![]() |
|
||||||
| Resimli Şarkılar Yerli ve yabancı sanatçılara ait resimli şarkılar. |
| ||
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
|
|
#1 |
|
Çevrimdışı
![]() Üyelerin profil bilgilerini yalnızca kayıtlı üyeler görüntüleyebilir. Lütfen kaydol bağlantısından üye olunuz.
|
Çetin YZ Müzik - Türk Mitolojisi Serisi
Bu medyayı görüntüleyebilmeniz için üye olmanız ve üye hesabınızla oturum açmanız gerekmektedir. (1. Bölüm) Dağların ardında sönmez bir ateş Küllerin içinden doğar o güneş Atalar seslenir derin uykudan Kılıçlar çekildi, korku duy sudan! Gök girsin kızıl çıksın andımız var Yüreği tunç olanın dermanı var Toprak kokusunda gizli bin yıllık sırlar Yürüyor gölgeler, sarsıldı surlar! (Nakarat) Vur davula, yer yerinden oynasın! Çal kopuzu, dertli gönül kaynasın! Demir dövdük şafak vakti dağlarda Ruhumuz hür, gezeriz uçmağlarda! Hey! Hey! Hey! (2. Bölüm) Kurtların uluyuşu rüzgara karışır Eski tanrılar bu kavgada barışır Ne ipek yolu durdurur bizi ne boran Yazgımız yazılmış, vakit o vatan! Kanla sulandı bu kadim topraklar Dökülsün artık sararmış yapraklar Sazın teli kopsa da yürek susmaz Aşkın ateşi bu bağrımda sönmez! (Nakarat) Vur davula, yer yerinden oynasın! Çal kopuzu, dertli gönül kaynasın! Demir dövdük şafak vakti dağlarda Ruhumuz hür, gezeriz uçmağlarda! Hey! Hey! Hey! (Nakarat) Vur davula, yer yerinden oynasın! Çal kopuzu, dertli gönül kaynasın! Demir dövdük şafak vakti dağlarda Ruhumuz hür, gezeriz uçmağlarda! Hey! Hey! Hey! (Bridge) Karanlık çökerken obaya sessiz Gidenler döner mi, kaldık biz nefessiz? AMA SÖZ VERDİK BİR KERE! DİRİLECEĞİZ BİN KERE! (Final) Demir ve Kopuz! Kül ve Ateş! Sonsuzluğa dek! (Nakarat) Vur davula, yer yerinden oynasın! Çal kopuzu, dertli gönül kaynasın! Demir dövdük şafak vakti dağlarda Ruhumuz hür, gezeriz uçmağlarda! Hey! Hey! Hey! (Nakarat) Vur davula, yer yerinden oynasın! Çal kopuzu, dertli gönül kaynasın! Demir dövdük şafak vakti dağlarda Ruhumuz hür, gezeriz uçmağlarda! Hey! Hey! Hey! ![]() "İlim Çin'de bile olsa ara." dediler.
Onlar aklı bir kutuya kilitlediler. |
|
|
#2 |
|
Çevrimdışı
![]() Üyelerin profil bilgilerini yalnızca kayıtlı üyeler görüntüleyebilir. Lütfen kaydol bağlantısından üye olunuz.
