Forumel.Com

Geri Git   Forumel.Com > Dinler ve Kültürleri > İslamiyet Tarihi

İslamiyet Tarihi İslami konular hakkındaki paylaşımlara bu bölümden ulaşabilirsiniz.


İslamiyette Cahiliye Dönemi

İslami konular hakkındaki paylaşımlara bu bölümden ulaşabilirsiniz.



Konu Bilgileri
Konu Başlığı
İslamiyette Cahiliye Dönemi
Konudaki Cevap Sayısı
6
Şuan Bu Konuyu Görüntüleyenler
 
Görüntülenme Sayısı
446

Kullanıcı Etiket Listesi

14Beğeniler
  • 2 Post By windflower
  • 2 Post By Atlas
  • 3 Post By Leydihan
  • 2 Post By Mezarkabul
  • 2 Post By Hikaye
  • 2 Post By Sürmenaj
  • 1 Post By Razor

  
 
LinkBack Seçenekler Stil
Eski 30 Temmuz 2022, 10:49   #1
Çevrimiçi
windflower
Avatarsız Forumel Üyesi
Üyelerin profil bilgilerini yalnızca kayıtlı üyeler görüntüleyebilir. Lütfen kaydol bağlantısından üye olunuz.
Varsayılan İslamiyette Cahiliye Dönemi

İslamiyette Cahiliye Dönemi


Cahiliye Dönemi (Arapça: جاهلية cāhilīyye, "bilgisizlik"), İslamî literatürde Arap toplumunun İslam öncesi dönemine verilen ad. Cahiliye terimi, gerek Kur'an'da gerekse hadislerde Arapların İslam'dan önceki inanç, tutum ve davranışlarını İslam döneminkinden ayırt etmek veya benimsemek için kullanılmıştır.

İslami öğretiye göre insanlık tarihi ilk insan ve ilk peygamber kabul edilen Âdem ile başlar ve baştan beri tek Allah'ın dini geçerlidir.

Bu öğreti insanların zaman zaman putlar icat ederek hak yoldan saptıklarını, Allah'ın peygamberler göndererek cahilliğe ve bilgisizliğe sapan bu insanları uyardığı ve doğru yola hidayet ettiğini, peygamberleri dinlemeyenleri de helak ederek cezalandırdığı temellendirmesi üzerinden yazılır. Bu öğretiye göre insanlığın en son sapıtması "Cahiliye dönemi" olarak adlandırılan İslam öncesi dönemde olur ve bu dönemin düzeltilmesi için de peygamber Muhammed gönderilir. Dönem tanımsal olarak İslamın ortaya çıkışıyla son bulur.
Rivayet kültürüne dayalı eserlerin dışında tarih bilimi açısından İslamın erken tarihi, ne zaman ortaya çıktığı, hangi coğrafyada doğup dünyaya yayıldığı konusu günümüzde belirsizliğini korumakta, bu konuda Mekke'nin yanında Petra başta olmak üzere farklı coğrafyalara işaret eden teoriler ileriye sürülmektedir. Tartışmalarda geleneksel anlayışın işaret ettiği Hicaz bölgesi dışında; Petra, Petra'nın kuzeyinde bir bölge, Kufe ve Hire (Güney Irak) bölgeleri de öne çıkmaktadır.

Sosyal hayat ve tapınma

İslami öğretiye göre İslam öncesi Arapları tek ve yaratıcı bir Tanrı'nın yanında, onlara yarar ve düşmanlarına karşı üstün gelmelerini sağladıklarına inandıkları başka tanrılara da tapınmaktaydılar.
Arap yarımadasında değişik şehirler (Kuzeyde Petra ve Palmira) önemli ticaret ve hac merkezleriydiler. Arap kabileleri savaşın yasak olduğu hac mevsiminde, bayram havası içerisinde düzenlenen panayıra, festivale katılırlar, kendi putlarına dua, secde ve tazimde bulunurlar, kendi putları etrafında tavaf ederler, kurban keserler, sadaka verirlerdi. Daha sonra her kabile Kâbe’yi tavaf ederlerdi. Bu tavaf genellikle çıplak olarak gerçekleştirilirdi.
Söz konusu ziyaretlerde tanrılara çeşitli hediyeler sunarlar, güzel kokular serperler, adak hayvanlarını kurban ederler, hatta bu ziyaretlerin öncesinde oruç tutarlardı. Bu dönem Arapların, ölüleri gusül ettirdikleri, yıkadıkları ve kefenledikleri de bilinmektedir. Putların önünde fal okları çekerler, kuşların uçuşuna göre kehanette bulunurlar, nazardan korunmak için muska ve tılsımlara başvururlardı. Hac ve tapınım, kendileri için bir korunma olarak kabul edilirdi.
Ayrıca şeytan taşlama, telbiye gibi eylemleri gerçekleştirirler, Hacerü'l-esved'e de büyük saygı duyarlardı.

