Forumel.Com

Geri Git   Forumel.Com > Dinler ve Kültürleri > İslamiyet Tarihi > Kur'an-ı Kerim

Kur'an-ı Kerim Kur'an-ı Kerim'den ayetler ve sureler


Fecr Sûresi

Kur'an-ı Kerim'den ayetler ve sureler



Konu Bilgileri
Konu Başlığı
Fecr Sûresi
Konudaki Cevap Sayısı
1
Şuan Bu Konuyu Görüntüleyenler
 
Görüntülenme Sayısı
413

Kullanıcı Etiket Listesi

3Beğeniler
  • 3 Post By windflower

 
 
LinkBack Seçenekler Stil
Prev önceki Mesaj   sonraki Mesaj Next
Eski 17 Şubat 2023, 17:57   #1
Çevrimiçi
windflower
windflower - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelerin profil bilgilerini yalnızca kayıtlı üyeler görüntüleyebilir. Lütfen kaydol bağlantısından üye olunuz.
dftr Fecr Sûresi

Fecr Sûresi


Fecr Sûresi Okunuşu Nasıldır?

Cenab-ı Allah'ın, Cebrail (a.s.m) vasıtasıyla İslam aleminin peygamberi Hz.Muhammed'e (s.a.v) gönderdiği Kur'an-ı Kerim'deki sûreleri okumanın faziletleri vardır. Kur'an okumak ibadettir ve Allah'ın salih kullarından biri olmak için ibadetin tam bir şekilde yapılması gerekir. Peygamber efendimiz (s.a.v) Kur'an okumak konusunda örnek alınmalıdır. Onun Kur'an okumak ile ilgili sözleri teşvik edicidir. Fecr, kelime anlamı olarak şafak vakti ve tan yerinin aydınlanması anlamına gelir. Sıra olarak Leyl sûresinden sonra indirilmiştir. Mekke-i mükerremede nüzul olan Fecr sûresi, 30 ayetten oluşur. Kur'an-ı Kerim'in, 592. ile 593. sayfalarında ve 30. Cüzde bulunur.

Bismillahirrahmanirrahim

1.Vel fecri.
2.Ve leyalin 'aşrin.
3.Veşşef'ı velvetri.
4.Velleyli iza yesri.
5.Hel fiy zalike kasemün liziy hıcrin.
6.Elem tere keyfe fe'ale rabbüke bi'adin.
7.İreme zatil'ımadi.
8.Elletiy lem yuhlak mislüha fiylbiladi.
9.Ve semudelleziyne cabussahre bilvadi.
10.Ve fir'avne ziyl'evtadi.
11.Elleziyne tağav fiylbiladi.
12.Feekseru fiyhelfesade.
13.Fesabbe 'aleyhim rabbüke sevta 'azabin.
14.İnne rabbeke lebil mirsadi
15.Femmel'insanü iza mebtelahü rabbühu feekremehu ve na'amehu feyekulü rabbiy ekremeni.
16.Ve emma iza mebtelahü fekadere 'aleyhi rizkahu feyekulü rabbiy ehaneni.
17.Kella bel la tükrimunelyetiyme.
18.Ve la tehaddune 'ala ta'amilmiskiyni.
19.Ve te'külunettürase eklen lemmen.
20.Ve tühıbbunelmale hubben cemmen.
21.Kella iza dükketil'ardu dekken dekken.
22.Ve cae rabbüke velmelekü saffen saffen.
23.Ve ciy'e yevmeizin bicehenneme yevmeizin yetezekkerül'insanü ve enna lehüzzikra.
24.Yekulü ya leyteniy kaddemtü lihayatiy.
25.Feyevmeizin la yü'azzibü 'azabehu ehadün.
26.Ve la yusiku ve sakahu ehadün.
27.Ya eyyetühennefsülmutmeinnetü.
28.İrci'ıy ila rabbiki radıyeten merdıyyeten.
29.Fedhuliy fiy 'ıbadiy.
30.Vedhuliy cennetiy.

Mekke döneminde inmiştir. 30 âyettir. Sûre, adını birinci âyetteki “el-Fecr”kelimesinden almıştır. Fecr, tan yerinin ağarması vakti demektir.

Fecr Sûresi Türkçe Anlamı ve Meali Nedir?

