
|
Çevrimdışı
|
Merhaba Can Yaram..
Birlikte yürüdüğümüz sahildeyim. Yalnızım. Sigara içiyor ve sana bunları yazıyorum. İlk olmayan ama en son olacak olan mektubum bu. Gözlerine ilk baktığımda, yar’le bir olmuştum. Yar’le bir olmak demek, acı çekmekti senin lügatında. Elbet acı çekecektim. Buna çoktan hazırdım. Ama önemli olan değecek birinin olmasıydı. Umulan ama bulunmayan değil… Öyle inanmıştım ki mutlu olacağıma. O kadar emindim ki kalbimin karşılık bulacağına. Ama… maalesef, kaybedişlerin en acı olanı mutluluğa ramak kala olanıymış.. Kırık bir aynaya bakmak gibiydi seni sevmek. Kalbim gülse de yüzüm kesikler içinde… Durmadın gözlerimde. Oysa razıydım yalana bile, seni bana getirecekse… Ama sen benim hep kendime söylediğim fakat kendimi hiç inandıramadığım bir yalan olarak kaldın. Aşk; yanlı bir tutumdu ve hep senden yanaydı. Biliyordum; içinde "hoşça kal" saklayan bir gelişti seninkisi. Belki de gelişin en başından bir gidişti. Çünkü gidenler hep haklı kalıyor ve aşk acıdan yana çıkıyordu. Yine de denemekten vazgeçmedim. Seni hep sevdim. Her işte bir hayır vardır dedim. Ama her hayrın da bir bedeli olduğunu bilemedim. Ben bu bedeli gitmek zorunda kalarak ödüyorum şimdi. Şimdi sende bitiyorum ya ben; beni kimseye söyleme! Herkesin gözünde bir mecnun olmak değildi niyetim.. Neden yalnız kalmak, uzaklaşmak istiyorum biliyor musun? Çünkü insanları iyi tanırım. Yalanı gözünden anlarım. Yalanlar çok konuşur. Yalancılar, kelimeleriyle açtıkları yaraları suskunluklarıyla örtüp giderler. Daha da gidecekler. Çünkü herkes yalanlarıyla gider, ben inandığımla kalırım. Kim bilir kimleri mutlu etmek adına beni üzdüler. Ama olsun. Benim şiir açan papatyalarım vardı. Onlara sarılmak beni yine ben yapardı. Ya onlar? Boş ver! Bazı insanların doğumu bile kürtajdı! Sen beni sevmesen de hiçbir zaman onlardan olmadın. Sen başkaydın. Senin asla bulamayacaklarını ben çoktan tüketmiş olsam da, ben sendeki masumiyete aşıktım. Seninle ölmek çok kolaydı da senden sonra yaşamak bana haramdı. Bunları bile bile atıyorum kendimi yalnızlığın koynuna. Yalnızlık da neymiş, sensizliğin yanında? Biliyorum.. Baktığım her yerde izlerin olacak. Ama bil ki her yerde değilsin, benim için her yer sensin. Bunları sana yazdım ama sen bunlar değilsin, Sen; yazdıklarımdan çok öte, yazamadıklarımdan çok beridesin. Bu çektiklerimizin acısı acaba neyin anısı? Çok değil, uzun sevmeni istemiştim, nefesin yettiğince. Ama sen baban gibi beni sevdin. Artık beni öyle de sevme.. Çünkü ben o eski ben olamam senden gidince.. Gözyaşlarıyla bile temizlenmiyor karşılıksız aşkın yürek lekesi. Bu yüzden artık gitmeliyim. Yenildim! Terk etmiyorum seni; sadece senden mahrum bırakıyorum kendimi. Tıpkı senin de yapmak istediğin gibi.. Söz veriyorum! Sen hiç farkında olmasan da, seninle ilgili kurduğum hayalleri kimseyle yaşamayacağım, yaşayamam! Ben seni bambaşka sevdim, başkalarını seni sevdiğim gibi sevmeyeceğim. Bu mektubu sana kısa süre sonra vereceğim. Yine hep isteyip de yapamadığımız gibi, içimizden kopan anlam veremediğimiz parçamız gibi, sarılamadan yanından gideceğim. Giderken ardıma dönüp, bakıp bakmayacağını bilmediğim için sana el sallamadan gideceğim.. Geriye dönüp bakarsam zaten gidemem.. Birlikte oturduğumuz kafedeyim Can Yaram.. Sigaramı yalnız içiyorum. sigara bile yalnızlıkla içilir bundan böyle. Ah be kader! Bir yerde bir yanlışlık var.. Hoşça kal Can Yaram.. Hoşça Kal.. ![]() İmzalardaki bağlantıları veya görselleri görüntülemek için gönderi sayınızın 10 veya daha fazla olması gerekir. Şu anda 0 mesajınız var. mucize'm benim aşkımmm
İmzalardaki bağlantıları veya görselleri görüntülemek için gönderi sayınızın 10 veya daha fazla olması gerekir. Şu anda 0 mesajınız var. |
|
|
#25 |
|
Çevrimdışı
|
İsmi tarafından terk edilmiş bir şehir gibi yüreğim.
