Forumel.Com

Geri Git   Forumel.Com > Eğitim > Eğitim ve Öğretim > Kişisel Gelişim

Kişisel Gelişim Kişisel gelişiminize yardımcı olacak makaleler, yönergeler ve konular bu bölümde.


Yas Süreci İle İlgili Bilinmeyenler

Kişisel gelişiminize yardımcı olacak makaleler, yönergeler ve konular bu bölümde.



Konu Bilgileri
Konu Başlığı
Yas Süreci İle İlgili Bilinmeyenler
Konudaki Cevap Sayısı
1
Şuan Bu Konuyu Görüntüleyenler
 
Görüntülenme Sayısı
277

Kullanıcı Etiket Listesi

  
 
LinkBack Seçenekler Stil
Eski 11 Kasım 2022, 11:19   #1
Çevrimdışı
Leydihan
Avatarsız Forumel Üyesi
Üyelerin profil bilgilerini yalnızca kayıtlı üyeler görüntüleyebilir. Lütfen kaydol bağlantısından üye olunuz.
ok! Yas Süreci İle İlgili Bilinmeyenler

Yas Süreci İle İlgili Bilinmeyenler

Bir kaybın ardından sağlıklı bir yas süreci yaşanmadığında, uzun vadeli bir kederin esiri olabiliyoruz. Oysa yas sürecini anlamak bizi birçok negatif döngünün içinden çıkarmaya yardımcı olabilir.



Yas tutmak bazen zamanın bir köşesinde sıkışıp kalmışız gibi hissettirir. Bazen bu sıkışıklığın nedeni yasın kendisi değildir; bir şeyleri kaybettiğimizin ve yas tutmamız gerektiğinin farkında olmadığımızda bu sıkışma döngüsünde kalırız. Yas, sanılanın aksine sadece bir yakınımız öldükten sonra ortaya çıkmaz. Yası bir kutuya sığdıramayız. Bazı yas çeşitlerinin üstesinden gelmek yıllar sürebilir, bazıları ise birkaç ayda çözülür gider, bazen de yas bir anlık idrak sonucu misyonunu tamamlayabilir. Herkesin yas tutma şekli ve sebebi farklıdır ancak süreçte tek bir şey her zaman aynıdır. Hiç kimse ‘tam zamanında yas tuttum’ demez.

Yas tutmak bazen bir gecikme hissi, bir donakalmayla ortaya çıkar. “Ne oldu şimdi?” diye şaşırır kalırsınız. Yas doğrusal bir süreç olarak da ilerlemez. Bazen her şeyi aştığınızı hissedersiniz, bazen de tüm hikaye yüzünüze çarpar durur. Çünkü yas, içten içe görülmek, duyulmak, hissedilmek ister. Gün boyu bir şekilde ondan kaçınabilirsiniz ama o size uykunuzda geri döner. Uyandığınızda yası kalbinizin üzerine uzanmış halde bulursunuz. Yas hiçbir zaman ‘burada yeterince kaldım, artık gidebilirim’ demez. Yas hissi kalbi sıkıştırır, huzurunuzu bozar. Ama yine de o sadece acı çekmenize yarayan kötü bir güç değildir; aslında yas, hayatınızla ve aslında gerçekten neye değer verdiğinizle ilgili bir gerçeğe ve daha derin duygulara eşlik eder. Derinlerde bir şeyi ne kadar çok istemiş olduğunla, birine gerçekten de ne kadar çok değer verdiğinle, bulunduğun yerden ne kadar uzağa gelmiş olmanla ilgili duygular da yasın eşlikçisi olabilir.

Mark Nepo’nun güzel bir sözü var: “Gerçeği bilmek için acı gerekliydi ama bu gerçeği hayatta tutmak için acıyı da yaşatmak zorunda değilsiniz.”

Yas her zaman bir depresyon hali olarak ortaya çıkmaz. Bazen yas sürecinde ve kalp kırıklığı içinde olabiliriz ve bunu fark etmeyebiliriz.