Araplar Safa ve Merve tepelerine konumlandırılan İsaf ve Naile isimli putlara da saygı ziyaretleri yaparlardı.
Cahiliye Dönemi'nde Araplar, göçebe kabile hayatı yaşıyorlardı. Bir tür özerk yönetimin egemen olduğu kabilelerde, yaşlılar arasından seçilen başkanların (seyit, şeyh), yetkileri sınırlıydı. Cahiliye Dönemi'ndeki Arap toplumunun temel özelliği olan kabile içi bağlılık ve başka kabilelere üstünlük duygusu, bitmez tükenmez kan davalarının ve savaşların da başlıca nedeniydi. Şiddet, yağmacılık, tutsakları köle olarak kullanma, özellikle kadının köleleştirilmesi ve bir mal gibi alınıp satılması olağandı. Kadının böylesine aşağılanması, kız çocuklarının bir ayıp olarak kabul edilmesine neden olmuştu. Bu yüzden kız çocuklar doğar doğmaz ya da altı yaşından önce diri diri toprağa gömülürdü.

Şiir

Arapların çok geniş bir şiir birikimi mevcuttu.
Henüz yazıya geçmemiş olan Eski Arap Şiirin asırlarca hafızalarda yer alabilmesinin nedeni; şiirin Arapların hayatında ne denli önemli olduğu, ve Arapların duygularına hitap etmesiyle doğrudan alakalıydı.

Şairler hangi tabakadan olurlarsa olsunlar halkın ortak duygularına hitap ederlerdi.
Siyasette şairler önemli bir konumda ve herkesin üstünde bir itibara sahip idi ve mensubu olduğu kabilenin sözcüsü kabul edilirdi. Mensubu olduğu kabile şairden; hayatlarını, hissettiklerini, geçmişte yaşadıklarını, zaferlerini, düşmanı olduğu kabileye karşı olan kinlerini anlatmasını ister ve şairin o güzel sözlerinde can bulmasını isterlerdi.


Şairin, cinlerle alakası olduğuna inanan Arap Halkı, şairlerin hicivlerinden korkarlar, onları methetmeleri için her türlü özveride bulunurlardı.

Böylesine tesirli sözler söylediklerine inandıkları şairlerin methettikleri insanlar toplumda saygın yere gelirler, ticaretteki konumu yükselir ve kızları ya da erkek çocukları var ise rahat ve kolaylıkla evlenebilirlerdi.

Şairlerin diğer önemli bir işlevleri ise; tarihi olayların kaydedicileri olmalarıdır. Şairlerin şiirlerinde; savaşlar, kabileler arasında geçen olaylar, bulundukları ortamlarının tasvirleri, o döneme ait gelenek ve görenekler olmak üzere o dönemi anlatan bilgilere erişilebilirdi.

Soyluluk düşüncesi, soylar bilgisini (ilm-i ensab) en önemli bilgi durumuna getirmişti. En önemli sanat şiirdi. Araplar soyluluklarını, soylarının üstün niteliklerini şiirle dile getirirler, düşmanlarına şiirle meydan okurlardı. Doğa, cahiliye şiirinin ön plandaki konusudur. Cinsel tutkular, gelenekler, şarap, kumar ve savaş, yiğitlik, soyluluk iddiası, çevre, gök, bulut, yer ve kum, deve ve at, yolculuklar, anılar bu şiirin başlıca öğeleridir. Topluma mal olmuş şiirler, en çok da soylara ilişkin şiirler belleklerde korunur, bunları ezberlemeyi iş edinmiş raviler aracılığıyla kuşaktan kuşağa aktarılırdı.

