11 Ekim 2021, 18:36
|
#1
|
|
Çevrimdışı
Leydihan
Üyelerin profil bilgilerini yalnızca kayıtlı üyeler görüntüleyebilir. Lütfen kaydol bağlantısından üye olunuz.
|
Özür Nedir, Nasıl Dilenir?
Özür Nedir, Nasıl Dilenir?
Hepimizin türlü türlü kusuru var kabul! Ama mesele kusurlu olmak değil, kusur işlemek. Beyefendiysen, kusur işledikten sonra özür dilemeyi de iyi bileceksin. Ve bu sadece “Özür dilerim” demek olmayacak.
Fotoğraf: Keith Martine
“Kusur” denilince ilk akla gelenler fiziksel şeyler olabilir. Halbuki bir o kadar da düşünseller. Yani kişi oturduğu yerde, kendi kendine kusur işleyebilir ya da hiç istemediği bir anda aile / arkadaş meclislerinde suçlu taraf çıkabilir.
Kusurlarımızın farkında olarak, onlarla zihinsel ilişkilerimizi düzenlemeliyiz. Yani çirkinliklerimizi kabullenmeliyiz. Çünkü fiziksel ya da düşünsel, kusurlarımız oradalar. Dolayısıyla onlarla ne yapıyoruz? Cevap her zamanki ile aynı: Efendi oluyoruz.
Konuya genelden girip, sadede geleceğim. Genel konu şu: Bazı ‘kusurlarımız’ var ve evet onlarla barışılması gerekiyor. Boyumuzun kısalığı, kilomuzun fazlalığı, burnumuzun büyüklüğü, gibi... Ve kişinin kendinde gördüğü bu kusurları kabul ettikten sonra onlarla yaşamayı öğrenmesi gerekiyor. Kusurlarımızı yaşayış biçimimiz, olduğumuz kişiyi şekillendiriyor; bu yüzden epey dikkat edilmesi gereken bir konu.
Genellikle ergenlik zamanı kişinin içinde alevlenen fiziksel sorgular bir bireyin aklını 40’lı yaşlara kadar meşgul edebiliyor*. Bu süreç bazen sağlıklı kabul edilecek sürede bitmiyor, bazen hiç bitmiyor; bazen de zihin bir başarı sergiliyor ve bedeni olduğu gibi kabul edebilme becerisini sağlıklı bir şekilde geliştiriyor.
Farkında ol ve gerekeni yap!
Yani huzur, kusurun kabulü ile birlikte geliyor. Dolayısıyla kusurun ne olduğu değil, bizim onunla ilgili ne yaptığımız daha önemli oluveriyor. Bu kendimizde gördüğümüz fiziksel kusurlar kadar, konumuz olan, düşünsel & davranışsal kusurlarımız için de geçerli:
Farkında olmak ve gerekeni yapmak.
Öncelikle başkalarına karşı ‘kusur eylemek’ ne olabilir, onu açıklığa kavuşturmak gerekli. Kibarca ifade edersem: ‘Müsebbibi kişi / kişileri incitecek bir anlaşmazlık içinde olmak.’ Halk arasında ‘dallamalık yapmak’ dediğimiz şey.
Ve bu dallamalık, günlük hayatın kabul etmemiz gereken bir parçası. Kişi genelde kendini biliyor, ama bazen kendini görmezden gelmek işine geliyor ve yaptığı dallamalığın farkında olmuyor. Çünkü üzerinedüşünmüyor.
Şu an bile gözünüzü kapatsanız, üzerini örtüp geçtiğiniz yakın zamanda yaptığınız birkaç dallamalığı hatırlayabilirsiniz.
Bu bazen sivri dil ya da basit bir nezaketsizlik olabilir ya da kişi dallamalıkta daha ileri gitmiş ve isteyerek kabalaşmış, yalan beyanda bulunmuş, dedikodu yapmış, ilişkiler ihalesine fitne fesat karıştırmış hatta hak yemiş bile olabilir. Ya da sadece beklenenin aksine üzerine düşeni yapmamış olabilir. Bunların herhangi biri, herhangi birini üzmüş / incitmiş olabilir.
Düşüncesizlik VS düşünce
Herhalde kendi beyefendiliği hakkında kafa yoran kimse her zaman haklı olduğunu düşünmüyordur. Dolayısıyla yukarıda bahsi geçen, veyahut bahsedilmemiş kusurlar işliyor olmanız hayli olağan.
Yüzde 100 haklı olamayacağımızı kabul edersek, birisinin incindiği bir olayda başrol oynadığımızda gözümüzden neyin kaçtığını araştırmaya başlamak mümkün hale gelecektir. İşte kaliteli bir özür dileme için ilk adım atılıyor bile: Düşüncesizlik ile işlediğiniz kusuru ancak düşünerek bulabilirsiniz.
Düşünüp taşındıktan, karşınızdakinin incindiği sebebi bulduktan şimdi sıra bunu kaliteli bir şekilde icra etmekte:
Buradaki kaliteli davranış, ağzınızdan çıkacak “Özür dilerim” önermesi değildir. Buradaki kaliteli davranış, karşınızdakine onu anladığınızı kanıtlamaktır. Kaliteli bir özrün olmazsa olmazı, anlayıştır. Laftan daha değerlidir.
* Robins, Richard W.,Trzesniewski, Kali H.,Tracy, Jessica
L.,Gosling, Samuel D.,Potter, Jeff Robins, R. W., Trzesniewski, K.
H., Tracy, J. L., Gosling, S. D., & Potter, J. (2002). Global self-
esteem across the life span. Psychology and Aging, 17 (3),
423–434. https://doi.org/10.1037/0882-7974.17.3.423
Yazının tamamı GQ Türkiye Yaz 2020 sayısında
Konu Sürmenaj tarafından (11 Ekim 2021 Saat 22:09 ) değiştirilmiştir.
|
|
|
|