|
Çevrimdışı
Leydihan
Üyelerin profil bilgilerini yalnızca kayıtlı üyeler görüntüleyebilir. Lütfen kaydol bağlantısından üye olunuz.
|
Cevap: Sri Aurobindo'nun Özlü Sözleri
521 – Derin Sami ahlaki hikayeye göre, atalarımız, iyilik ve kötülük ağacının meyvesinin tadına baktığı için cennetten kovuldu. Ebedi hayat ağacının meyvesini hemen yeselerdi, doğrudan sonucundan kurtulmuş olurlardı; ama Tanrı'nın insanlık konusundaki Niyeti başarısızlığa uğramış olurdu; Tanrı'nın Öfkesi ebedi avantajımızdır.
Sri Aurobindo bize görüşümüzün sınırlılığının nasıl Tanrısal Bilgeliği algılamamızı engellediğini anlatmaya çalışıyor.
22 Mayıs 1970
522 – Cehennem varolsaydı, bu en ulvi cennete en kısa yol olurdu. Çünkü aslında Tanrı Seviyor.
523 – Tanrı bizi her cennetten Kovar ki, çölü aşarak daha tanrısal bir cennete ulaşmaya mecbur olalım. Niye böylesine kavurucu, böylesine sert bir geçiş gerekli diye merak ediyorsan, demek ki aklın seni aptal yerine koydu: sessiz arzularıyla, gizli ekstazlarıyla gerideki ruhunu incelemedin.
Acıya karşı artık yakınlık duymayacağımız zaman, acıya duyduğumuz tüm sapıkça bağlılıklarımızdan kurtulduğumuz zaman, Tanrısal bize acının, yüce mutluluğu gizlediğini keşfettirir.
23 Mayıs 1970
524 – Sağlıklı akıl acıdan nefret eder, çünkü insanın aklında bazen beslediği acı arzusu sapıkçadır ve Doğa'ya aykırıdır. Ama ruh, aklı ve aklın çektiği acıları, demirci ustasının ocaktaki madenin acısını umursadığı kadar umursar: ruh kendi ihtiyaçlarının, kendi amaçlarının peşindedir. Bir tek Yüce Efendi efendi olmalı, psişik varlık da genellikle O’na itaat eder.
24 Mayıs 1970
525 – Ayrım yapmadan acıyı paylaşmak en asil Tanrı vergisi karakter özelliğidir; bir canlıya en küçük zararı bile vermemek insansal erdemlerin en büyüğüdür; ama Tanrı'da ne o ne de diğeri var. Öyleyse insan Her Şeyi Seven’den daha mı asil, daha mı iyi?
526 – Bir insanı fiziksel veya akılsal acıdan kurtarmanın, her zaman aklının ya da vücudunun yararına olmadığını fark etmek, insanca merhamet duyan kişi için en acı deneyimlerden biridir. Tanrısal Bilincin farkında olmak, insansal realizasyona sunulan en yüce başarıdır; gerisi sadece yaklaştırımdır.
25 Mayıs 1970
527 – İnsansal acıma duygusu cehaletten, zayıflıktan kaynaklanır, duygusal izlenimlerin kölesidir; Tanrısal merhamet Anlar, Ayırt Eder ve Kurtarır.
528 – Acıma, bazen aşkın iyi bir ikamesidir, ama hiçbir zaman bir ikameden fazlası olamaz. Deftere: “Tanrısal niyeti anlamak ve gerçekleşmesine çalışmak, bu, insanlığa yardım etmenin en emin yolu değil mi?” diye yazmışsın. Hep merak ediyorum, bu özlüsözleri ne zaman yazdı... İlk başlarda yazdığı söyleniyor. Hala... (Anne, Sri Aurobindo'nun o zamanlar iki dünya arasında olduğunu ifade eden bir hareket yapıyor) Pavitra’ya bir yerlerde demişti, dört defa dünya görüşünü değiştirdiğini87.
87 “Manevi hayatta her sistemi, her konstrüksyonu bırakmaya hep hazır olmak lazım. Belli bir form yararlıdır, ama daha sonra zararlı olur. Manevi hayatımda, 40 yaşımdan beri üç dört kez bulduğum sistemi iyice inceledikten sonra sistemimden vazgeçtim.” Pavitra, Conversations Avec Sri Aurobindo.11 Ocak 1926 görüşmesi.
