Forumel.Com

Geri Git   Forumel.Com > Eğitim > Eğitim ve Öğretim > Kişisel Gelişim

Kişisel Gelişim Kişisel gelişiminize yardımcı olacak makaleler, yönergeler ve konular bu bölümde.


Mutluluğun U Hali

Kişisel gelişiminize yardımcı olacak makaleler, yönergeler ve konular bu bölümde.



Konu Bilgileri
Konu Başlığı
Mutluluğun U Hali
Konudaki Cevap Sayısı
2
Şuan Bu Konuyu Görüntüleyenler
 
Görüntülenme Sayısı
285

Kullanıcı Etiket Listesi

5Beğeniler
  • 2 Post By Arthur
  • 2 Post By Leydihan
  • 1 Post By Sürmenaj

 
 
LinkBack Seçenekler Stil
Prev önceki Mesaj   sonraki Mesaj Next
Eski 08 Kasım 2021, 20:56   #1
Çevrimdışı
Arthur
Arthur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelerin profil bilgilerini yalnızca kayıtlı üyeler görüntüleyebilir. Lütfen kaydol bağlantısından üye olunuz.
Varsayılan Mutluluğun U Hali

Mutluluğun U Hali

Hastalarımda yıllardır gözlemlediğim bir durumu doğrulayan araştırmalarla karşılaşınca, gerçekten mutlu oldum.

Hepimiz adına!



Hiçbirimiz yılları geri saramıyor, yaşlanıyoruz; üstelik doğduğumuz andan başlayarak!

Bu kaçınılmaz son bizleri kaygılandırıyor; korkuyla bekliyoruz!

18 yaşında yaşlanmaya başladığını söyleyenimiz de var; saçlarının arasına gizlenmiş ilk beyaz teli gördüğünde, herşeyin bittiğine ikna olanımız da!

Yaşlanmak denince, çekiliğimizi, sağlığımızı, yaşam enerjimizi, sosyal statümüzü ve çevremizi kaybetmek geliyor aklımıza.

Yaşlandıkça beğenilmeyen, sevilmeyen, takdir görmeyen, yapayalnız ve yardıma muhtaç bir insana dönüşeceğimize inanıyoruz.

Her geçen gün daha da mutsuzlaşan!

Ama bilimsel araştırmalara göre, gerçek pek öyle değil!

Hatta tam tersi bir durum söz konusu.

51 ülkeden 1,3 milyon kişiyi değerlendiren Ulusal Ekonomik Araştırma Bürosu (National Bureau of Economic Research) çalışmasına göre insanlar, yirmili yaşların ilk yarısına kadar kendilerini oldukça mutlu hissediyor.

Ama bu mutluluk pek uzun sürmüyor, ne yazık ki!

25 yaşından sonra yokuş aşağı iniş başlıyor.

Sorumluluklarımız arttıkça, huzursuzluklarımız ve mutsuzluklarımız da artıyor.

En dibe vurduğumuz dönemse 39-57 arası.

Neden böyle?

O yıllarda bedensel sınırlanmalarla yeni yeni tanışıyor, ömrün bitimli bir şey olduğu gerçeğiyle yüzleşiyoruz.

Okuma gözlükleri, aksayan adetler, sarkmalar ve kırışıklıklar, yüksek tansiyon, vs, vs...

Evliliklerin büyük sarsıntıları da, o döneme denk gelebiliyor.

Aldatılma, bıkkınlık ve ''yeter artık!'' deme!

Arkadan gelen gençlerle rekabet zor! Kimimiz işini kaybediyor.

Erken emekli olanlarımız, hala var olan enerjilerini nasıl değerlendireceğini bilemiyor.

Çocuklar büyüyor, onların çıldırtıcı ergenlik çağı sorunlarıyla boğuşuyoruz.

Okumak ya da çalışmak için evden gittiklerinde ise, ‘’boş yuva’’ sendromu bizi bekliyor.

Ebeveynlerimiz daha çok hastalanıyor; kimimiz onları kaybediyoruz.

Yaşamın anlamını sorgulamaya başlayıp, ‘’Hepsi bu mu?’’ sorusunu soruyoruz, muhatabımızın kim olduğunu bilmeksizin!

