Forumel.Com

Geri Git   Forumel.Com > Bilim ve Teknoloji > Bilim ve Teknoloji Haberleri > Astronomi Dünyası

Astronomi Dünyası Uzayda neler oluyor, astronomi alanında ne gelişmeler oluyor, bunlar hakkında bilgi alabileceğiniz bölüm.


Uydumuz Ay Hiç Durmadan Üstümüze Doğru Gelmeye Başlarsa Neler Yaşarız?

Uzayda neler oluyor, astronomi alanında ne gelişmeler oluyor, bunlar hakkında bilgi alabileceğiniz bölüm.



Konu Bilgileri
Konu Başlığı
Uydumuz Ay Hiç Durmadan Üstümüze Doğru Gelmeye Başlarsa Neler Yaşarız?
Konudaki Cevap Sayısı
0
Şuan Bu Konuyu Görüntüleyenler
 
Görüntülenme Sayısı
436

Kullanıcı Etiket Listesi

  
 
LinkBack Seçenekler Stil
Eski 21 Mart 2022, 09:13   #1
Çevrimdışı
Arthur
Arthur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelerin profil bilgilerini yalnızca kayıtlı üyeler görüntüleyebilir. Lütfen kaydol bağlantısından üye olunuz.
Varsayılan Uydumuz Ay Hiç Durmadan Üstümüze Doğru Gelmeye Başlarsa Neler Yaşarız?

Uydumuz Ay Hiç Durmadan Üstümüze Doğru Gelmeye Başlarsa Neler Yaşarız?

Kimilerinin çalışmalarına ilham kaynağı olan, kimilerinin ise ona her baktığında uzaya olan merakını artıran Ay, yörüngesinden çıkıp üzerimize doğru gelseydi neler olacağını hiç merak ettiniz mi? Kıyamet senaryolu filmlerde anlatılanlardan çok farklı olan senaryomuzu gelin anlatalım.
Astronominin emekleme dönemlerinden günümüze, uzayla ilgilenenleri her zaman büyülemeyi başarmış olan Ay, dünyamızın gecelerini aydınlatıyor, üzerindeki çekim etkisiyle de günümüzün 24 saat sürmesine katkıda bulunuyor. Aynı zamanda gelgitleri bir bakıma kontrol eden uydumuz, bu gibi birçok özelliğiyle dünyadaki yaşamın devamlılığına katkıda bulunuyor.

Peki, bunca faydasıyla milyarlarca yıl dünyadaki düzene katkı sağlamış olan Ay, bir gün üzerimize doğru gelmeye başlasaydı ne olurdu? Baştan söyleyelim, kıyamet senaryolu filmlerde anlatıldığı gibi kocaman bir kaya yığını üzerimize düşmeyecek. Daha çok, üzerimize geldiği sırada etkileri o kadar kötü olacak ki “keşke düşse de bitse” diyeceksiniz.

Öncelikle aradan çıkarmamız gereken konu: Ay'ın Dünya'ya gelmesi neden imkânsız olarak görülüyor?



Astronomi alanının önde gelen isimlerinin açıklamalarına göre yörünge ve hız terimlerini kullanarak Ay’ı küçük bir topa benzetebiliriz. Normal şartlarda bir tenis topunu fırlattığımızda bir yörünge izler fakat havanın etkisiyle eninde sonunda yere düşer.

Fakat eğer yeterince hızlı fırlatılırsa teoride bu top, izlediği yörüngeyle birlikte size geri dönebilir. Yine de söylediğimiz gibi havanın yavaşlatıcı etkisi yüzünden topunuzu ne kadar hızlı fırlatırsanız fırlatın eninde sonunda düşecektir. Eğer hava olmasaydı, yavaşlamayacağından sonsuza kadar yörüngesinde kalacaktı.

Ay da dünyamızın etrafında fırlatılmış ve yörüngeye girmiş bir top gibi hızla dönüyor. Fakat uzayda hava gibi yavaşlatıcı bir etken olmadığından bu hızı koruyarak yörüngesinde kalabiliyor. Durduk yere yavaşlaması da pek mümkün olmadığından Ay’ın üzerimize gelmesi normal şartlarda pek olası değil diyebiliriz.

