Cevap: "Sessiz Diyalog" Gürkan Doğan..
Sayfa 4
O günden sonra Arda, her sabah o banka oturdu.
Hiç kimseyle konuşmadı.
Telefonuna bakmadı.
Sadece denize baktı, çünkü deniz konuşmayı bilmezdi ama dinlemeyi çok iyi bilirdi.
Bazen martıların gölgesi, bazen suya düşen ışık oyunları onu oyalardı.
Ama günün sonunda hep aynı hisle kalkardı o banktan:
Bir şey eksikti.
Adını koyamadığı, ama hep orada olan bir eksiklik.
Deniz belki artık çok uzaktaydı,
belki başka bir şehirde, başka bir denizin kıyısındaydı.
Ama bazı insanlar uzaklaşmazdı, sadece biçim değiştirirdi.
Arda bunu geç de olsa anlamıştı.
Bir gün, tam denizden ayrılacakken, rüzgâr önüne bir peçete getirdi.
Yerde sürüklenen o ince kâğıtta bir cümle yazılıydı:
“Bazı sessizlikler, iki kalbin aynı anda attığı andır.”
Arda gülümsedi.
Ve ilk defa, uzun zamandır ilk defa, içinden bir şeyin hafiflediğini hissetti.
Belki Deniz’in sessizliği onu bulmuştu.
Belki de o sessizliğin içindeki aşk, hâlâ yaşıyordu.
Not: “Kimi karşılaşmalar bir ömrün yankısıdır.”

Some wounds are slient, but they echo throungh every heartbeat
Bazı Yaralar sessizdir, ama her kalp atışında yankılanır.
|