|
Bu medyayı görüntüleyebilmeniz için üye olmanız ve üye hesabınızla oturum açmanız gerekmektedir. Sonsuz bir denizdi, uçsuz bir boşluk Ak Ana seslendi, dindi sarhoşluk Kayıra Han vurdu, gökler yarıldı Yeryüzü uyanıp, nura sarıldı. Altın kazık çakıldı, kutlu kutup başına On yedi kat çıkıldı, Tanrı’nın sır taşına Hayat ağacı dikildi, kökü derin sulara Dallar uzandı göğe, haber saldı kuşlara. Ötüken’in kalbinde çarpar bu kadim yürek Kurt başlı sancaklar altında yürümek gerek Gök Tanrı tepede, yer altta yağız yer Demir dağlar eridi, yol verdi bize er! Dokuz dalda dokuz halk, insanlığın mayası Güneş’in mührü vurulmuş, her Türk’ün rüyası Ama Erlik uyandı, karanlık dokuz kattan Kara bir at üstünde, geçti o yedi hattan. Alkarısı pusu kurar, lohusa düşlerine Tepegöz’ün gözü dikili, Oğuz’un işlerine Tulpar kanat çırpar, rüzgarı böler geçer Ecel vakti gelince, Umay canları seçer. Ötüken’in kalbinde çarpar bu kadim yürek Kurt başlı sancaklar altında yürümek gerek Gök Tanrı tepede, yer altta yağız yer Demir dağlar eridi, yol verdi bize er! Ötüken’in kalbinde çarpar bu kadim yürek Kurt başlı sancaklar altında yürümek gerek Gök Tanrı tepede, yer altta yağız yer Demir dağlar eridi, yol verdi bize er! Sonsuz döngü, devr-i alem... Kül ile ateş, su ile kalem... Uçmağ’a giden yol, keskin bir kılıçtan geçer Korkak olan geride kalır, cesur olanı tarih seçer. Kalksın şimdi şamanlar, vursun deri davula Ruhlar dönsün semaya, karışsın her bir kula Bozkurt ulur uzaktan, şafak sökene kadar Bu destan bitmeyecek, Gök Çadır çökene kadar! Ötüken’in kalbinde çarpar bu kadim yürek Kurt başlı sancaklar altında yürümek gerek Gök Tanrı tepede, yer altta yağız yer Demir dağlar eridi, yol verdi bize er! Ötüken’in kalbinde çarpar bu kadim yürek Kurt başlı sancaklar altında yürümek gerek Gök Tanrı tepede, yer altta yağız yer Demir dağlar eridi, yol verdi bize er! ![]() "İlim Çin'de bile olsa ara." dediler.
Onlar aklı bir kutuya kilitlediler. |
|
|
#3 |
|
Çevrimdışı
![]() Üyelerin profil bilgilerini yalnızca kayıtlı üyeler görüntüleyebilir. Lütfen kaydol bağlantısından üye olunuz.
|
Bu medyayı görüntüleyebilmeniz için üye olmanız ve üye hesabınızla oturum açmanız gerekmektedir. Pay Püre Bey’in muradı, ulu bir dilek Beşikte kertildi Banu Çiçek, o narin melek Oğuz boyunda yankılanır şanı, adı Beyrek Ok attı, av avladı; kaderi hep bekleyerek Vay Beyrek, deli gönlün kime emanet? On altı yıl zindanda, bitmez mi bu gurbet? Hisar’ın burçlarından dumanlar tüter Banu Çiçek yas tutar, yüreği közden beter Vay Beyrek, deli gönlün kime emanet? On altı yıl zindanda, bitmez mi bu gurbet? Hisar’ın burçlarından dumanlar tüter Banu Çiçek yas tutar, yüreği közden beter Kafir elinde pranga, bilekte demir izi Unutmadı obasını, o bitmeyen gündüzü Kâfir kızı el uzattı, açtı demir kapıyı "Git" dedi, "Kurtar artık sende kalan yapıyı." Vay Beyrek, deli gönlün kime emanet? On altı yıl zindanda, bitmez mi bu gurbet? Hisar’ın burçlarından dumanlar tüter Banu Çiçek yas tutar, yüreği közden beter Vay Beyrek, deli gönlün kime emanet? On altı yıl zindanda, bitmez mi bu gurbet? Hisar’ın burçlarından dumanlar tüter Banu Çiçek yas tutar, yüreği közden beter Bir ozan kılığında daldı toyun içine Baktı ki yabancı eli değer gülün saçına Kopuzun teline vurdu, döküldü hakikat "Bamsı Beyrek ölmedi!" dedi, koptu bir feryat Vay Beyrek, deli gönlün kime emanet? On altı yıl zindanda, bitmez mi bu gurbet? Hisar’ın burçlarından dumanlar tüter Banu Çiçek yas tutar, yüreği közden beter Vay Beyrek, deli gönlün kime emanet? On altı yıl zindanda, bitmez mi bu gurbet? Hisar’ın burçlarından dumanlar tüter Banu Çiçek yas tutar, yüreği közden beter Vay Beyrek, deli gönlün kime emanet? On altı yıl zindanda, bitmez mi bu gurbet? Hisar’ın burçlarından dumanlar tüter Banu Çiçek yas tutar, yüreği közden beter Vay Beyrek, deli gönlün kime emanet? On altı yıl zindanda, bitmez mi bu gurbet? Hisar’ın burçlarından dumanlar tüter Banu Çiçek yas tutar, yüreği közden beter Dede Korkut geldi yine, boy boyladı, soy soyladı Bu yiğitlik destanını dilden dile payladı Adı kalsın dillerde, aşkı kalsın gönülde... ![]() "İlim Çin'de bile olsa ara." dediler.