Biz yine de geldiğini düşünelim: Ay’ın bu hareketi başta fark edilmeyecek ve dünyamıza ulaşması tam 1 yıl alacak:



Prof. Matt Caplan’ın ‘Ay, Dünya’ya yaklaştıkça pozisyonunun nasıl değişeceğine’ dair yaptığı simülasyona dayalı olan bu bilginin devamında 12 ay içinde gerçekleşecek olan felaketlere de değiniliyor. Gelin, ilk birkaç haftadan 12’nci aya kadar neler değişecek ve her şey sona erdiğinde neler olacak birlikte bakalım.

İlk günlerde herhangi bir fark yok, Ay sadece her zamankinden biraz daha parlak



Ay’ın parlaklığına ek olarak gelgitler de dikkat çekiyor. Ay’ın kendi çekimiyle meydana gelen bu olay, her geçen gün dünyanın farklı kıyı bölgelerinde farklı şekilde hissediliyor. Dalgaların boyu her geçen gün daha da artıyor ve kıyı kesimlerde görülen bu durum pek de iyiye işaret etmiyor.

Bu bağlamda 1 ay içinde dalga boyları 4 metreyi görmüş olacak. Daha da kötüsü, yükselen bu dalgalar geri gitmeyecek. Aksine, her geçen gün daha da yükseliyor olacak. Fakat daha çarpışma(!) kısmına yaklaşmadık bile.

Daha ikinci aydayız fakat herkes şimdiden paniklemeye başladı:



Kıyı kesimlerde yaşayan insanlar, 10 metreye ulaşan deniz seviyesi sebebiyle iç kesimlere doğru gitmek zorunda kaldı. Fakat bu bir kurtuluş yolu değil. Çünkü nehir ve akarsu gibi su kaynakları, deniz seviyesinin yükselmesiyle hem kirlendi hem de taştı. Bu da iç kesimlerde de kimsenin güvenli olmadığına, taşkınların bir süre sonra şehirlere ulaşacağına işaret ediyor.

Artık benzin fiyatlarından endişe etmenize gerek yok, çünkü benzin kıtlığında benzin bulsanız bile yollar araba sürmeye elverişli değil:



Taşkınlar sebebiyle farklı tesisler artık başıboş kalmış durumda. Petrol rafinerileri, baz istasyonları ve zemindeki diğer tesisler deniz suyu sebebiyle artık kullanılamaz halde. Bu da internette, temel ihtiyaç karşılamada ve diğer birçok alanda sorun yaşanacak demek.

Şehirlerde vandallarla karşılaşmak mümkün. Hâlâ hayattaysanız, yüksek ihtimalle binaların çatısındasınız demektir.

Üçüncü aydan beşinci aya kadar yaşayacaklarımız: Sorunlarımızın en küçüğü olacak olan internete elveda diyelim



Su altındaki internet kabloları
Üçüncü aya girmemizle birlikte Ay, yörüngedeki uydularımızın izlediği yolu çarpıtacak. Kendi yer çekimi yüzünden ortaya çıkan bu durum, iletişimi ortadan kaldıracaktır. Elbette az önce bahsettiğimiz gelgitin etkisi de zamanla büyümeye devam ediyor.

İkinci ayda 10 metreye ulaşan deniz seviyesi, dördüncü ayı takip eden birkaç hafta içerisinde 100 metreyi görecek. Bu da beşinci aya doğru daha da artacak ve binalarımız artık okyanus suları altında kalacak.

Okyanusların gösterisi bittiğine göre depremleri piste alalım:



“Ay üzerimize geliyor, deprem ne alaka?” diye düşünebilirsiniz. Fakat bu durum da Ay’ın çekim gücünden kaynaklanıyor. Yer çekiminin etkisiyle sıkıştırılan gezegenimizin zemininde çatlamalar meydana geliyor ve bu çatlaklar sadece büyük çaplı depremler oluşturmakla yetinmiyor.

Söz konusu sıkışma durumu yüzünden artık büyük etkiye sahip yanardağ patlamaları da görüyoruz.