Her ne kadar adını koymaya çalışsam da ; yokluğunun eş anlamlısı hiç bir imla kitabında geçmiyor… Sanki Türk Dil Kurumu yasaklamıştı yokluğunu… Gittiğin günden bu yana bu şehir çok değişti. Hunharca katledilmiş hayallerim, boyası dökülmüş umutlarım ve dünden kalma yarınlarla ayakta durmaya çalşıyorum… Gitme diye bütün pabuçlarını dama atmıştım halbuki… Biliyorum, bir gün bu şehir getirecek seni bana. Kim bilir belki de bir dolmuşta ‘şuradan bir öğrenci uzatır mısınız?’ diye vurduğum omuz senin ki olacak… Şimdi hangi şehir alıp basar bağrına bizi ? Hangi şehir hikayesine kahraman yapar ? Hangi şehir büyütür çocuksu düşlerimizi ? Sen gittin… Bu şehiri ayaklar altına alıp kalbimin sokaklarına basa basa gittin… Ve ben pabucunu kaybetmiş bir çocuk edasıyla seni aradım bomboş sokaklarda… Kaldırım taşlarında ki ayak izlerini, inzivaya çekilmiş kuytu düşlerini ve doğmayan çocuğumuzu parklarda aradım… Yalnızlık bir ananın nasıl ilk göz ağrıysa yokluğunda benim ilk göz ağrım… Hani küçükken kalbine ne koyarsan seninle beraber oda büyürmüş ya ; Ben büyüttüm seni işte kalbimde annen falan hikaye… Şimdilerde adın, adım adım sürükleniyor kalbimin bomboş sokaklarında. Hatırlar mısın bir ara sormuştun ‘beni neden seviyorsun’ diye, Bende o an heyecanlanıp cevap verememiştim… Hala geçerliyse o soru’n cevap vermek isterim.. Seni neden seviyorum biliyor musun ? Gözünün üstünde kaşın varda ondan… Keşke ‘gidiyorum’ dediğinde ‘gelirken ekmek almayı unutma’ diyecek kadar hafife alabilseydim gidişini.. Olmadı işte… Ben kahvaltını hazırlayıp senin gelmeni bekledim. Bir çocuğun babasının yolunu gözlediği gibi… Periler için bile çocukluk titik bir cennetten ibaretse ben ne yapabilirim ki… Sen en iyisi gitme… Hem nereye gidiyorsun bu şehri peşine takıp ? Yalancı bahara aldanıp nereye gidiyorsun ? Şimdilerde adın kadar aklımdasın… Adın ; benim için ‘oku’ emri… Hadi gel dolaştır kestane rengi saçlarını kılcal damarlarıma… Kalbime giden her kan pıhtısında saçlarının kokusu olsun… Yağmurlu havalarda bile kapatmıyorum pencerelerimi.. Sen geldiğinde belki duyamam diye… İyiyim ben, merak etme… Ordan burdan bir kaç dal sigara, birisinden kibrit, otlanıyoruz işte… İyiyim ben, yara’m da çok iyi, çok iyi bakıyorum ona… Mesela her nefeste biraz daha büyüyor, başkalarının ateşinde… Parmağına sürecek oje bulamayışın mı hala tek derdin ? Yada kırmızı ile pembe arasında kalman mı hüzünlendiriyor seni ? Hani bana bazen her aklına geldiğinde ‘seni seviyorum’ diyordun ya, O an kendime olan öfkem kızıl bir duman gibi yayılıyordu içime, Sonra yavaşça soğuyarak küçülüyor küçülüyor ve yerini yine hasrete bırakıyordu.. Şimdilerde o iki kelime kulağıma küpeden ibaret… ‘Gidiyorum’ dediğin günden bu yana yoksun bu şehirde.. Kuru bir ‘gitme’ sözcüğü dökülmüştü o an dudaklarımdan göz yaşlarıyla karışık.. Öyle kuru, öyle ıslak, öyle uzak.. Sahi bu kadar kolay mıydı her şey, bu kadar yakınmıydık bu ayrılığa.. Her neyse… Özledim be kadın ! Özledim… Saçlarında ki ‘ben’ kırıklarını özledim… Gözlerinde boğulmayı özledim… Dudaklarında haram’ı özledim… Ellerinde sevabı özledim… Sorma bana ‘beni özledin mi ?’ diye… Özledim ulan ! Özledim… Ama her şeye rağmen başardığımız şeyler vardı.. Mesela sevdik, çok sevdik ; yada öyle sanıyorduk.. Amacım yıldızları göstermek değil ; binlerce yıldıza rağmen ayın güzelliğini göstermek.. Bitti deyişin öylesine değil ölesiyeydi, şakacıktan… Ve kıyametler koptu, sadece sen öldün… Sakın ayrıldık diye bana verdiğin sözleri unutma sevgilim… – Sıkı giyin. – İlaçlarını aksatma. – Geceleri üzerini ört. – Sevgilinle iyi geçin. – Kendine iyi bak. – Ve sende ki bana iyi bak… Şiir : Yunus Emre Ündar ![]() İmzalardaki bağlantıları veya görselleri görüntülemek için gönderi sayınızın 10 veya daha fazla olması gerekir. Şu anda 0 mesajınız var. mucize'm benim aşkımmm