O zamandan beri sen de değiştin mi? Tabii değiştim. O da değişti. Yani, Sri Aurobindo da sübtil fiziksel düzlemde değişti mi demek istiyorsun?
(Anne gülüyor)
28 Mayıs 1970
529 – Kendine acımak hep insanın kendine duyduğu aşktan kaynaklanır; ama başkasına acımak her zaman o kişiye duyulan sevgiden kaynaklanmaz. Bu bazen acı karşısında irkilen bir kendine bakıştır; bazen de zenginin fakire verdiği küçümseyici sadakadır. İnsanca acıma duygusundan ziyade kendinde Tanrı'nın tanrısal merhametini geliştir.
530 – Teşvik etmemiz gereken erdem kalpte cız eden, içsel özü zayıflatan acıma duygusu değil, tanrısal, güçlü, saf bir merhamet, bir yardımseverliktir. Yüce Efendi'yi tanımadan yaşamaktan daha büyük bahtsızlık olabilir mi? Halbuki bu neredeyse evrensel hastalık nadiren acıma konusu olur.
Çünkü bu hastalıktan mustarip olduğunu bilen insan, ondan kurtulmanın sadece kendine bağlı olduğunu da bilir – çünkü Efendi'nin merhameti sonsuzdur.
1 Haziran 1970
531 – İnsanları sev, insanlara hizmet et ama, tasviplerini arzulamamaya dikkat et. Daha ziyade kendi içindeki Tanrı'ya itaat et.
532 – Tanrı'nın ve Meleklerinin sesini duymamış olmak: dünyanın akli denge anlayışı bu.
533 – Tanrı'yı her yerde gör, maskelerden korkma. Şuna inan, her yalan oluşmakta ya da yok olmakta olan bir hakikattir, her başarısızlık saklı bir etkililiktir, her zayıflık kendinden saklanan bir güçtür, her acı gizli bir şiddetli ekstazdır. Eğer bıkmadan, sıkıca inanırsan, sonunda Tamamen Doğruyu, Tamamen Güçlüyü, Tamamen Mutluyu hem görür hem deneyimlersin. Eforun ve inancın yorulmayan devamlılığıyla, sürekli mükemmel mutluluk olan Tanrısal Bilinçle birleşebiliriz.
2 Haziran 1970
534 – İnsan aşkı kendi ekstazıyla, insan kuvveti kendi eforuyla tükenir; insan bilgisi, hakikat küresinin yarısını kendi güneş ışığından saklayan bir gölge eder; ama tanrısal İrfan karşıt hakikatleri kapsayıp ahenkleştirir, tanrısal kuvvet kendi tüketiminin savurganlığıyla artar, tanrısal aşk kendini tamamen harcayabilir, yine de ne israf olur, ne de azalır.
& İnsan aşkı tanrısal aşka, insan kuvveti tanrısal kuvvete, insan bilgisi tanrısal İrfana dönüşebilir mi? Sadece bir aşk var. İnsan aşkı, kendini ifade ettiği alet tarafından sapkınlaştırılmış, çarpıtılmış tanrısal aşktan başka şey değil. Kuvvet ve bilgi için de aynı şey söz konusu; ikisi de özünde ebedi ve sonsuzdur. İnsan doğasının sınırlılıkları ve yetersizlikleri kuvveti de bilgiyi de çarpıtır ve tanınmayacak hale getirir.
3 Haziran 1970
535 – Mutlak hakikati arayan aklın, yalanı reddetmesi, dışlaması, aklın sabit, yuvarlak, mükemmel hakikate ulaşamayışının başlıca nedenlerinden biridir; tanrısal akıl, yalandan kurtulmaya değil, en grotesk ya da en saçma hata maskesi altında gizlenen hakikati bile kavramaya çalışır.
& “Tanrısal akıl” nedir?
Sri Aurobindo, Tanrısal'a tamamen, mükemmelce tevekkül etmiş ve sadece tanrısal ilhamla işleyen akılsal fonksyon prototipini tanrısal akıl olarak adlandırıyor.
4 Haziran 1970
536 – Herhangi bir şey hakkındaki bütün hakikat, bilginin tek konusu, tek nesnesi olan Tanrı etrafında ebediyen dönen ama Tanrı’ya asla temas etmeyen her şeyi kapsayan yuvarlak bir küredir.