Onlar aklı bir kutuya kilitlediler. |
|
|
#4 |
|
Çevrimdışı
![]() Üyelerin profil bilgilerini yalnızca kayıtlı üyeler görüntüleyebilir. Lütfen kaydol bağlantısından üye olunuz.
|
Bu medyayı görüntüleyebilmeniz için üye olmanız ve üye hesabınızla oturum açmanız gerekmektedir. Göğün en yüksek katında yanar bir ışık, Ak bulutlardan iner sessiz bir şefkat. Tengri’nin nefesiyle savrulan rüzgâr, Adını fısıldar dağlara: Umay Ana. Bozkırın ortasında ağlayan çocuk, Geceyi yaran bir ninni duyar. Görünmez kanatların gölgesinde Korkular uyur, umut uyanır. Umay Ana, ak saçlı koruyucu, Beşiğimde ay ışığı, alnımda dua. Kutsal ateşte tüten ana yüreği, Beni sar kanadınla, Umay Ana. Umay Ana, ak saçlı koruyucu, Beşiğimde ay ışığı, alnımda dua. Kutsal ateşte tüten ana yüreği, Beni sar kanadınla, Umay Ana. Altın yayla gibi saçların savrulur, Bereket olur düşen her adımın. Rahimden gelen ilk nefeste Sen varsın, ilk çığlıkta adın. Yurdun eşiğinde bir ak kuş gibi, Kötülüğü kovar nazarın. Bir annenin titreyen avucunda Senin sıcaklığın var. Karanlık çöktüğünde obalara, Al ruhumu, ışığa çıkar. Yetimlerin, gariplerin Yoluna yıldız yakar. Umay Ana, ak saçlı koruyucu, Beşiğimde ay ışığı, alnımda dua. Kutsal ateşte tüten ana yüreği, Beni sar kanadınla, Umay Ana. Umay Ana, ak saçlı koruyucu, Beşiğimde ay ışığı, alnımda dua. Kutsal ateşte tüten ana yüreği, Beni sar kanadınla, Umay Ana. Gökte bir hilal, yerde bir çocuk, Arasında senin merhametin. Bozkır kadar sonsuz, Ana kadar ebedî… Umay Ana. Umay Ana, ak saçlı koruyucu, Beşiğimde ay ışığı, alnımda dua. Kutsal ateşte tüten ana yüreği, Beni sar kanadınla, Umay Ana. Umay Ana, ak saçlı koruyucu, Beşiğimde ay ışığı, alnımda dua. Kutsal ateşte tüten ana yüreği, Beni sar kanadınla, Umay Ana. Umay Ana, ak saçlı koruyucu, Beşiğimde ay ışığı, alnımda dua. Kutsal ateşte tüten ana yüreği, Beni sar kanadınla, Umay Ana. Umay Ana, ak saçlı koruyucu, Beşiğimde ay ışığı, alnımda dua. Kutsal ateşte tüten ana yüreği, Beni sar kanadınla, Umay Ana. ![]() "İlim Çin'de bile olsa ara." dediler.
Onlar aklı bir kutuya kilitlediler. |
|
|
#5 |
|
Çevrimdışı
![]() Üyelerin profil bilgilerini yalnızca kayıtlı üyeler görüntüleyebilir. Lütfen kaydol bağlantısından üye olunuz.
