Tekil Mesaj gösterimi
Eski 22 Mart 2023, 20:21   #1
Çevrimdışı
Leydihan
Avatarsız Forumel Üyesi
Üyelerin profil bilgilerini yalnızca kayıtlı üyeler görüntüleyebilir. Lütfen kaydol bağlantısından üye olunuz.
bayrak Yüzüncü Yılında İzmir İktisat Kongresi

Yüzüncü Yılında İzmir İktisat Kongresi

Yüzüncü Yılında İzmir İktisat Kongresi -1-

Nazmi KAL TRT emekli yapımcı ve sunucusu



Mustafa Kemal ekonomik kalkınma savaşını İzmir İktisat Kongresi'yle başlattı

Atatürk muhtemelen, Kurtuluş Savaşı'nı 9 Eylül'de sonlandırdıktan hemen sonra İktisat Vekili Mahmut Esat Bozkurt'a İzmir'de bir İktisat Kongresi toplaması emrini verir:

Mustafa Kemal, savaş kararını nasıl Erzurum ve Sivas kongrelerinde halkı arkasına alarak başladı ise daha önemli gördüğü ekonomik kalkınma savaşını da halkı arkasına alarak başlamak istiyordu.

İşte 100 yıl önce, daha cumhuriyet kurulmadan, İstanbul işgal altında iken, Lozan imzalanmadan henüz savaş bulutlarının dağılmadığı İzmir'de 1135 işçi, çiftçi, amele, tüccar, sanayici, bankacıyı toplayarak ekonomik kalkınma savaşını başlattı.

Bu yazı dizisinde Atatürk'ün ekonomik kalkınma hedefine ulaşmak için topladığı bu kongrenin bilinmeyen tüm ayrıntılarını anlatacağım.

M.S.1300 yılında küçük bir kasabada kurulan, asırlar boyunca askerî, ekonomik başarıları ile Avrupayı kendisine hayran bırakan Osmanlı İmparatorluğu 600 yıl sonra çökme noktasına gelmişti.

Tarım ülkesi olmasına rağmen, tarım ürünleri kendisine yetmeyen…….
Dışa açılmanın bir sonucu olarak sanayisi çökmüş,….
Ticareti azınlık ve yabancıların elinde olan….
Madenleri yabancılar tarafından işletilen….
Dış borçlarla varlığını sürdürebilen….
Maliyesi Duyun-u Umumiye İdaresi tarafından denetlenen….
Millî geliri son derece düşük….
Üretmeyen,
Yarı sömürge bir ülke durumuna düşmüştü.



Enver Ziya Karal
'ın araştırmasına göre iş yeri sayısı 60 dolayında idi. Fabrika denecek 4 tesis vardı. Bakırköy Bez, Hereke İpek Halı, Beykoz Kundura, Feshane. Küçük işletmeler: 5 demir döküm işletmesi, 6 hızar evi, birkaç pamuklu, yünlü halı dokuyan fabrika, sabun imalathaneleri, dabağhaneler, 1 porselen yapımevi gibi fabrikalarla askerî sanayi işletmeleri vardı. Türk sanayinde ortalama işletme büyüklüğü 10 işçi ve 10 beygir gücünün altında idi.


Kurtuluş Savaşı böyle bir ekonomik ortamda tekalifi millîye kanunu uyarınca halktan toplanan çarık, fanila, nal çivisi, öküz arabası, çorap vs.. ile kazanılmıştı.

Mustafa Kemal yurdu işgal eden düşmanı kovmak, kurtuluş savaşını başarıya ulaştırmak girişimine halkı arkasına alarak, Erzurum ve Sivas kongrelerini daha sonra TBMM'yi toplayarak başladı.

Ankara'ya kadar gelen düşmanı büyük bir başarı ile İzmir'de denize döktü,

Yeterli miydi hayır..

O zaferini unutmuş gibidir…
Şu sözlerini hatırlayalım.

"Ekonomik zaferlerle taçlandırılmayan askerî zaferler kalıcı olamaz".

"Kılıçla fetih yapanlar, sabanla fetih yapanlara yenilmeye mahkûmdurlar."

Büyük askerî deha bu sözlerle zaferini yetersiz görüyordu…

"Bir milletin doğrudan doğruya hayatıyla ilgili olan, o milletin ekonomisidir. Tarihin ve deneyimin bize öğrettiği bu gerçek bizim ulusal tarihimizle tamamen örtüşür. Hakikaten Türk tarihi araştırıldığında yükselme ve çöküş nedenlerinin ekonomik faaliyetlerden olduğu derhal anlaşılır.