İşte yas sürecini tetikleyen olan bazı olaylar:
  • Bir ayrılık
  • Çocukluk evinizin satılması
  • Her zaman istediğiniz ama hiç sahip olamadığınız bir şey
  • Birinin ölmesi
  • Hala hayatta olan ama sizin hayatınızda var olmayan birisi
  • Bir hayalin kaybedilmesi
  • Boşanma
  • Kısırlık
  • Kendine zarar veren birini sevmek
  • Bir evcil hayvanın kaybı
  • Bir arkadaşlığın bitmesi
  • İşinizi kaybetmek ya da kariyerinizin bitmesi
Yas tutma süreci

Yas süreci birkaç aşamada gerçekleşir ve ilk aşama genellikle inkar etmekle başlar. Bu da aslında iyi bir şeydir. Savunma mekanizmalarımız bizi korumak için vardır. İnkar etme hali, aksi dayanılmaz olduğunda devreye girer. İdeal olan, inkârın zamanla silinip gitmesi ve yasın gerçekçi bir şekilde hissedilmeye başlanmasıdır. Genellikle yasımızı içimize gömeriz. Yas ufak ufak baş verir ve biz ona dikkat etmeyiz ve kendimizi uyuşturmayı, hissizleşmeyi tercih ederiz. Sonra daha güçlü bir şekilde zıplayarak kendini göstermek ister ve biz de daha ağır bir şekilde ondan kaçarız. İşte bu, yasın içine sıkışıp kalmaktır. Yas yolu bir döngüye dönüşür ve insanlar kendilerini bu döngünün içinde kaybeder.

Daha iyi bir yol var mı?

Yas sürecinde kaybolmaktan daha iyi bir yol elbette vardır ama kendiniz seçmediğiniz sürece bu yolu yürümeye zorlanmamalısınız. Bazı kayıplar o kadar zarifçe acıtır ki, kimse gerçekten bunu anlayamaz ve aslında o döngüde kaldığınız için de kimse sizi suçlayamaz.

Eğer yolunuzu şaşırtan, başınızı döndüren bir yas döngüsünden çıkmaya karar verirseniz, bu adımları izleyebilirsiniz:

1- Anlamak

Başkaları görmese bile kalbinizin kırılmış olduğunu anlamalısınız. Yas tutmanın ‘doğru’ bir yolu olmadığını ve yasın asla doğrusal ilerlemediğini aklınızda bulundurmalısınız. 6 ay, 4 yıl, 15 yıl... Aradan ne kadar zaman geçmiş olduğunun hiçbir önemi yok. Yas için süreler önemsizdir. Siz yasınızı anlamaya ve tanımlamaya başladığınızda yas süreci başlar. Başka bir deyişle, gerçekten neler olduğunu (veya olmadığını) tam olarak idrak etmeye başladığınızda...

2- Onaylamak

Yas tutmadan önce, yas tutmaya ihtiyacınız olduğunu onaylamalısınız. Size yük olan bir şey oldu ya da bir şeyin olmamasını yük edindiniz; bunu yürekten kabul etmelisiniz. İronik olarak, bir şeyi yük edindiğinizde size aynı anda hem bir şey verilmiştir, hem de sizden bir şeyler alınmıştır. Sizden nelerin alındığını düşünüyorsunuz? Sırtınıza nelerin yüklendiğini hissediyorsunuz? Bu sorulara vereceğiniz cevaplar yasınızı onaylamanızı kolaylaştıracak.

3- Dokunmak

Hissettiğiniz tüm öfke, üzüntü, zorluk, direnç, merhamet gibi duygularınızın yanı sıra kaybınıza da dokunmanız gerekir. Kaybınızın hayatınıza getirdiği duygulara yer açmak, yasınızla da temas etmenizi sağlar. Sezgisel olarak çaresizce hissetmek istemediğiniz duygulara dönmek isteyebilirsiniz ama bu duygularla temas etmeden, onlarla bağlantı kurmadan ve onlara dokunmadan yas sürecinizi tamamlamanız mümkün değildir. Kaybınızı elinizde tutup hissetmelisiniz, kalbinizde ve hayatınızda hissetmelisiniz. Kaybın tümünü hissetmeniz gerekir. Yas, durup dinlenmeksizin hissedilmeyi talep eder. Ya duygularla yüzleşmek için kendinize izin verirsiniz, ya da yanlış yönlendirilmiş bir kendinizi koruma duygusu içinde bir kabuğa sıkışıp kalırsınız.