Şairleri şiir söylemeleri için teşvik eden faktörler şunlardı:
  1. Panayır adı verilen büyük pazarlar,
  2. Kabileler arası çekişmeler,
  3. Şairlerin korunması ve toplumda önemli yere sahip olmaları,
  4. "Edebî tenkit" adı verilen edebî sanat.
Döneme ilişkin rivayetler ve Müslümanların iddiaları

İslamda döneme bu adın verilmesine neden olarak, "bilgisizlik" anlamında cahillikten çok, ahlaksal olgunluk ve inceliğin karşıtı anlamında cahilliğin, o dönemde yaygın oluşu gösterilir. Kur'an'da "cahiliye" teriminin geçtiği dört ayetten özellikle üçü, bu yöndedir. Maide Suresi'nin 50. ayetinde Muhammed'e, insanlara Allah'ın indirdikleriyle hükmetmesi emredilir ve bundan hoşlanmayanlara "cahiliye hükmü"nü mü aradıkları sorulur.

Ahzâb Suresi'nin 33. ayetinde, Peygamber'in eşlerine "eski cahiliye kadınlarının yaptığı gibi açılıp saçılmayın" denilir. Fetih Suresi'nin 26. ayetindeyse, inkarcıların kalplerindeki kızgınlık, "hamiyet-i cahiliye" (gerçeğe karşı harcanan emek) biçiminde nitelenir.

Muhammed de "cahiliye" terimini, zaman zaman o dönemdeki ahlak ve gelenekleri yermek amacıyla kullandı. Veda Hutbesi denilen ünlü konuşmasının bir yerinde "Biliniz ki cahiliye işlerinden olan her şeyi ayaklarımın altına almış bulunuyorum" dedi. Bilali Habeşi'yi "kara kadının oğlu!" diyerek küçümseyen ünlü sahabelerden Ebu Zer'i, Peygamber "Onu, anasının renginden dolayı azarlıyorsun; demek ki sende hala cahiliye huyu yaşamaktadır" sözleriyle azarladı.

Kadının durumu

Cahiliye Dönemi'nde kadınlar alt tabaka insanı olarak görülmüştür.
Bu dönem şiirlerindeki kadın algısı sosyal hayata yansımamıştır.
Çok eşli evlilik yaygındı ve bunun bir sınırı yoktu.
Fuhuş bir meslek gibi görülüyordu.
Köle sahipleri, kölelerini bu işe zorlamaktaydı.
Kadınlar babalarının veya eşlerinin miraslarından pay alma hakkına sahip değildi.
Evlatlar isterlerse babalarının ölümünün ardından üvey anneleriyle evlenebiliyordu.
Boşanma hakkı da tıpkı çok evlililik gibiydi.
Bir erkek istediği kadar kadını boşama hakkına sahipti.

Bu dönemde kız çocuğuna sahip olan soylu kişiler bunu bir utanç kaynağı olarak görmekteydi. Hatta bazı kişiler kız çocuklarını öldürmekteydi.

Esir kadınların da diri diri toprağa gömüldüğü yönünde kaynaklar mevcuttur.

İslam tarihçileri Yedinci yüzyıl Arabistan'ında, kız çocuklarının öldürülmesinin yaygın olduğunu ifade ederler. Ancak kaynaklarda yer alan bilgiler, gerek dinî kaygılarla gerekse başka sebeplerle Câhiliyye dönemini yermek amacıyla epeyce abartılmıştır.

Bu durum bilim adamları tarafından, kadınların bu toplumlarda "mülkiyet" olarak görülmesine bağlanıyor. Kimileri, kızlarının sefalet içinde yaşamasını önlemek için annelerin çocuğu öldürmüş olabileceğini düşünüyor. Kur'anda bu konuya işaret eden ve kınayan bir ayet bulunmaktadır.

Modern cahiliye

Yeni İslamcı hareketlerden Müslüman Kardeşler teşkilatının fikir önderleri günümüz dünyasını "modern cahiliye" olarak nitelendirerek kurtuluşun İslam'ın köklerine dönerek gerçekleşebileceği savını ileri sürmüşlerdir.