Efendiler;

Tarihimizi dolduran zaferler yahut hezimetler ekonomimizle yakından ilgilidir.

Yeni Türkiye'mizi layık olduğu seviyeye ulaştırmak için derhal ekonomimize birinci derecede önem vermek zorundayız. Zamanımız ekonomi devrinden başka bir şey değildir."

Mustafa Kemal, savaş kararını nasıl Erzurum ve Sivas kongrelerinde halkı arkasına alarak başladı ise daha önemli gördüğü ekonomik kalkınma savaşını da halkı arkasına alarak başlamak istiyordu.

İşte 100 yıl önce, daha cumhuriyet kurulmadan, İstanbul işgal altında iken, Lozan imzalanmadan henüz savaş bulutlarının dağılmadığı İzmir'de 1135 işçi, çiftçi, amele, tüccar, sanayici, bankacıyı toplayarak ekonomik kalkınma savaşını başlattı.



1908 yılında İttihat ve Terakki tarafından başlatılan "Millî İktisat" programı nedeniyle Ege Bölgesinin ekonomik durumunu incelemekle görevlendirilen Celal Bayar izlenimlerini anılarında şöyle anlatır.

"…Türkler iktisadi işlerde maalesef çok geri idiler. Bütün ticaret ve servet yabancıların elinde idi. İzmir şehrinde Avrupa ile münasebet halinde hiçbir Türk tüccar yoktu. Tamamen ecnebiler ve Yunanlılar hakimdi. Türk tarım ürünleri bu kimseler eliyle Avrupa'ya gönderiliyordu. Türklerin bütün bu işlerde fonksiyonu İzmir ile çevre kasabalar arasında simsar ya da komisyoncu olarak aracılık yapmaktan ibaretti. Adını koymak gerekirse yani uşak." (Celal Bayar. Ben de Yazdım.)

Bu yazı dizisinde Atatürk'ün ekonomik kalkınma hedefine ulaşmak için topladığı bu kongrenin bilinmeyen tüm ayrıntılarını anlatacağım.

Kongre hazırlıkları ne zaman başladı?
Kurtuluş Savaşı bütün hızı ile sürerken Mustafa Kemal'in savaş sonrası yeni Türkiye devletinin uygulayacağı ekonomi politikasının belirlenmesi için bir kurulun oluşturulduğu pek bilinmez. Enver Behnan Şapolyo, Ziya Gökalp'ın bu kurulun başkanı olduğunu, çalışmalarını Ankara Garı'nda bir vagon içinde yürüttüğünü, Atatürk'ün zaman zaman bu çalışmalara katıldığını yazar.

Yeni Türk devletinin izleyeceği iktisat politikasının ana düşüncesinin ilk filizini bu özel kurulun çalışmalarında aramak yanlış olmaz.

Kurulun bir bölümü liberalizmi savunur. Kurulun öteki üyeleri ise devletin iktisadi yaşama bütün katları ile karışması anlamında sosyalizmi savunur. Bu da ikinci görüştür. Başkan Ziya Gökalp her iki görüşü uzlaştırarak siyaset dilimizdeki deyimi ile "karma iktisat" modelini, görevli özel kurulun sonuç çalışması olarak oluşturmuştur. Atatürk'ün de olurunu alan bu görüş yeni hükümetin iktisadi görüşü olarak benimsenir.

Bu çalışma yeni Türkiye'nin ekonomik anlamda ilk girişimidir. İkinci girişim çok daha geniş kapsamlıdır.

1922 sonlarında İcra Vekilleri Heyeti Reisi (Başvekil) Rauf Orbay'dır. Mahmut Esat Bozkurt ise İktisat Vekilidir. (Bakanı)

Atatürk muhtemelen, Kurtuluş Savaşı'nı 9 Eylül'de sonlandırdıktan hemen sonra İktisat Vekili Mahmut Esat Bozkurt'a İzmir'de bir İktisat Kongresi toplaması emrini verir. Bu emri ne zaman verdiği konusunda kesin bir bilgimiz ve belgemiz yok. Tahmin yürütmek gerekirse 1922'nin Ekim ayında vermiş olabilir.