İmzalardaki bağlantıları veya görselleri görüntülemek için gönderi sayınızın 10 veya daha fazla olması gerekir. Şu anda 0 mesajınız var. |
|
|
#26 |
|
Çevrimdışı
|
“Kendine iyi bak” bir "veda" değil "elveda" cümlesidir çoğu zaman. O üç kelimeden çok daha fazlasını gizler içinde...
"Kendine iyi bak. Çünkü bundan sonra ben yanında olmayacağım. Olamayacağım. İstesem de istemesem de. Sevdim bir zamanlar seni, hala seviyorum ve benden sonra da mutlu olmanı istiyorum. Olur da bir gün dönersem seni iyi bulmak istiyorum.“ “Kendine iyi bak. Çünkü bundan sonra kendinden başkası olmayacak yanında sana bakacak. Ben olmayacağım. Kendine iyi bak ve beni düşünme. Çünkü ben de seni düşünmeyeceğim artık. Arama sakın beni, yazma, çünkü ben yazmayacağım. Sil beni yüreğinden, çünkü ben sileceğim. Fakat, yaşanılan, paylaşılan güzel şeyler hatırına sana yürekten mutluluklar diliyorum. Ve ben bir daha dönmemek üzere gidiyorum.” Kendine iyi bak. Aramızda geçen herşeye rağmen benden sonra iyi olduğunu bilmeyi tercih ederim. Aslında bilmem çok önemli değil, iyi olduğunu varsayacağım ben. Seni bir daha asla görmemek üzere gidiyorum ben, seni kendinle başbaşa, yapayalnız bırakıyorum ben. Biliyorum kendini bırakacaksın benden sonra, o yüzden iyi bak diyorum. Aslına bakarsan, çok da fazla umursamıyorum."" " Kendine iyi bak derler ve giderler. Tutkuyla sevenler, bazen birden fazla söylerler bunu. Çünkü onları ayırmak, eti tırnaktan ayırmak gibidir. Kolay kolay kopamaz onlar, süreç çok acı vericidir, yürek parçalıyıcıdır. Her seferinde azalan umutlarla geri döner ve yine “Kendine İyi Bak” gözleriyle ayrılırlar. Ta ki umut da, sevgi de tükeninceye kadar…Ta ki son elveda mezar sessizliğine bürününceye kadar… Tutkunun ötesinde sevenler, bir kez “Kendine İyi Bak “ derler ve giderler. Onlar eti tırnaktan ayırmak yerine ölümü yeğlerler. Onlar bu acıyı bir kezden fazla kaldıramayacaklarını bilirler. Kendine iyi bak derler ve giderler. Bu sözlerin içinde ihanet yok, hiç bir zaman olamaz derler ve giderler. En büyük ihanet değil midir aslında seni seveni, ihtiyacı olanı yüzüstü bırakıp gitmek. "Kendine iyi bak" derler ve giderler. Seni suskunluğa mahkum edip giderler. Seni parçalara ayırıp, en büyük parçayı yanlarına alıp giderler. Seni senden alıp giderler. Daha kötüsü suçlayamazsın onları tüm bunlar için. Kendine iyi bak deyip gidenin geçerli bir nedeni vardır elbet. Suçlatmaz kendini. Savaşmadıkları için kızarsın ama suçlayamazsın. Savaşmışlarsa, yenildikleri için kızarsın ama suçlayamazsın. Yenildiğin için kızarsın ama suçlayamazsın… Ayrılığın kaçınılmazlığına inandırır seni, "kendine iyi bak" derler ve giderler. Elinden umutlarını, düşlerini, sevgilerini alıp giderler. Bir tek anıları bırakırlar geride, bir de hatırladıkça gözyaşlarına boğulasın diye unutulmayan nağmeler. Arkalarına bakmadan çekip giderler eğer yalnız kalmışsan, çünkü insafsızlıklarını görmek istemezler. Herşey o saniye orada