Tekil Mesaj gösterimi
Eski 21 Ocak 2022, 23:04   #5
Çevrimdışı
Leydihan
Avatarsız Forumel Üyesi
Üyelerin profil bilgilerini yalnızca kayıtlı üyeler görüntüleyebilir. Lütfen kaydol bağlantısından üye olunuz.
Varsayılan Cevap: Esra Ezmeci Kitaplarından Kişisel Gelişim Sözleri


Yaşam size ne getirir bilemezsiniz ama sizden ne götüreceğini siz belirlersiniz.

Hiç kimse size kendinizi yetersiz, değersiz hissettiremez. Siz kendinizi değersiz hissettiğiniz için çevrenizde bunu besleyecek ipuçlarını toplar, anlamlandırır ve hissettiklerinizi size ispatlayacak insanları hayatınıza çekersiniz.

Sizi değerli kılan şey dış dünyadaki insanların onayı değildir. İnsanları sevin ama değerli hissetmek için onlara bağımlı olmayın.

Belki mutlu ve sevgi dolu deneyimlerin bulunmadığı bir ailede büyüdünüz, bu yüzden küçük yaşlardan itibaren yaşamın zor olduğuna, yeterince iyi, akıllı, başarılı ya da güzel olmadığınıza dair pek çok kısıtlayıcı düşünceyi geliştirdiniz. Belki de birçok zorlukla karşılaştınız, hem çevrenizdekilerin çok acı çekmesine neden oldunuz hem de kendinize acı çektirdiniz. Ve tüm düşünceleriniz ve geleceğe dair inançlarınız bu negatif düşüncelerle doldu.

İnsanların birçoğu hayatta sahip olduklarından çok sahip olmadıklarını görme eğilimindedirler. Kronik mutsuzluk tam da bu yüzden oluşur.

Hayattan keyif almak için sadece kendiniz için değil, başkaları için de hayatı nasıl daha güzel hale getireceğinizi düşünün. Bir başkasının yüzünde tebessüm yaratmak yaşama sunacağınız güzel bir hediyedir.

Yaşamda sizi asıl yoracak ve yalnızlaştırabilecek şey, karşılaştığınız kötü insanlar değil, kötü insanlardan kaçayım derken kaçırdığınız iyi insanlardır.

Özsaygı kendine “ Yeniden başla!” diyebilme yeteneğiyle büyür. Kendimizi her sarstığımızda, her yeniden ayağa kalktığımızda, yapmamız gerekeni yaptığımız için kendimize daha fazla sevgi ve saygı duyarız.

Gerçek ve kaliteli ilişkiler için sizden yardım isteyenlere kucak açın ama sizden faydalanmak isteyenleri ve iyiliğinizi alışkanlık haline getirenleri sırtınızdan atın. Hayır demenin nimetlerinden faydalanın.

Geçmişte yaptığınız hatalardan pişmanlık duymayın, aksine teşekkür edin, çünkü geçmişteki hatalarınızın hepsi, bugün sizi daha büyük hatalardan korumak ve geliştirmek için gelen öğretmenlerdi.

Öfke kontrolü duyusal zekanın işaretidir. Yani siz öfkenizi ne kadar kolay idare edebiliyorsanız o kadar duygusal zekânız yüksektir diyebiliriz.

Küçük şeyler için savaşmayı bıraktığınızda dünyanız çok daha güzel olacak.

İlişkilerde yaşanılan acı deneyimler, güvenin kırılması ve korkular insanları uzun süre bir ilişki yaşamaktan alıkoyabilir. İlişkiden kaçmak yerine her deneyimin size kazandırdıklarına odaklanıp, o tecrübelerle daha sağlıklı ilişkiler kurabilirsiniz. Yalnızlık uzun vadede sizi verimsiz, mutsuz ve değersiz hissettirebilir. Yalnız olmak insan doğasına aykırıdır. Sevmekten korkmayın.

Herkes toplum tarafından kabul görmek ister. Ama kabul görmek için kişiye ve durumlara göre hareket etmek sizi siz olmaktan uzaklaştırır. Kendinize ait fikir ve net düşünceleriniz yoksa kalabalığın içinde yok olursunuz.

Geçmişinize size öğrettiği tüm dersler için teşekkür edin. Derslerinizi yanınıza alıp acılarınızı olduğu yerde bırakın. Deneyimlerinizin sizi kurban ya da mağdur değil, usta ve güçlü yapmasına izin verin.

Hayatla ilgili kaygılarınızın çok arttığı dönemlerde kendinize “En kötüsü ne olabilir?” diye sorun, en kötüsünü kabullenip başa çıkma yolları üretin. Endişe ile sağlığınızdan olacağınıza doğrudan çözüm yolu bulmaya odaklanın.

Değişmek, gelişmek, öğrenmek ve daha iyiye adım atmak için hiçbir şey yapmazsanız hiçbir şeye dönüşürsünüz.

Küçük yaşlardan itibaren güçsüz gözükmemek için ya da ayıp olur diye duygularımızı saklamayı öğreniriz. Oysaki ifade etmediğimizde duygular ortadan kalkmaz, aksine içinizde birikir, olumsuz düşüncelere dönüşür. Ruhsal özgürlük için duygularınızı ifade edin.

Özgüveni ve öz değeri azaltan en büyük etkenlerden biri yapmak istediklerinizi ertelemektir. Değişim ve gelişim için en uygun zaman şimdi ve şu andır.

Hayatınızı ve zamanınızı sizi aşağı çeken insanlarla değil, sizi olduğunuz kişi olarak seven, size saygı duyan, cesaret veren ve hayallerinize inanan insanlarla doldurun.

Güçlü yanlarınızı, zaaflarınızı ve sınırlarınızı bilin ve kabul edin. Kendinizi başkalarıyla kıyaslamayın ve her zaman kendinize gerçekçi hedefler koyun. Bu farkındalıkla her şeyi başarabilirsiniz.

Güçlü ilişkilerde çiftler, derin bir anlam duygusu paylaşırlar, birbirinin umut ve arzularını desteklerler ve birlikteliklerinde bir amaç duygusu geliştirirler. Onlar daha büyük bir şeye hizmet için bir arada olduklarını bilirler.

Siz de ilişkilerde kaynaklanan problemler karşısında sürekli kendisine dönüp neyi yanlış yaptım diye soranlardan mısınız? Peki ya oldurmaya çalıştığınız ilişki yanlış bir ilişkiyse ve o insan sizin için doğru insan değilse?

İlişkilerde istediğinizin ne olduğunu söyleyin, ne istemediğinizi değil.

İlişkilerde bağımlı olmaya yatkınsanız bunu mutlaka bir yerlerde karşı tarafa hissettirirsiniz. Bağımlılığın altında yoğun kaybetme korkusu vardır. Zihninizdeki korkular, ilişki içinde birçok yanlış davranışa sebep olarak, korkularınızın gerçekleşmesine sebep olur.

Bir ilişki pek çok nedenle sona erebilir ve çiftler kendilerine başka bir yol çizmeye karar verebilir. Önemli olan insanca duygulara zarar vermemek ve incitmemektir. İlişkinin bitişinde gösterdiğiniz tavırla insan olursunuz. İnsan tarafınızı her zaman koruyun.

İlişkilerinizde kişisel sınırlarınızı çizebiliyorsanız, artık neye katlanıp katlanamayacağınızı biliyor ve duruma göre hayır diyebiliyorsunuzdur. İşte o zaman kendinizi ortaya koyuyorsunuz demektir.

Düştüğünde Kalkarsan Hayat Güzeldir - Esra Ezmeci