537 – Pek çok derin hakikat vardır ki, deneyimsiz kullanıcı için tehlikeli birer silah gibidir; doğru kullanıldıklarında, Tanrı'nın cephaneliğinin en değerli, en güçlü silahlarıdır. Bir damla irfan bir cehalet dünyasına düşerse bir devrime neden olabilir.
5 Haziran 1970
538 – Tanrı'nın en şaşırtıcı gizemlerinden biri, evrensel hayatımızın el değmemiş mutluluğu bizi çağırıyorken, gecenin ve acının kuşattığı zayıf, fragmanlı bireysel hayatımıza asıldığımız inatçı azimdir. Bu ancak sonsuz bir körlükle egomuzun gölgesini tüm dünyaya yansıtıp buna evrensel varlık dememizle karşılaştırılabilir. Bu iki karanlık, Maya’nın özü ve gücüdür. Ta ki egonun cahilliğinden, aptallığından bıkıncaya ve Efendi'nin Ayaklarına kapanıp O’ndan tek efendi Olmasını isteyinceye kadar.
6 Haziran 1970
539 – Ateizm, Tanrı'nın en yüce algılanmasının gölgesi ya da karanlık yönüdür. Tanrı hakkında tasavvur ettiğimiz her formül, sembol olarak her zaman doğru olmasına rağmen, o formülü yeterli kabul ettiğimiz zaman yanlış olur. Ateist ile agnostik, bize yanlışımızı hatırlatmak için varlar.
540 – Tanrı'nın varlığının inkarı, bizim için Tanrı'nın varlığının iddiası kadar yararlıdır. Tanrı'nın Bizzat Kendisi, ateist olarak Kendi varlığını İnkar Eder ki, insan bilgisi mükemmelleşsin. Tanrı’yı İsa’da, Ramakrishna’da görmek ve duymak yetmez, Tanrı’yı Huxley’de de, Haeckel’de de görüp duymalıyız.
Tanrısal'ı aklen bilme şekillerinin hepsi eksik ve yetersiz, hepsini kabul etsek bile. Sadece yaşanmış bir bilgi, Hakikat’ten kısa bir bakış edinmemizi, kısa bir fikir edinmemizi sağlayabilir.
7 Haziran 1970
541 – Sana işkence ettiği ya da seni öldürdüğü anda bile işkencecinde, katilinde Tanrı'yı görebiliyor musun? Öldürürken bile öldürmekte olduğun şeyde Tanrı’yı görebiliyor musun, Tanrı'yı sevebiliyor musun? En yüce irfana temas ettin. Hiç Kali’ye tapmamış biri Krishna’ya nasıl ulaşabilir ki?
Her şey Tanrısal'ın Ta Kendisi, sadece Tanrısal var.
8 Haziran 1970
Sri Aurobindo'nun “Thoughts and Aphorisms” adlı eserinde yer alan ancak Anne’nin çevirisine dahil etmediği, yorumlamadığı 7 özlüsözü:
542 – Söylediklerimin tersi doğru, biliyorum, ama şimdilik söylediklerim hala daha doğru.
543 – Dostlarım, ben de sizin gibi Tanrı’nın, eğer Varsa, bir İblis, insan Yiyen dev bir Gulyabani olduğuna inanıyorum. İyi de, bu konuda ne yapacaksınız?
544 – Tanrı yüce Cizvit pederdir. Hep kötülük Eder ki, kötülükten iyilik çıksın; hep yanlış yola Saptırır ki, daha iyi Kılavuzluk Etsin; irademizi hep baskı altında Tutar ki, irademiz sonunda sonsuz özgürlüğe ulaşabilsin.
545 – Bize göre kötülük, Tanrı'ya göre kötülük değildir, sadece cehalet ve kusurluluktur, bize göre iyilik Tanrı’ya göre daha az bir kusurluluktur.
546 – Bağnaz bize, gerçi fazla sert bir şekilde de olsa, “En büyük, en saf erdemimiz bile, Tanrı'nın tanrısal Doğası karşısında bir iğrençliktir” dediğinde doğru söylüyor.
547 – İyiliği ve kötülüğü aşmış olmak, ayrım yapmadan günah işlemek veya erdemli olmak değil, yüce, evrensel bir iyiliğe ulaşabilmektir.
548 – Bu iyilik, dünyada yanılan göreli bir ışık olan bizim ahlaki erdemliliğimiz değil; bu, ahlak ötesi, tanrısal bir iyilik.
|