|
Bu medyayı görüntüleyebilmeniz için üye olmanız ve üye hesabınızla oturum açmanız gerekmektedir. Göğün en yüksek katında yanar bir ışık, Ak bulutlardan iner sessiz bir şefkat. Tengri’nin nefesiyle savrulan rüzgâr, Adını fısıldar dağlara: Umay Ana. Bozkırın ortasında ağlayan çocuk, Geceyi yaran bir ninni duyar. Görünmez kanatların gölgesinde Korkular uyur, umut uyanır. Umay Ana, ak saçlı koruyucu, Beşiğimde ay ışığı, alnımda dua. Kutsal ateşte tüten ana yüreği, Beni sar kanadınla, Umay Ana. Umay Ana, ak saçlı koruyucu, Beşiğimde ay ışığı, alnımda dua. Kutsal ateşte tüten ana yüreği, Beni sar kanadınla, Umay Ana. Altın yayla gibi saçların savrulur, Bereket olur düşen her adımın. Rahimden gelen ilk nefeste Sen varsın, ilk çığlıkta adın. Yurdun eşiğinde bir ak kuş gibi, Kötülüğü kovar nazarın. Bir annenin titreyen avucunda Senin sıcaklığın var. Karanlık çöktüğünde obalara, Al ruhumu, ışığa çıkar. Yetimlerin, gariplerin Yoluna yıldız yakar. Umay Ana, ak saçlı koruyucu, Beşiğimde ay ışığı, alnımda dua. Kutsal ateşte tüten ana yüreği, Beni sar kanadınla, Umay Ana. Umay Ana, ak saçlı koruyucu, Beşiğimde ay ışığı, alnımda dua. Kutsal ateşte tüten ana yüreği, Beni sar kanadınla, Umay Ana. Gökte bir hilal, yerde bir çocuk, Arasında senin merhametin. Bozkır kadar sonsuz, Ana kadar ebedî… Umay Ana. Umay Ana, ak saçlı koruyucu, Beşiğimde ay ışığı, alnımda dua. Kutsal ateşte tüten ana yüreği, Beni sar kanadınla, Umay Ana. Umay Ana, ak saçlı koruyucu, Beşiğimde ay ışığı, alnımda dua. Kutsal ateşte tüten ana yüreği, Beni sar kanadınla, Umay Ana. Umay Ana, ak saçlı koruyucu, Beşiğimde ay ışığı, alnımda dua. Kutsal ateşte tüten ana yüreği, Beni sar kanadınla, Umay Ana. Umay Ana, ak saçlı koruyucu, Beşiğimde ay ışığı, alnımda dua. Kutsal ateşte tüten ana yüreği, Beni sar kanadınla, Umay Ana. ![]() "İlim Çin'de bile olsa ara." dediler.
Onlar aklı bir kutuya kilitlediler. |
|
|
#6 |
|
Çevrimdışı
![]() Üyelerin profil bilgilerini yalnızca kayıtlı üyeler görüntüleyebilir. Lütfen kaydol bağlantısından üye olunuz.
|
Bu medyayı görüntüleyebilmeniz için üye olmanız ve üye hesabınızla oturum açmanız gerekmektedir. Göğün yırtık perdesinden sızan o eski lanet, Adı fısıldanır rüzgârda, geceyle mühürlenir kader. Kara duman gibi çöker obanın üstüne, Bir adım atsan yankılanır yer altının çehresi. Ay tutulur gözlerinde, yıldızlar kanar, Toprak titrer, taşlar dua diye ağlar. Karanlığın rahminden doğan bir gölge, Adı Dunganga… suskunluğun özünde. Ey Dunganga! Göğün unuttuğu çığlık mısın? İnsanla gölge arasında Kopmuş bir bağ mısın? Ey Dunganga! Küllerim savrulur rüzgârına, Işığa yürürken ardımda Senin izlerin var hâlâ. Şaman davulu çalar, ateş kıvranır, Kamların nefesiyle karanlık yarılır. Bir sır gibi saklısın eski destanlarda, Adın geçer korkuyla titreyen dudaklarda. Yer altının kapıları aralanır gece, Her fısıltın bir yara, her bakışın bilmece. Gök Tanrı’ya yükselir yakarışlar, Ama sen pusuda beklersin, zaman donar. Ey Dunganga! Göğün unuttuğu çığlık mısın? İnsanla gölge arasında Kopmuş bir bağ mısın? Ey Dunganga! Küllerim savrulur rüzgârına, Işığa yürürken ardımda Senin izlerin var hâlâ. Ey Dunganga! Göğün unuttuğu çığlık mısın? İnsanla gölge arasında Kopmuş bir bağ mısın? Ey Dunganga! Küllerim savrulur rüzgârına, Işığa yürürken ardımda Senin izlerin var hâlâ. Bir adım karanlığa, bir adım ateşe, Ruhum asılı kalmış iki âlem eşiğinde. Ya seni yenip doğacağım şafakta, Ya adım silinecek kül olmuş toprakta. Ey Dunganga! Göğün unuttuğu çığlık mısın? İnsanla gölge arasında Kopmuş bir bağ mısın? Ey Dunganga! Küllerim savrulur rüzgârına, Işığa yürürken ardımda Senin izlerin var hâlâ. Ey Dunganga! Göğün unuttuğu çığlık mısın? İnsanla gölge arasında Kopmuş bir bağ mısın? Ey Dunganga! Küllerim savrulur rüzgârına, Işığa yürürken ardımda Senin izlerin var hâlâ. Ey Dunganga! Korkunun ta kendisi misin? Yoksa içimde saklı Yenilmez bir gölge misin? Ey Dunganga! Adını haykırdım gecenin bağrına, Şimdi doğan güneşle Kırılır zincirin karanlığına! Ey Dunganga! Korkunun ta kendisi misin? Yoksa içimde saklı Yenilmez bir gölge misin? Ey Dunganga! Adını haykırdım gecenin bağrına, Şimdi doğan güneşle Kırılır zincirin karanlığına! ![]() "İlim Çin'de bile olsa ara." dediler.