Alıntı


 
Eski 30 Temmuz 2022, 11:10   #2
Çevrimdışı
Atlas
Atlas - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelerin profil bilgilerini yalnızca kayıtlı üyeler görüntüleyebilir. Lütfen kaydol bağlantısından üye olunuz.
Varsayılan Cevap: İslamiyette Cahiliye Dönemi

Aradan geçen zamana baktığımızda pek değişmemiş 0 ilerleme, 0 teknolojik buluş, 0 dünya refahına katkı, 0 bilimsel çalışma, 0 icat

Sorun dinde mi? yoksa bu dinin hakim olduğu ülkelerdeki insanların zihniyetindemi? çözmek güç...
 
Eski 31 Temmuz 2022, 06:08   #3
Çevrimdışı
Mezarkabul
Mezarkabul - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelerin profil bilgilerini yalnızca kayıtlı üyeler görüntüleyebilir. Lütfen kaydol bağlantısından üye olunuz.
Varsayılan Cevap: İslamiyette Cahiliye Dönemi

Alıntı:
İlk gönderen: Atlas İletiyi Görüntüle
Aradan geçen zamana baktığımızda pek değişmemiş 0 ilerleme, 0 teknolojik buluş, 0 dünya refahına katkı, 0 bilimsel çalışma, 0 icat

Sorun dinde mi? yoksa bu dinin hakim olduğu ülkelerdeki insanların zihniyetindemi? çözmek güç...
Sorun dini kullananlarda... Din halk üzerinde önemli bir güç. Bunu kaybetmek istemiyorlar. Gelişime izin verilirse, halkı istedikleri gibi parmaklarında oynatamazlar.

AK Parti'ye baktığımızda ilk iki döneminde eğitim hariç tüm konularda başarılı görülüyor. Bence kasıtlı olarak eğitimin berbat olmasını istiyorlar. Sistem zaten mürit yetiştirmeye yönelik. Eğitilmemiş toplumu çok kolay yönetirsin.

"İlim Çin'de bile olsa ara." dediler.
Onlar aklı bir kutuya kilitlediler.
 
Eski 31 Temmuz 2022, 03:20   #4
Çevrimdışı
Leydihan
Avatarsız Forumel Üyesi
Üyelerin profil bilgilerini yalnızca kayıtlı üyeler görüntüleyebilir. Lütfen kaydol bağlantısından üye olunuz.
Varsayılan Cevap: İslamiyette Cahiliye Dönemi

Konuda yazılanların hepsinin günümüzde devamını görüyorum. Arap ülkelerinin neresine baksan cahillik, neresinden tutarsan tut elinde kalıyor. Müslümanlar bir arpa boyu bile ilerleyememişler.
 
Eski 31 Temmuz 2022, 11:01   #5
Çevrimdışı
Hikaye
Hikaye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelerin profil bilgilerini yalnızca kayıtlı üyeler görüntüleyebilir. Lütfen kaydol bağlantısından üye olunuz.
Varsayılan Cevap: İslamiyette Cahiliye Dönemi

günümüzde dine değil de devlete tapmaktam ileri gelen bazı çarpıtmalar/saptırmalar oluşturduklar kendi akıllarına göre. taptıkları şey adaleti emreden, iyiliği, hakkı, hukuku hatırlatmayı, insan haklarına sahip çıkmayı tamamen hiçe sayıyorsa. ee o zaman kusura bakmayın ama bildiğiniz islam dininin tarif ettiği allaha inanıyorsunuz demekte zorlanırım açıkcası.