Kötü, bazen çok kötü hissediyoruz.

Bu dibe vuruşun sonrasında, taşlar yavaş yavaş yerine oturuyor, neyse ki!

55 yaşından sonra, kaçınılmaz gerçeklere alışmaya başlama, çocukların büyümesi ve kendi yaşamlarını kurmalarıyla ekonomik sorumlulukların azalması, kariyerimizin iyi noktalara gelmesi veya istenilen bir emeklilikle özgürleşmemiz gibi gerçekler, mutluluk eğrisinin yönünü yukarı çeviriyor.

Yani bir ‘’U’’ harfi çiziyor mutluluk grafiği.

Hiçbir şeyin sonsuza dek sürmediğini, yaşamda her anın kıymetli olduğunu, hırs ve öfkenin insanı çirkinleştirip, sevgi ve şefkatin güzelleştirdiğini fark edenlerimiz için bu mutluluk serüveni, yaklaşık yetmişli yaşların sonu ve hatta seksenli yaşların ortalarına dek uzanıyor.

Elbette çevremizde sevenlerimizin ve ekonomik bağımsızlığımızın olması, sağlıklı yaşlanmamız, kaç yaşında olursak olalım bizi yaşama bağlayan uğraşı ve amaçlar edinmemiz, mutluluğumuzun düzeyini çok etkiliyor.

Aziz Nesin'in, ''Kendime Öğüt'' şiirine kulak vermemizde de yarar var:

Uslanma hiç hep deli kal
Büyüme sakın çocuk kal
Es deli deli böyle kal
Son harmanında sevdanın
Tüken toz toz savrula kal
Suçüstü bulmalı ölüm
Ölürken de sevdalı kal...

Huzurlu, ekonomisi dengeli, insan ilişkileri sağlıklı toplumlar, mutlu yaşlanmayı kolaylaştırıyor, elbette.

Ama sıkça yazdığım gibi, mutluluk aslında yalnızca dış faktörlere bağlı bir durum değil; o bir zekâ ve emek işi.

Karar verenlerimiz için her zaman, daha anlamlı ve doyumlu yaşamak mümkün.

Doğası gereği sürekli olumsuzluklara odaklı beyinlerimizi geliştirip eğiterek, gerçekliğin farkında olmayı ve sakin kalmayı, yapıcı düşünmeyi ve davranmayı öğrenerek, hangi yaşta olursak olalım, mutluluk eğrimizi yukarılarda tutabiliriz.

Alıntı


 
 

Yer İmleri


Konuyu 1 kişi okuyor: (0 üye ve 1 misafir)
 
Seçenekler
Stil

Gönderim Kuralları
Yeni konu açamazsınız
Cevap yazamazsınız
Ek dosya gönderemezsiniz
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz

BB code is Açık
İfadeler Açık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Tüm saatler GMT +3 biçimindedir. Şu anki saat 00:21.

Forum Bilgilendirme Künye
Powered by vBulletin® Version 3.8.11
Copyright ©2000 - 2026, vBulletin Solutions Inc.

Forumel, lisanslı vBulletin kullanmaktadır!
Forum Sahibi: Dea Dia ve Gece

Sitemiz; yer sağlayıcı bir forum sitesidir. Forumel.Com adresimizde yapılan paylaşımlar, moderasyon ekibimizin onayına dahil olmadan direkt olarak yayınlanmaktadır. 5237 sayılı TCK (Türk Ceza Kanunu) ve 5651 Sayılı Kanun'un ilgili maddelerini ihlal eden kişilerin IP adresleri de dahil olmak üzere sair kişi veya adli mercilere müzekkere (Resmi Üst Yazı), tarafımıza tanzim edildiği takdirde paylaşılacaktır. Hukuka aykırı bir paylaşımın olduğunu düşündüğünüz mesaj ya da konuyu; İLETİŞİM linkine bildirim yoluyla iletebilirsiniz. 48 saat içerisinde mevcut şikâyetiniz üzerinden tarafınıza ulaşılacak, gerekli işlemler tesis edilecektir.

Eğlenceli Genel Forum Sitesi, Genel Forum Sitesi, Genel Forum Siteleri, Genel Forum