Tekil Mesaj gösterimi
Eski 01 Şubat 2023, 02:03   #2
Çevrimdışı
Leydihan
Avatarsız Forumel Üyesi
Üyelerin profil bilgilerini yalnızca kayıtlı üyeler görüntüleyebilir. Lütfen kaydol bağlantısından üye olunuz.
Varsayılan Cevap: Evlilik Dışı Birlikte Yaşam Modellerine Uygulanacak Hukuk

GİRİŞ
Toplumun temel taşını oluşturan aile, geleneksel olarak evlilikle kurulmakta iken, hem eşler hem de çocuk ve ebeveyn arası ilişkilerin zaman içerisinde değişmesiyle geleneksel olmayan aile yapıları ortaya çıkmıştır. “Evlilik dışı birlikte yaşam modelleri”2olarak adlandırılabilecek bu aile yapıları, sosyolojik ve demografik sorunların yanı sıra karmaşık hukukî soruları da gündeme getirmektedir.

Nitekimkişilerin,evlenmeden birlikte yaşamalarını tabii
kabul eden ve bu birlikte yaşam modellerine hukukî sonuç bağlayan hukuk sistemlerinden ayrılıp, evlilik dışında bir aile yaşam şeklini hukukî olarak desteklemeyen veya kişilerin önceki statülerini tanımayan bir yabancı hukuk sistemi ile ilişki içerisine girmesi halinde, istenmeyen sonuçlar ortaya çıkabilmektedir.

Kişilerin tek başına veya ailesi ile birlikte milletlerarası dolaşımının gün geçtikçe arttığı günümüz dünyasında, evlilik dışı birlikte yaşam bağlamında çözülmesi gereken yabancı unsurlu bir uyuşmazlığın Türk hâkiminin önüne gelme ihtimali oldukça fazladır. Bu tür yaşam biçimlerinin yaratabileceği milletlerarası özel hukuk alanına ilişkin sorunlarsa, Türk hukukunda pek bilinmemekte ve mevcut düzenlemeler, bu tür sorunlarla karşılaşan uygulamacılara uygun çözümler sunan bir içerik taşımamaktadır. Bu noktada çalışmanın hazırlanış amacı ortaya çıkmaktadır; çünküTürk hukukunda söz konusu ilişkilere uygulanacak hukuk bakımından herhangi bir kural öngörülmemiş olması, sorunun ne şekilde çözülmesi gerektiğini incelemeye değer kılmaktadır. Hemen belirtmek gerekir ki, bu çalışmada, daha önce Türk hukukunda başka çalışmaların da konusu olan aynı cinsiyetten çiftlerin oluşturduğu birliktelikler özelinde bir inceleme yapılmamış, geleneksel anlamda evlilik sayılmayan birlikte yaşam modelleri, hem aynı cinsiyetten hem de farklı cinsiyetten kişilerin oluşturduğu birliktelikler esas alınarak araştırılmış, sonuç itibarıyla her iki türden birliktelikleri kapsayacak bir sonuca ulaşılmıştır. Bu bağlamda önce, vasıflandırmaya yardımcı olması amacıyla Türk hukukunda bilinmeyen bu birlikteliklerin çeşitli hukuk sistemlerinde ne
şekilde düzenlendiği incelenecek, daha sonra konu hakkındaki AİHM kararları ışığında Türk kanunlar ihtilafı hukuk uygulaması açısından bir sonuca varılmaya
çalışılacaktır.

I. EVLİLİK DIŞI BİRLİKTE YAŞAM MODELLERİ
A. Evlilik Dışı Birlikte Yaşam Modellerinin Millî Hukuklarda Ele Alınışı
Evlilik dışı ilişkilere sonuç bağlanması, ilk başta her ne kadar aynı cinsiyete sahip kişilerin birlikteliklerini tanıma amaçlı ortaya çıksa da, evlilik dışı birlikte yaşam modellerinin kapsamına giren tek konu bu değildir, farklı cinsiyetten çiftlerin durumu da bir hayli önemlidir. Zira hem birlikte yaşayan farklı cinsiyetten çiftlerin oranı aynı cinsiyetten çiftlere göre daha yüksektir hem de farklı cinsiyetten çiftler için evlilikten başka sistemler kabul eden ülkeler de bulunmaktadır. Çoğunlukla, farklı cinsiyetteki kişiler evlilik kurumunun geleneksel yapısı altına girmek istemedikleri ve bu statüyü reddettikleri için evlilik dışı birlikte yaşamayı seçerken; aynı cinsiyetten kişiler birlikteliklerinin tanınmasını ve evli çiftlerle aynı haklara sahip olmayı arzu etmektedir.

Yani her iki eğilim birbirinden farklılık göstermektedir; çünkü ilkinde farklı cinsiyetten çiftler evlilik kurumuna karşı çıkarken, ikincisinde aynı cinsiyetten çiftler, evlilik statüsüne eşit bir statü talep etmektedir. Bu paralelde “evlilik dışı birlikte yaşam”, tek bir yaşam şeklinden oluşmamakta, farklı bağlılık derecelerinde farklı koşullardaki kişiler için farklı anlamlar ifade etmekte; bu durum, hem kavramı tam anlamıyla anlatan bir tanım yapılmasını, hem de hukuk sistemleri arasındaki tanımların özdeş olmasını zorlaştırmaktadır. Yine de, ulusal hukuklardaki düzenleme biçimleri incelendiğinde, evlilik dışı birlikte yaşamı, birlikteliği oluşturan çiftlerin cinsiyetinden bağımsız olarak, temelde, kayıtlı birliktelik ve de facto birliktelik olmak üzere iki alt başlığa ayırmak mümkündür. De facto birliktelik daha çok manevi bir anlaşmayken, kayıtlı birliktelik hukukî bir anlaşma olarak karakterize edilmekte ve bu nedenle iki birliktelik çeşidi ayrı kategorilerde değerlendirilmektedir.