bitsin, kapansın bu sayfa isterler. "Bitti" diyemedikleri için, "kendine iyi bak" derler. "Kırıldım ve affedemiyorum" diyemedikleri için "kendine iyi bak" derler. "Seni istemiyorum artık, hayatımdan çıkaracağım ama bil ki hiç unutmayacağım" diyemedikleri için kendine iyi bak derler. "Biliyorum çok kanayacaksın ama daha iyisini yapamıyorum" diyemedikleri için "kendine iyi bak" derler. Vicdanlarını rahatlatmak için kendine iyi bak derler, çünkü o kan uzun süre akacaktır ve o yara asla kapanmayacaktır, bilirler. Kendine iyi bak bir noktadır çoğu zaman. Kendine iyi bak deme bana, sadece kötülükler noktalansın isterim ben. Oysa sen iyisin… Sen gözümdeki ışık, dudağımdaki tebessüm, sen içimdeki sevinçssin. Sen hayatıma renk katan, sen yüreğimdeki çarpıntı, sen hayatımdaki neşesin. Sen yolumu aydınlatan, sen dert ortağım, sen gönül yoldaşım, sen bir tanesin. "Kendine iyi bak" deme bana. Nokta koyma. Keşke böyle yaşanmasaydı bazı şeyler, keşke affedebilsen beni, keşke ben de affedebilsem… Keşke döndürebilsek zamanı geriye. Keşke bugünkü aklımızla yaşasak herşeyi baştan. Nafile... Ama yine de, gitmesen olmaz mı? Bitmesek olmaz mı? Sen eksikken, ben nasıl tam olurum? Senden kalan boşluğu kimlerle doldururum? Savaşsak, aramıza giren şeytanla olmaz mı? Hani büyük aşklar her türlü engeli aşardı, hani gerçek dostluklar her sınavı geçerdi, hani sevgi eninde sonunda kazanırdı? Hani hayatta hiç kirlenmeyecek değerler vardı? Hani en büyük zaferler, en kanlı savaşların ardından kazanılırdı? Bunların hepsi yalan mı? Sahiden..., gitmesen olmaz mı? Bitmesek olmaz mı?………. Peki o zaman. Senin istediğn gibi olsn. Öyleyse...Sen de "KENDİNE İYİ BAK." Kendine Iyi Bak derler, kurşunu kafana sıkıp giderler. ![]() İmzalardaki bağlantıları veya görselleri görüntülemek için gönderi sayınızın 10 veya daha fazla olması gerekir. Şu anda 0 mesajınız var. mucize'm benim aşkımmm
İmzalardaki bağlantıları veya görselleri görüntülemek için gönderi sayınızın 10 veya daha fazla olması gerekir. Şu anda 0 mesajınız var. |
|
|
#27 |
|
Çevrimdışı
|
Başın Sağ Olsun Yüreğim
Kağıttan gözyaşlarımı astım penceresizliğime. Öyküsüzlüğümü içiyorum su niyetine. Gecenin karanlığını sıvazlıyorum Senin gözlerin diye. Olmuyor, Dudaklarındaki hiçbir cümleyle yıkanmıyor Toz toprak kokan düşsüzlüğüm. Sevda alfabesine adak diye niyetlenmiş Hiçbir cümlede sevdaya kurban edilmemiştim oysa. Yalnızlığın kollarında can verdi sevdam. Körpe umutlarımın paçalarını sıvazladım, Usulca yatırdım musallaya yüreğimi. Kendi ellerimle kefenledim cümlelerimi yokluğunla ve Saf tuttum kendi cenazemde, Sevda niyetine. Sana ait tüm cümlelerimi ezberden son kez okudum. Önce sensizliğe, Sonra varlığına selam verip Helalleştim yüreğinle. Ve bir ikindi vakti kendi ellerimle Yalnızlığının kara toprağına defnettim Yarım cümleyi geçmeyen sevdamı. Aşkın ruhuna bir yalnızlık daha. Helal-i hoş olsun. “ Başın sağ olsun yüreğim “ Ayrılık sağ olsun.. 23 Temmuz 2013 İsmail SARIGENE ![]() İmzalardaki bağlantıları veya görselleri görüntülemek için gönderi sayınızın 10 veya daha fazla olması gerekir. Şu anda 0 mesajınız var. mucize'm benim aşkımmm
İmzalardaki bağlantıları veya görselleri görüntülemek için gönderi sayınızın 10 veya daha fazla olması gerekir. Şu anda 0 mesajınız var. |
|
|
#28 |
|
Çevrimdışı
|
Hani herkesin birlikte yaşlanmak istediği biri vardır ya hayatında, benim de vardı...