İktisat Vekili Mahmut Esat Bozkurt çalışmalara başlar ve Ocak ayına gelindiğinde ilk defa bu konuda basının karşısına çıkar ve şu bilgiyi verir:

"Memleketimizin ekonomik yönden gelişmesi ve yükselmesi için izlenecek yol hakkında İktisat Vekâleti tarafından ciddi ve esaslı bir program yapılmıştır. Bakanlık programın düzenlenmesinden önce memleketin tüm ekonomik aktörlerini (elemanlarını) bir araya toplayarak 'Türkiye İktisat Kongresi' adı altında bir kongre toplanmasını uygun görmüştür, Kongreye Türkiye'nin çiftçi, tüccar, sanayici ve amelesi ile tüm şirket, banka, borsa ve benzeri iktisadi kurumları davetlidir.

Kongre 1339 (1923) senesi Şubat ayı içinde Mustafa Kemal Paşa hazretlerinin bir nutku ile açılacak ve bir hafta devam edecektir. -15 gün sürdü- Kongrenin hazırlanma biçimi ve üyelerinin seçimi konusunda kapsamlı bir program yayınlanacaktır. (5 ocak 1923.Vakit)"

Çalışmalar o kadar hızlı ilerler ki dört gün sonra Mahmut Esat Bozkurt basına kongre hakkında şu ayrıntılı bilgiyi verir:

"Ülkemizin kalkınması için toplanmasına karar verilen kongreye katılacak tüccar, çiftçi, sanayici ile amelenin kongreye katılımları konusunda gereken işlemlerin yapılması için İçişleri Bakanlığınca illere genelge gönderilmiştir.

Memleketin rençper, ticaret, işçi ve sanayi kesiminden oluşacak olan bu kongre memleketin ekonomik gelişmesi için acilen alınacak tedbirleri görüşecektir. Kongre, Başkumandanımız Gazi Mustafa Kemal Paşa'nın katılımı ve nutku ile çalışmalara başlayacaktır. Kongreye her ilçeden rençper, ticaret ve sanayi erbabından sekiz seçilmiş üyenin katılacağına göre 2000 kişinin toplanacağı tahmin edilmektedir. Kongreye izleyici de katılabilecektir.

Kongre memleketin ekonomik gelişme imkânlarını tartışacak, çiftçi, ticaret, amele ve sanayi kesiminin sendikaları da katılacaktır. Kongrenin düzenleyeceği raporlar TBMM ve hükümetine sunacaktır.

Mahmut Esat Bozkurt, İktisat Vekili. (Yüksel Ülken Atatürk ve İktisat s. 8)"

Kongrenin yabancılarda yarattığı telaş

Bu hazırlıklar sırasında İkdam Gazetesi'nin 29 Ocak tarihli yayınında şu ilginç haber yer aldı:

"İzmir İktisat Kongresi gayrimüslim ekonomi düşmanlarımızın inanılmaz bir telaşına sebep olmuştur. Bu kongrenin amaçlarını ve hedeflerini çürütmek için şeytanca girişimde bulunmuşlardır."

7 Şubat 1923 Tarihli Akşam Gazetesi Anadolu Ajansı'na dayanarak verdiği haberde İkdam'ın haberini doğruluyor.

Ankara 4 Şubat (A.A) "Atina telsizinin 1 Şubatta yayınladığı bir tebliğde İktisat Kongresi programında güya yabancılara tekel ve ayrıcalık verilmemesi, yabancı gemi şirketlerinin sahillerde dolaşamayacağı ilan edilmektedir.

Ayrıca İstanbul'daki Türk Ticaret Odası üyeleri bir zamanlar Ermeni, Rum ve Musevilerden oluşmakta iken bundan böyle Türklerin egemen olacağı söylenmektedir.

Atina telsizinin bütün dünyaya yayınladığı bu haberin ne amaçla verildiği bilinmektedir. Türk ekonomisinin karşısında şimdiden kıskançlık uyandırmaya ve yalan haberlerle dış dünyada bize karşı bir hava yaratmaya çalışmaktadırlar. Bütün bunlar yalandır.

İktisat Kongresi'nin toplanması TBMM'de de tartışmaya neden oldu.Trabzon Milletvekili Ali Şükrü Bey toplantı vesilesi ile İzmir'e gidecek mebuslar yüzünden Meclisin boşalacağı ve çalışamayacağını, ayrıca kongrenin toplanma zamanının kışa rastlaması nedeni ile birçoklarının gelemeyeceğini söyleyerek eleştirilerde bulunmaktadır.