4- İlerlemek

Yas hissi bazen o kadar uzun süre takılır kalır ki onunla neredeyse arkadaş olursunuz. Tanıdık ve öngörülebilir olmasıyla tuhaf bir şekilde rahatlatıcı bile hissettirir. Yasla baş etmek demek bu tanıdık hisleri bırakıp daha az tanıdık ve öngörülür olan, dolayısıyla daha korkutucu bulduğumuz yeniliklere doğru ilerlemeyi bilmek gerekir. Yine de yasınıza gerçekten hitap etmek için onunla gerektiği kadar yürümeli ve onun merkez üssüne kadar ilerlemelisiniz. Klasik bir kahramanın yolculuğu hikayesinde olduğu gibi, balinanın karnına girmeniz gerekir. Orada – ve yalnızca orada – acınızın diğer tarafında sizi bekleyen o öngörülemez yaşam parçalarının kapısını bulacaksınız. Yani... Kalbinizin kırıldığını anlayın. Neden kırıldığını anlayın. Yasınıza dokunun. Acının diğer tarafına giden tek yol olduğu için yasınızın merkezine doğru hareket edin. Unutmayın, yaşadığınız bu yas sizindir ve onu dilediğiniz kadar yanınızda taşıyabilirsiniz. Sadece yeterince hazır hissettiğinizde onu bırakın ve eğer hazır hissetmiyorsanız, gerçekten hiç sorun değil. Eğer artık yasınızla yüzleşip onu bırakmaya hazırsanız, daima profesyonel destek alabileceğinizi aklınızdan çıkarmayın. Yasın içinde dolaşmak öngörülemeyen, bazen de tehlikeli olabilen bir yolculuktur. Bunu hiçbir zaman yalnız yapmak zorunda değilsiniz.


 
Eski 30 Ağustos 2023, 01:43   #2
Çevrimdışı
Leydihan
Avatarsız Forumel Üyesi
Üyelerin profil bilgilerini yalnızca kayıtlı üyeler görüntüleyebilir. Lütfen kaydol bağlantısından üye olunuz.
Varsayılan Cevap: Yas Süreci İle İlgili Bilinmeyenler

Yas tutma süreci ve yasın psikolojisi

Yas sürecini herkes farklı yaşar. Kayıpla birlikte yaşamak nasıl öğrenilir? Kayıp veren yakınınıza nasıl yardım edebilirsiniz? Nöroloji Uzmanı Dr. Mehmet Yavuz anlatıyor.



Önemli bir kayıp yaşayan kişi, hayatını yeniden organize edip kurmadan önce, daha düne kadar hayatında çok önemli yer tutan ama şimdi kaybolan kişiyle vedalaşmak, hayatın ağırlığı karşısında yeniden soluklanmak ve kimi zaman çok zor olan gerçekleri sindirmek için yas tutmaya ihtiyaç duyar. Kaybın acısı insanın her yanını sarar, insanın içini "Artık hayat bir daha hiç eskisi gibi eğlenceli olmayacak" hissi kaplar. Nöroloji Uzmanı Dr. Mehmet Yavuz bu durumda olanlara yapılması gerekenleri şöyle anlatıyor;

Yas, içimizden bir parça kopması hissinin iyileştirilmesi sürecidir. Yaşamımıza devam etmemizi, yine başkalarını sevebilmemizi ve kaybımızı kabullenebilmemizi sağlar. Tabii ki yas süreci sonrasında kaybetmiş olmanın verdiği üzüntü hala vardır ama bu artık hayatımızı sürdürmeye engel olacak boyutlarda olmayacaktır. Ancak kaybın sadece sevilen birinin ölümü olmadığı, kişinin sağlık, güç ya da fonksiyon kaybından da kaynaklanabileceği unutulmamalıdır.

Yas sürecini herkes aynı şekilde mi yaşar?

Kaybın doğası genellikle kişinin tecrübe ettiği yasın niteliğini belirler. Örneğin çok yaşlı ya da uzun zamandır hastalık çeken sevilen birinin ölümünü kurtuluş olarak gören biri, çocuğunu aniden kaybeden birinin hissettiği endişe ve kederi aynı şekilde hissetmeyebilir. Çocuğunu kaybeden anne bu durumla hiçbir hazırlık ya da uyarı olmaksızın karşı karşıya kalmıştır. Doğal ölümlerde yaşanan yas ile travmatik ölümlerde yaşanan yas farklıdır.