Başlarda her şey çok güzeldi, sonralarda bir küs bir barışık devam etti. Bir ara uzun bir süre konuşmadık, sonra ara ara konuşmaya devam ettik. Ama ben çok sevmişim be... Bana her 'nasılsın' diye sorduğunda, bin kere her şeyin düzeleceğini zannettim.. . Beni aramış bir gün, duymadım. O cevapsız aramayı gördüğümde neler kurdum anlatamam. Belki görüşmek isteyecekti diye düşündüm. Belki 'kahve içmek için güzel bir gün' diyecekti. Kendi kendime kurup, defalarca mutlu oldum. Sahi onunla ölmek için bile güzel bir gün olabilirdi. Elimden tutsa bir tren rayına çekse beni giderdim, neden diye sormazdım, onun gelmesi yeterliydi. İşte öyle sevmişim... Neyse, Aradım bunu, görüşelim dedi. Buluştuk bir yerde bir kahve içelim dedim, o kadar zamanım yok dedi. Fazla uzatmadı zaten, ' bu böyle olmuyor, arada da olsa konuşmayalım biz ' dedi. Gözlerine baktım. Azıcık sevgi, birazcık merhamet görsem ' saçmalama ' diyip sarılacaktım boynuna. Ama yoktu... İşte o gün bitti . Ayrıldık bununla... Üzerinden onca zaman geçmesine rağmen bugün gibi hatırlıyorum hala. Belki unutmadım ama eskisi kadar da koymuyor. Bazı zamanlar da diyorum ki ' sevseydi kıyamazdı,mutlak dönerdi; yani iyi oldu gittiği '.. . Ezgin KILIÇ ![]() İmzalardaki bağlantıları veya görselleri görüntülemek için gönderi sayınızın 10 veya daha fazla olması gerekir. Şu anda 0 mesajınız var. mucize'm benim aşkımmm
İmzalardaki bağlantıları veya görselleri görüntülemek için gönderi sayınızın 10 veya daha fazla olması gerekir. Şu anda 0 mesajınız var. |
|
|
#29 |
|
Çevrimdışı
|
Zaman kötü, ömür kısa ve ben bir daha seni göremeyebilirim. Seni çok sevdiğimi hiç unutma.. .