dinin tavsiye ettiği adalet gibi hoşgörü gibi insanlık ve cömertlik, tevazu gibi ya da hukuk önünde eşitlik gibi bir çok değerleri ülkeler genelinde sıralamaya koymuşlar. çok güzel bir bilimsel çalışma yapmışlar. 2010 yılında sanırım yayınlanmış, devam ediyor mu bu çalışma bakmak lazım tabi. buna göre islamın öngördüğü tavsiye ettiği değerler bakımından norveç, danimarka, isveç mesela daha islami çıkıyor ülke olarak. halen kendilerini islam ülkeleri olarak gören ülkelerde 40lardan 50lerden sonra ancak listeye griyor. işte bu çok net bir şeyi ortaya koyuyor. senin dindar olduğunu iddia etmenin bir anlamı yok eğer eylemlerine yansımıyorsa. istersen her yıl hacca git, sabah namaza git. cumayı kaçırma. bir hayvana eziyet ediyorsan, kul hakkı yiyorsan senin o namazlarının haccının bir büyük bir faydası da yok anlamı da. malesef çok çok bir acı tablo bu.

günümüzdeki bağnaz ve yobaz yaklaşım hepimize zarar veriyor. çıkıyor bir hoca diyor ki, islam dininde hoşgörü varmış diyor, yok böyle birşey bizim dinimizi bozmaya çalışıyorlar falan. takmış fesini giymiş cübbeyi kürsüde saldırıyor insafsızca. yunus emrenin, mevlananın kemikleri sızlıyordur eminim. hangi akım bunları besliyor artık bunu sizin takdirinize bırakıyorum. çünkü her insanın bakış açısı ve sorunu gördüğü yer başka. ama ben bulunduğum penceremi ve bakış açımı seviyorum bunu da belirmiş olayım ;p


İmzalardaki bağlantıları veya görselleri görüntülemek için gönderi sayınızın 10 veya daha fazla olması gerekir. Şu anda 0 mesajınız var.
bir balıkmışım,
insanlar arasında yüzüyormuşum.
 
Eski 11 Ağustos 2022, 16:30   #6
Çevrimdışı
Sürmenaj
Avatarsız Forumel Üyesi
Üyelerin profil bilgilerini yalnızca kayıtlı üyeler görüntüleyebilir. Lütfen kaydol bağlantısından üye olunuz.
Varsayılan Cevap: İslamiyette Cahiliye Dönemi

Arap toplumu hem cahil hem de yan gelip yatmaya alışan hazırcı.
Batılılar icat yapsın en lüksünden almayı bilirler, ama dine göre hep kafir gevur icadı derler.
 
Eski 31 Ocak 2023, 01:20   #7
Çevrimdışı
Razor
Avatarsız Forumel Üyesi
Üyelerin profil bilgilerini yalnızca kayıtlı üyeler görüntüleyebilir. Lütfen kaydol bağlantısından üye olunuz.
Varsayılan Cevap: İslamiyette Cahiliye Dönemi

Bir Ebu Cehil gördüm sanki.
 

Yer İmleri


Konuyu 1 kişi okuyor: (0 üye ve 1 misafir)
 

Gönderim Kuralları
Yeni konu açamazsınız
Cevap yazamazsınız
Ek dosya gönderemezsiniz
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz

BB code is Açık
İfadeler Açık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Tüm saatler GMT +3 biçimindedir. Şu anki saat 16:22.

Forum Bilgilendirme Künye
Powered by vBulletin® Version 3.8.11
Copyright ©2000 - 2026, vBulletin Solutions Inc.

Forumel, lisanslı vBulletin kullanmaktadır!
Forum Sahibi: Dea Dia ve Gece

Sitemiz; yer sağlayıcı bir forum sitesidir. Forumel.Com adresimizde yapılan paylaşımlar, moderasyon ekibimizin onayına dahil olmadan direkt olarak yayınlanmaktadır. 5237 sayılı TCK (Türk Ceza Kanunu) ve 5651 Sayılı Kanun'un ilgili maddelerini ihlal eden kişilerin IP adresleri de dahil olmak üzere sair kişi veya adli mercilere müzekkere (Resmi Üst Yazı), tarafımıza tanzim edildiği takdirde paylaşılacaktır. Hukuka aykırı bir paylaşımın olduğunu düşündüğünüz mesaj ya da konuyu; İLETİŞİM linkine bildirim yoluyla iletebilirsiniz. 48 saat içerisinde mevcut şikâyetiniz üzerinden tarafınıza ulaşılacak, gerekli işlemler tesis edilecektir.

Eğlenceli Genel Forum Sitesi, Genel Forum Sitesi, Genel Forum Siteleri, Genel Forum