Onlar aklı bir kutuya kilitlediler. |
|
|
#7 |
|
Çevrimdışı
![]() Üyelerin profil bilgilerini yalnızca kayıtlı üyeler görüntüleyebilir. Lütfen kaydol bağlantısından üye olunuz.
|
Bu medyayı görüntüleyebilmeniz için üye olmanız ve üye hesabınızla oturum açmanız gerekmektedir. Başlangıç yoktu, yalnızca gök ve su, Sessizliğin içinde doğdu ulu ruh. Karanlık boşlukta bir ışık yandı, Kayra Han’ın sözüyle kader yazıldı. Yüksek katlarda oturur göğün tahtında, Yıldızlar döner onun bakışlarında. Zamanın kapısı açıldı bir anda, Evren şekil buldu kutsal buyruğunda. Ey göğün ulu hanı, Kayra Han! Rüzgâr adını taşır her zaman. Gök kubbede yankılanır ferman, Başlangıcın adı sensin her zaman. Ey göğün ulu hanı, Kayra Han! Rüzgâr adını taşır her zaman. Gök kubbede yankılanır ferman, Başlangıcın adı sensin her zaman. Ülgen’e verdi ışığın yolunu, Yeryüzüne serdi yaşamın tohumunu. Göğün katları yükseldi bir bir, Yıldızlar oldu sonsuzluğun mühür. Bozkırın rüzgârında eski bir ses, Ataların duası, kadim nefes. Gök Tengri’nin altında yankılanır adın, Zamanı aşan bir kutsal yadigârın. Ey göğün ulu hanı, Kayra Han! Rüzgâr adını taşır her zaman. Gök kubbede yankılanır ferman, Başlangıcın adı sensin her zaman. Ey göğün ulu hanı, Kayra Han! Rüzgâr adını taşır her zaman. Gök kubbede yankılanır ferman, Başlangıcın adı sensin her zaman. Gecenin koynunda yıldızlar yanar, Göğün derinliğinde kadim sırlar. Ve her doğan günle birlikte anılır, Kayra Han’ın sonsuz hükmü yaşar. Ey göğün ulu hanı, Kayra Han! Rüzgâr adını taşır her zaman. Gök kubbede yankılanır ferman, Başlangıcın adı sensin her zaman. Ey göğün ulu hanı, Kayra Han! Rüzgâr adını taşır her zaman. Gök kubbede yankılanır ferman, Başlangıcın adı sensin her zaman. Ey göğün ulu hanı, Kayra Han! Rüzgâr adını taşır her zaman. Gök kubbede yankılanır ferman, Başlangıcın adı sensin her zaman. ![]() "İlim Çin'de bile olsa ara." dediler.
Onlar aklı bir kutuya kilitlediler. |
| Yer İmleri |
| Konuyu 1 kişi okuyor: (0 üye ve 1 misafir) | |
|
|
| Forum | Bilgilendirme | Künye |
|
Powered by vBulletin® Version 3.8.11 Copyright ©2000 - 2026, vBulletin Solutions Inc. Forum Sahibi: Dea Dia ve Gece |
Sitemiz; yer sağlayıcı bir forum sitesidir. Forumel.Com adresimizde yapılan paylaşımlar, moderasyon ekibimizin onayına dahil olmadan direkt olarak yayınlanmaktadır. 5237 sayılı TCK (Türk Ceza Kanunu) ve 5651 Sayılı Kanun'un ilgili maddelerini ihlal eden kişilerin IP adresleri de dahil olmak üzere sair kişi veya adli mercilere müzekkere (Resmi Üst Yazı), tarafımıza tanzim edildiği takdirde paylaşılacaktır. Hukuka aykırı bir paylaşımın olduğunu düşündüğünüz mesaj ya da konuyu; İLETİŞİM linkine bildirim yoluyla iletebilirsiniz. 48 saat içerisinde mevcut şikâyetiniz üzerinden tarafınıza ulaşılacak, gerekli işlemler tesis edilecektir. |
|