Travmatik ölüm diye tanımlayabileceğimiz ölümler; ani, beklenmedik, başka birisinin neden olduğu bir kaza, saldırı, ya da doğal afetler ve amansız hastalıklar sonucunda yaşanan kayıplardır. Kişinin ailesi yakınları yoğun bir haksızlık hissi yaşar. “Hayat adil değil, iyi insanların başına böyle şeyler geliyorsa artık dünya güvenli bir yer değil” gibi düşünceler insanın aklından çıkmaz.

Travmatik ölümlerde yaşanan yas çok daha uzun süreli ve yoğun olur. Olağan yas sürecinin basamakları vardır ancak travmatik yasta, bu süreç benzeri bir şekilde fakat süre olarak daha uzun bir zamana yayılmış olarak işler.

Yas süreci hangi aşamalardan geçerek gelişir?

İnkar ve şok

Başlangıçta, sevdiğimiz birinin ölümünü kabul etmek zordur, ölümün gerçekliğini inkar edebiliriz. Yakınınızın ölümüyle ve genel olarak ölümle ilgili duygularınızı yakınlarınızla paylaştıkça, kabullenmek kolaylaşır.

Pazarlık

Kayıp gerçeğinden kaçınma amacıyla yapılan bu son girişimde kişi Tanrı’yla pazarlık etme girişiminde bulunur. Bu aşamada temel düşünce “Evet, başıma gelenleri kabul edeceğim ama bazı şartlarım olacak” şeklindedir; artık kayıp kabul edilmeye ve kayıp sonrası yeni hayatın koşulları gözden geçirilmeye başlamıştır.

Kızgınlık

Sizi geride bırakıp gittiği, yaşamdayken yaptığı ya da yapmadığı şeyler için ölen kişiye kızgınlık duyabilir, bu kızgınlığınızı başkalarına yöneltebilirsiniz. Ölen birine kızgınlık duymak sizi dehşete düşürebilir, oysa olanları kabul ederek ve paylaşarak zaman içinde daha az kızgın olursunuz.

Suçluluk

Bir yakınınızı kaybettiğinizde, onunla yaptığınız ya da yapmadığınız şeylerden ötürü pişmanlık ve suçluluk hissedebilirsiniz. Yaşananları değiştiremezsiniz, hata yapmış olsanız da insani yanınızı kabul edin, kendinizi affedin.

Adalet arama

Bu aşamada en çok sorulan soru şudur: “Neden ben?” Ölümün adaletsizliğine karşı çıkar ve yaşadığınız kaybın bir şeyin bedeli olup olmadığını anlamaya çalışır, bulamayınca isyan edebilirsiniz. Ölümü hak edilecek bir ceza değil, yaşamın akışının bir parçası olarak görmeye çalışın.

Depresyon

Başlangıçta büyük bir kayıp ya da boşluk hissi yaşayabilirsiniz. Ruh halinde düzensizlikler, yalnızlık duygusu ve sosyal çevreden uzaklaşma bunu izleyebilir. Yas tutan biri olarak eski halinize dönmek ve sosyal çevrenizde olup bitenlerle eskisi gibi ilgilenmek zaman alabilir. Unutmayın ki bu aşamada cesaret verme ya da güven tazeleme gibi teselliler değil, acıya saygı ve sosyal destek yardımcı olur.

Yalnızlık

Kaybınız nedeniyle sosyal yaşamınızda oluşan değişiklikler, kendinizi yalnız ve korku içinde hissetmenize neden olabilir. İnsanlarla görüşür, yeni arkadaşlar edinirseniz, bu duygularınız zamanla azalır.

Kabullenme

Kaybı kabullenme, ondan mutluluk duymak demek değildir. Kaybedileni unutmak ya da önemsememek de değildir. Tam tersine, durumun gerçek olduğunu kabul ederek, onunla başa çıkmaya çalışırsınız.

Umut

Zamanla hatırlamanın daha az acı verdiği bir noktaya gelecek, geleceğe ve daha güzel günlere umutla bakmaya başlayacaksınız. Değiştiremeyeceğimiz gerçeklerle başa çıkmada kendinize zaman tanıyın.

Yas terapisi nedir?