Aslında artık kızgın değilim sana, belki biraz kırgınım. Bu asla tedavi olmayacak bir hastalık, hiç geçmeyecek bir yara... Ama onunla yaşamaya da alıştım. Yani artık sorun çıkaramıyorsun bana. Hani rüyalarıma girmesen, adını sayıklamasam, ağlayarak uyanmasam büsbütün unutacağım seni. Ama genel olarak alıştım yokluğuna. Şükür buna da.. . Dedim ya zaman kötü, ömür kısa... Nerede ne olacağımız belli değil yani. Radikal bir düşüncenin kurbanı olabiliriz bir sokakta. Belki bir şarapnel deler gövdemizi, belki de adresini karıştıran bir mermi... En çok neye üzülüyorum biliyor musun? Hani ölse ikimizden biri, haberimiz bile olmayacak. Yıllar yıllar geçecek bir yerlerde karşılaşma ümidiyle. Ama o yolların asla kesişmeyeceğini bilemeden tükenecek ömür. Belki de hiç aramadı diye suçlayacağız haksız yere. Gerçi buna alışığız.. . Sırası değil belki bunların. Ama insanlar kötü işte... Bilmeni istediğim ama söyleyemediğim bir şeyden bahsediyorum sana. Muhtemelen bir daha birlikte uyuyamayacağız, hatta hal hatır da sormayacağız. Gün gelip geçince içimizdeki bu ağrı, belki de birbirimizin adını bile hatırlamayacağız. Şunu bilmeni isterim ki; ben seni çok sevdim. İyi kötü bir hatıramız oldu, çoğu şimdiden unutuldu ama olsun. Varsa hakkım helal olsun. Sen ister et, istersen etme inan hiç sorun değil. Canın sağolsun. Kendine iyi bak, mutlu kal.. . Ezgin KILIÇ ![]() İmzalardaki bağlantıları veya görselleri görüntülemek için gönderi sayınızın 10 veya daha fazla olması gerekir. Şu anda 0 mesajınız var. mucize'm benim aşkımmm
İmzalardaki bağlantıları veya görselleri görüntülemek için gönderi sayınızın 10 veya daha fazla olması gerekir. Şu anda 0 mesajınız var. |
|
|
#30 |
|
Çevrimdışı
|
Sana varma niyetiyle düştüğüm yolda
Seni de bulamadım, kendimi de kaybettim Aklımı bulursan kenara koy da Bu kadarcık olsun sana zahmetim Zaten neyime benim böylesi sevmek Şu kalbimi dağlardım seni taşımasaydı Sana düşen ancak halime gülmek Bu kadarcık olsun sana zahmetim Ne çok kızdım kendime ne çok söylendim ‘Sen nasılsın’ dedin ya, seviyorsun zannettim E haksız da sayılmam bir de tebessüm ettin Neyse bu kadarcık olsun sana zahmetim Şimdi gülsem mi ağlasam mı bilmiyorum ki Durmuyor kafamda dolaşan şu yüzsüz tilki Hala ‘git seviyorum de’ diyor, ‘bunda ne var ki’ Ne bileyim işte seviyorsun zannettim Bir de süslenip püslenip çıktım karşına Bak aklıma geldikçe hala sinirleniyorum Tamam tutma kendini gül Allah aşkına Bir tebessüm miktarınca olsun zahmetin Bir anlaşma yapalım, ben biraz çalışayım Şu sevgi konusunda biraz ustalaşayım Artık ne öğrendiysem gelip sana sunayım Gülme ne bileyim işte seviyorsun zannettim Bak kaç satır sohbet ettik sende bir düşün Sana zahmet yoksa eğer daha acil bir işin İster şimdi cevap ver istersen kışın Sev beni olmaz mı, tamam ben ayıbettim N’olur kusura bakma seviyorsun zannettim…/mehmet ercan ![]() İmzalardaki bağlantıları veya görselleri görüntülemek için gönderi sayınızın 10 veya daha fazla olması gerekir. Şu anda 0 mesajınız var. mucize'm benim aşkımmm
İmzalardaki bağlantıları veya görselleri görüntülemek için gönderi sayınızın 10 veya daha fazla olması gerekir. Şu anda 0 mesajınız var. |
| Yer İmleri |
| Konuyu 1 kişi okuyor: (0 üye ve 1 misafir) | |
|
|
| Forum | Bilgilendirme | Künye |
|
Powered by vBulletin® Version 3.8.11 Copyright ©2000 - 2026, vBulletin Solutions Inc. Forum Sahibi: Dea Dia ve Gece |
Sitemiz; yer sağlayıcı bir forum sitesidir. Forumel.Com adresimizde yapılan paylaşımlar, moderasyon ekibimizin onayına dahil olmadan direkt olarak yayınlanmaktadır. 5237 sayılı TCK (Türk Ceza Kanunu) ve 5651 Sayılı Kanun'un ilgili maddelerini ihlal eden kişilerin IP adresleri de dahil olmak üzere sair kişi veya adli mercilere müzekkere (Resmi Üst Yazı), tarafımıza tanzim edildiği takdirde paylaşılacaktır. Hukuka aykırı bir paylaşımın olduğunu düşündüğünüz mesaj ya da konuyu; İLETİŞİM linkine bildirim yoluyla iletebilirsiniz. 48 saat içerisinde mevcut şikâyetiniz üzerinden tarafınıza ulaşılacak, gerekli işlemler tesis edilecektir. |
|