Daha yılı anca yarıladık ve artık sabit duruyormuş gibi görünen bir uydumuz var

Artık Ay o kadar yakın ki Dünya’yı 24 saatte turlayabiliyor. Gezegenimiz de aynı süreyi kendi etrafında dönerken geçirdiğinden artık Dünya’nın sadece bir yarısına görünen bir Ay’ımız var. Bu sebeple Dünya’nın Ay’a bakan yüzünde okyanuslar şehirleri ele geçirmişken diğer yüzünde sular geri çekilmiş olacak.

Geldik aksiyonun asıl başladığı kısma: Yaklaştıkça hızlanan uydumuz şekil değiştiriyor



Dünya’nın yer çekimi kuvveti Ay’dakinden fazla olduğundan Ay’ın gezegenimize bakan kısmına, diğer tarafına nazaran daha çok çekim kuvveti uygulanıyor. Bu da Ay’ın, belli bir süre içinde, daha çok yumurtaya benzer bir şekil alacağı anlamına geliyor.

Dünyamız Ay’ın çekimi yüzünden nasıl depremlerle baş başa kaldıysa, Ay da aynı kaderi şekil değiştirirken yaşıyor.

Buna ek olarak Ay’ın, gezegenimizi artık 24 saatte turladığını söylemiştik. Sekizinci aydan itibaren bu hız daha da artacak ve daha yüksek çaplı depremlerle yanardağ patlamalarına yol açacak. Buradan çıkan dumanlar da güneş ışığının çok az bir miktarının gezegenimize ulaşmasına izin veriyor olacak.

Bu da adeta donacağız demek:



Güneş ışığının da azalması ve dumanların gökyüzünü sarmasıyla artık güçlü asit yağmurları kapıda olacak. Bu da bitkilerin adeta silineceği anlamına geliyor.

Hayal kırıklığına uğrattığımız için üzgünüz fakat Ay, Dünya’ya çarpmayacak. Ama iyi yanından bakalım, artık Satürn gibi halkalarımız var



Dünya’mızın diğer gezegenler gibi bir ‘Roche Limiti’ var. Bunu kabaca, bir gök cisminin kendisinden daha büyük bir gök cismine parçalanmadan yaklaşabileceği en yakın mesafe olarak tanımlayabiliriz.

Yani Ay bu limite ulaştığında Dünya’nın çekim gücü kendi yer çekiminden güçlü olacak ve bir süre sonra da yer çekimi Ay’ın parçalarını tutamayacağından Ay, parçalara ayrılacak. Bunun sonucunda da bu parçalar yörüngeye girecek ve tıpkı Satürn’de olduğu gibi halkalarımız olacak.

Kaynak


 

Yer İmleri


Konuyu 1 kişi okuyor: (0 üye ve 1 misafir)
 

Gönderim Kuralları
Yeni konu açamazsınız
Cevap yazamazsınız
Ek dosya gönderemezsiniz
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz

BB code is Açık
İfadeler Açık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Tüm saatler GMT +3 biçimindedir. Şu anki saat 20:14.

Forum Bilgilendirme Künye
Powered by vBulletin® Version 3.8.11
Copyright ©2000 - 2026, vBulletin Solutions Inc.

Forumel, lisanslı vBulletin kullanmaktadır!
Forum Sahibi: Dea Dia ve Gece

Sitemiz; yer sağlayıcı bir forum sitesidir. Forumel.Com adresimizde yapılan paylaşımlar, moderasyon ekibimizin onayına dahil olmadan direkt olarak yayınlanmaktadır. 5237 sayılı TCK (Türk Ceza Kanunu) ve 5651 Sayılı Kanun'un ilgili maddelerini ihlal eden kişilerin IP adresleri de dahil olmak üzere sair kişi veya adli mercilere müzekkere (Resmi Üst Yazı), tarafımıza tanzim edildiği takdirde paylaşılacaktır. Hukuka aykırı bir paylaşımın olduğunu düşündüğünüz mesaj ya da konuyu; İLETİŞİM linkine bildirim yoluyla iletebilirsiniz. 48 saat içerisinde mevcut şikâyetiniz üzerinden tarafınıza ulaşılacak, gerekli işlemler tesis edilecektir.

Eğlenceli Genel Forum Sitesi, Genel Forum Sitesi, Genel Forum Siteleri, Genel Forum