Yas süreci, sıklıkla kayıp acısını ya da bununla baş etmeyi tecrübe etmemiş kişiler tarafından anlaşılması oldukça zor, yalnız yaşanan, gizli ve mahrem kalmış bir alandır. Yas terapisi, yas sürecinin yeteri kadar uygun biçimde ve doğal akışı içinde yaşanmasını amaçlar. Bu nedenle terapide, yas sürecinin bahsettiğimiz evrelerini tanımak hastalarımıza ve aile üyelerine kayıpla baş etme konusunda yardım için atılacak ilk adımdır. Hangi süreçten geçtiklerini anlayarak yas yaşantısı içinde olan kimseleri daha iyi destekleyebilir ve özel ihtiyaçlarını belirleyebilirsiniz.

Kayıpla birlikte yaşamayı kolaylaştırabilen yollar neler?

• Yalnızlık, kızgınlık ve üzüntü gibi duyguları açıkça ve dürüstçe arkadaşlarınızla, ailenizle ve yakınlarınızla tartışın.

• Umudunuzu koruyun.

• Eğer dinsel inançlarınız sizin için önemliyse, bir din insanıyla inançlarınız ve duygularınızla ilgili konuşun.

• Kaybınızla ilgili yaşantılarınızı paylaşabileceğiniz bir destek grubuna katılın.

• Kendinize iyi bakın, bedeninize özen gösterin, dengeli beslenin ve iyi dinlenin.

• Kendinize sabırlı davranın, iyileşmek zaman alır, bazı günler kötü, bazıları ise iyi olacaktır.

Kayba uğramış yakınımıza yardım etmek için neler yapabiliriz?

• Kayba uğramış arkadaşınıza, yakınınıza yardımcı olmak için onun yanında olun, acısını paylaşın, saygı duyun, ancak cesaret ve güven veren telkin ve tesellilerden uzak durun. Bunlar işe yaramaz.

• Arkadaşınızı üzmemek niyetiyle kayıpla ilgili konuşmaktan kaçınmayın. Tam tersine, o istemediğini belirtmediği sürece durum hakkında konuşun. Konuşmaktan kaçınmak o duyguyu yok etmez, tersine pekiştirir.

• Konuşmada yaşananları kolaylaştırma amacıyla kaybı hafife almaya çalışmayın, kayıp gerçeğine uygun, onu önemseyen bir tutum gösterin.

• Arkadaşınıza verdiğiniz önemi gösterin. Dikkatli dinleyin ve onun duygularına ve inançlarına olan saygınızı belli edin. Onunkine benzer olan duygu ve deneyimlerinizi paylaşın. “Seni çok iyi anlıyorum” gibi içi boş sözlerden kaçının.

• Depresyon belirtileri çok yoğun devam ediyor ve bir sonraki kabullenme sürecine geçmesi çok uzuyorsa bir uzmandan destek almasını sağlayın.
 

Yer İmleri


Konuyu 1 kişi okuyor: (0 üye ve 1 misafir)
 

Gönderim Kuralları
Yeni konu açamazsınız
Cevap yazamazsınız
Ek dosya gönderemezsiniz
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz

BB code is Açık
İfadeler Açık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Tüm saatler GMT +3 biçimindedir. Şu anki saat 22:04.

Forum Bilgilendirme Künye
Powered by vBulletin® Version 3.8.11
Copyright ©2000 - 2026, vBulletin Solutions Inc.

Forumel, lisanslı vBulletin kullanmaktadır!
Forum Sahibi: Dea Dia ve Gece

Sitemiz; yer sağlayıcı bir forum sitesidir. Forumel.Com adresimizde yapılan paylaşımlar, moderasyon ekibimizin onayına dahil olmadan direkt olarak yayınlanmaktadır. 5237 sayılı TCK (Türk Ceza Kanunu) ve 5651 Sayılı Kanun'un ilgili maddelerini ihlal eden kişilerin IP adresleri de dahil olmak üzere sair kişi veya adli mercilere müzekkere (Resmi Üst Yazı), tarafımıza tanzim edildiği takdirde paylaşılacaktır. Hukuka aykırı bir paylaşımın olduğunu düşündüğünüz mesaj ya da konuyu; İLETİŞİM linkine bildirim yoluyla iletebilirsiniz. 48 saat içerisinde mevcut şikâyetiniz üzerinden tarafınıza ulaşılacak, gerekli işlemler tesis edilecektir.

Eğlenceli Genel Forum Sitesi, Genel Forum Sitesi, Genel Forum Siteleri, Genel Forum