İbadete engel olan bazı durumlar vardır. Kadınlar özel günlerinde ibadetten muaftırlar. Regl halinde iken abdest alamazlar ve Kur'an'a dokunmaları günahtır. Fakat, bazı sûreleri okumaları sakıncalı değildir. Fecr sûresini ve anlamını, yazılı bir kağıttan, telefondan veya bilgisayardan okumalarında bir mahsur yoktur. Diğer zamanlarda ise hem kadınların, hem de erkeklerin Kur'an'dan abdestsiz bir şekilde okumaları yasaktır. Ezberden okunmasında bir problem yoktur. Fecr, bilinen namaz sûreleri içinde yer almayan bir sûredir. Bundan dolayı namazda okunması mecburi değildir. Fecr sûresinin anlamı şu şekildedir:
Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla
1.Yemin olsun tan yerinin ağarmasına;
2.On geceye;
3.Çift olana ve tek olana;
4.Geçip gitmekte olan geceye.
5.Düşünen kimse için bunlar yemine konu olacak kadar önemli değil midir?
6.Görmedin mi, rabbin ne yaptı Âd kavmine;
7.Ülkeler içinde benzeri yaratılmamış olan,
8.Sütunlarla dolu İrem'e;
9.Vadide kayaları oyarak şehir yapan Semûd'a;
10.Kazıklı Firavun'a?
11.İşte bunların hepsi ülkelerinde azgınlık etmişlerdi.
12.Oralarda durmadan fesat çıkardılar.
13.Bu yüzden rabbin onların üzerine kırbaç gibi ceza yağdırdı.
14.Çünkü rabbin her şeyi yakından izlemektedir.
15.İnsan ise; Rabbi onu deneyip de kendisine ikramda bulunduğunda, ona bol bol nimetler verdiğinde, "Rabbim bana ikram etti" der.
16.Ama onu deneyip rızkını daraltınca da, "Rabbim beni aşağıladı" der.
17.Hayır, hayır! Yetime ikram etmiyorsunuz.
18.Yoksulu yedirmek konusunda birbirinizi teşvik etmiyorsunuz.
19.Haram helâl demeden mirası alabildiğine yiyorsunuz.
20.Malı da pek çok seviyorsunuz.
21.Hayır, yeryüzü (kıyamet sarsıntısıyla) parça parça olup dağıldığı zaman,
22,23.Rabbinin buyruğu ve saf saf dizilmiş olarak melekler geldiği ve o gün cehennem getirildiği zaman, işte o gün insan (yaptıklarını birer birer) hatırlar. Fakat bu hatırlamanın ona nasıl faydası olacak!?
24."Keşke bu hayatım için önceden bir şey yapsaydım" der.
25.Artık o gün, Allah'ın edeceği azabı kimse edemez.
26.Onun vuracağı bağı kimse vuramaz.
27- Allah şöyle der: "Ey huzur içinde olan nefis!"
28- "Sen O'ndan razı, O da senden razı olarak Rabbine dön!"
29- "(İyi) kullarımın arasına gir."
30- "Cennetime gir."

Nuzül

Mushaftaki sıralamada seksen dokuzuncu, iniş sırasına göre onuncu sûredir. Leyl sûresinden sonra, Duhâ sûresinden önce Mekke’de inmiştir.

Konusu

Sûrede peygamberlere karşı çıkan ve ilâhî mesajı reddeden bazı eski toplulukların başlarına gelen felâketler hatırlatılmakta; Allah Teâlâ’nın insanı çeşitli yollarla imtihan etmesine değinilmekte, bazı insanlardaki mal tutkusu ve bencillik duygusu eleştirilmekte; kıyamet halleri, iyi ve kötü insanların âhiretteki durumları anlatılarak insanlar uyarılmaktadır.
“Şafak vakti” diye çevirdiğimiz fecr kelimesi masdar olarak “tan yerinin ağarması”, isim olarak belirttiğimiz anlamı yanında, “sabah aydınlığı, şafak vakti, tan yerinin ağarma zamanı” gibi anlamlara gelmektedir. Tan yerinin ağarma zamanı ortalığın aydınlanmaya, canlıların da uyanmaya başlaması, bir çeşit yeniden dirilmeye benzediği için yüce Allah sabah aydınlığına yemin ederek aşağıda anlatılacak konulara dikkat çekmiştir (Râzî, XXXI, 161; ayrıca krş. Tekvîr 81/18). 2. âyette geçen on gecenin, hac ayı olan zilhiccenin ilk on gecesi, hicrî yılın birinci ayı olan muharremin ilk on gecesi, ramazanın ilk veya son on gecesi olduğu yönünde değişik rivayetler vardır. Ancak birinci mâna tercihe daha uygundur. Çünkü bu sûre Mekke’de indiğine, ramazan orucu ise Medine’de farz kılındığına göre ikinci ve üçüncü şıklardaki günler sûrenin indiği dönemde özel bir önem taşımıyordu. Zilhiccenin ilk on günü ise sûrenin inmesinden önce de Araplar’da kutsal sayılıyordu.

