Cevap: "Sessiz Diyalog" Gürkan Doğan..
Sayfa 1
Sabahın ilk ışıkları denize değdiğinde şehir henüz uyanmamıştı.
Dalgalar kıyıya usulca vuruyor, martılar sessizliğin üstünden geçiyordu.
Arda, denizin karşısında duran o eski banka oturmuş, elindeki kahveyi karıştırmadan tutuyordu.
Kahve çoktan soğumuştu, ama o farkında değildi.
Bir süredir sabahlarını burada geçiriyordu.
Aynı saat, aynı banka, aynı sessizlik.
Sanki bir şeyin geri dönmesini bekler gibiydi.
Ama neyin?
Bunun cevabını o da bilmiyordu.
Belki bir yüzün, belki bir cümlenin, belki de hiç söylenmemiş bir vedanın izini arıyordu.
Rüzgâr saçlarını dağıtırken, hafif bir tuz kokusu geldi burnuna.
Ve o an fark etti…
Kokular, anıları hiç unutmazdı.
Deniz kokusu, birini hatırlatmıştı ona.
Birini, unutmaya çalıştığı halde her sabah yeniden hatırladığı birini.
Not: “Bazı sabahlar, hatıralar uykudan önce uyanır.”

Some wounds are slient, but they echo throungh every heartbeat
Bazı Yaralar sessizdir, ama her kalp atışında yankılanır.
|