3. âyette geçen “çift ve tek”ten neyin kastedildiği konusunda da farklı yorumlar bulunmakla birlikte, çift olanıyla tek olanıyla bütün varlıklar üzerine yemin edildiğini söylemek en uygun olanıdır. Çünkü varlık yokluğa göre bizâtihî bir değerdir. Nitekim İslâm düşünce tarihinde varlık hayır, yokluk şer kabul edilmiştir. Ayrıca burada belli varlıklardan ziyade bu kavramlara (tek ve çift) dikkat çekildiği; mutlak tek olan Allah’ın dışında “tek”in bulunmadığı, tek gözüken yaratılmış varlıkların ortak özelliklerinin bulunması itibariyle çift ve benzer olduklarına işaret edildiği de söylenebilir (bilgi için bk. Şevkânî, V, 506; Ateş, X, 457). 4. âyette zikredilen “geçip gitmekte olan gece”nin, “Müzdelife gecesi” veya “bayram gecesi” olduğu söylenmiştir (bk. Elmalılı, VIII, 5797). Ancak ifadenin mutlaklığını ve başka pek çok âyette birçok kozmik varlık ve olaylara, belirleme yapılmaksızın yemin edildiğini dikkate alarak bunu da bütün geceler olarak anlamak daha uygun olur.

5. âyetteki “Aklı olan kimse için bunlar yemine konu olacak kadar önemli değil midir?” cümlesinin başında aslında soru edatı bulunmakla birlikte bunun, kesinlik edatı olan “kad” anlamıyla kullanıldığı konusunda görüş birliği vardır. Bu ifade tarzı, yukarıda kendilerine yemin edilen varlıkların çok önemli varlıklar olduğunu gösterir. Uygun olan her türlü takdire açık olsun diye yeminlerin cevabı yani ne maksatla yemin edildiği belirtilmemiştir. Müfessirlere göre Allah Teâlâ bu dört âyette kendi katında önemli olan varlıklara yemin ederek öldükten sonra dirilme, kıyamet, hesap, ceza ve mükâfatın gerçekleşeceğini vurgulamıştır; yahut yeminin cevabı “Çünkü rabbin her şeyi yakından izlemektedir” meâlindeki 14. âyettir. Bu da şöyle yorumlanmıştır: Yukarıda sayılanlara yemin olsun ki rabbin her şeyi yakından izlemektedir; hiçbir şey O’nun bilgisi dışında değildir; O, bütün yapıp ettiklerinizi bilmektedir ve karşılığını ceza veya ödül olarak verecektir” (Şevkânî, V, 507).

“Akıl” mânasında kullanılan hıcr kelimesinin kök anlamı “engellemek”tir, akıl kavramının sözlük anlamı da aynıdır. Akıl, insanı yanlış bilgi ve düşünceden, kötü davranışlardan alıkoyma yeteneğine sahip olduğu için ona bu isim verilmiştir. Buna göre âyet, genel olarak ilâhî bildirimlerin, özellikle de bu âyetlerde üzerlerine yemin edilen doğal varlık ve olayların anlam ve değerini, Allah’ın neden bu varlıklar üzerine yemin ettiğini, insanın ancak aklını doğru kullanarak anlayabileceğini ifade etmektedir.






Alıntı


 
 

Yer İmleri


Konuyu 1 kişi okuyor: (0 üye ve 1 misafir)
 

Gönderim Kuralları
Yeni konu açamazsınız
Cevap yazamazsınız
Ek dosya gönderemezsiniz
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz

BB code is Açık
İfadeler Açık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Tüm saatler GMT +3 biçimindedir. Şu anki saat 22:54.

Forum Bilgilendirme Künye
Powered by vBulletin® Version 3.8.11
Copyright ©2000 - 2026, vBulletin Solutions Inc.

Forumel, lisanslı vBulletin kullanmaktadır!
Forum Sahibi: Dea Dia ve Gece

Sitemiz; yer sağlayıcı bir forum sitesidir. Forumel.Com adresimizde yapılan paylaşımlar, moderasyon ekibimizin onayına dahil olmadan direkt olarak yayınlanmaktadır. 5237 sayılı TCK (Türk Ceza Kanunu) ve 5651 Sayılı Kanun'un ilgili maddelerini ihlal eden kişilerin IP adresleri de dahil olmak üzere sair kişi veya adli mercilere müzekkere (Resmi Üst Yazı), tarafımıza tanzim edildiği takdirde paylaşılacaktır. Hukuka aykırı bir paylaşımın olduğunu düşündüğünüz mesaj ya da konuyu; İLETİŞİM linkine bildirim yoluyla iletebilirsiniz. 48 saat içerisinde mevcut şikâyetiniz üzerinden tarafınıza ulaşılacak, gerekli işlemler tesis edilecektir.

Eğlenceli Genel Forum Sitesi, Genel Forum Sitesi, Genel Forum Siteleri, Genel Forum