09 Ocak 2021, 00:27
|
#1
|
|
Çevrimdışı
Zeytin
Üyelerin profil bilgilerini yalnızca kayıtlı üyeler görüntüleyebilir. Lütfen kaydol bağlantısından üye olunuz.
|
Kendini Bul ki Aradiğını da Bulasın.
Kendini Bul ki Aradiğını da Bulasın.
Madem ki sen bir insansın, aradığın sende gizlidir. Sana yakın olanı, niye senden uzaklarda ararsın ki!
Insanoğlu varolduğu günden beri, bir arayış içindedir. Neyi arıyoruz, aradığımız nedir ve nerde aramalıyız? Dolayısiyle insanoğlu kendine, şu soruyu sormalıdır; Ben kimim, neden doğdum, nerden geldim ve nereye gidiyorum?
Bu sorular doğrultusunda insanları, üç grup halinde değerlendirmek yerinde olacaktır.
1. Insan grubu; Günlük karnını doyurmak, derdinde olanlar,
2. Insan grubu; Insanlık alemi için bir iz bırakmak, gayretinde olanlar ve
3. Insan grubu ise; Insanlık alemide, bir iz bırakanlar.
Günlük karnını doyurma gayretinde olan insanların tek bir amacı vardır, bir şekilde bugünlük karnımız doydu yarına Allah kerimdir deyip rahatına bakarlar. Ne yazık ki günümüzde, çoğu insanların düşüncesi bu yönlüdür.
Akıl ve mantık ile çabalayan, insanlara faydalı olmaya gayret edenler, çevresine sahip çıkan, hal ve davranışları ile insanlara örnek olmaya çabalayanlar, iz bırakmaya gayret edenlerdir.
Maddi ve manevi olmak üzere insanı, insan yapan bu iki değerlerdir.
Maddiyat; Mal mülk, para pul yani Dünya malıdır. Dolayısiyle Maddiyat-dünya malı, insanın kendi geçimini sağlaması için önemlidir.
Maneviyat ise, insanın iç dünyası ile ilgilidir; Sevgi, hoşgörü, merhamet, vijdan, enginlik, paylaşım, sabırlı, iradeli, cömert ve adaletli gibi değerlerdir. Dolayısiyle insanın olgunlaşmasında, erdemleşmesinde, Kamil-i Insan mertebesine ulaşmasında önemli manevi değerlerdir.
Insanı, insan yapan kişinin dış görünümü, malı mülkü değildir, güzel huy ile davranışlarla oluşmuş karekter ve kişiliktir.
Maddi değil manevi değerlerin yok edilmesi, insanlığın yok edilmesi demektir çünkü adaletsiz davranmanın, şiddete baş vurmanın, tartışmaların, bencilliğin, egonun, merhametsizliğin, hoşgörüsüzlüğün, sabırsızlığın, vefasızlığın, samiyetsizliğin ve sevgisizliğin sebeplerine baktığımız zaman karşımıza, manevi değerlerin yoksunluğu çıkmaktadır.
Manevi olgunluğa ulaşmak sadece okumak, muhabbet, görüp ve dinlemekle olunmaz; Okuduğumuzdan, yaptığımız muhabbetten, görüp ve dinlediklerimizden kendimize gereken dersi çıkarmak, hayatımıza uygulamak ve onu yaşamakla mümkündür.
Bir lokma ekmek için onurunu ayak altına almayan, mevkii için el ayak öpmeyen, menfaat ile çıkar için kula kulluk etmeyen, duruş ve kişiliği ile insanlara örnek olmuş, hayatını onurla sonlandırmış zatlar, iz bırakanlardır.
Iz bırakanlar; Ahlaki vazilet ile aşama aşama ham ervahlıktan olgun, yetkin hale gelmiş erenlerdir.
Iz bırakanlar; Kendini kefşetmiş, öze ulaşmış, eline diline beline sahip, Hakikat kapısına erişmiş, Hakk’ın benliğinde erimiş ve Hakk ile beraber olan Kamil-i ınsanlardır.
Pir Hünkar, “Ara ki bulasın” diyor.
Aranmadan bulunmaz, bulunmadan bilinmez, bilinmeden sevilmez, sevilmeden varılmaz, varılmadan da O olunmaz. Kendini bul ki, O’nu da bulasın. Kendini bulmadan O’nu bulamazsın. Kendini görmeden O’nu göremezsin.
O zaman ara, kendini ara, eksiğini ara, Hakk’ı ara, güzellikleri ara, iyilikleri ara, sevgi ve aşkı ara. Arayarak O, olacaksın. Çünkü her şey, sendedir. Kainat, sende gizlidir. Aradığın, sendedir.
Madem ki sen bir insansın aranılan, sende gizlidir. Kitabı Mübin sensin, sana senden yakın bir şey yoktur. Çünkü O, sana senin şah damarından daha yakındır. Sana yakın olanı, niye senden uzaklarda ararsın ki!
Alıntı.

İmzalardaki bağlantıları veya görselleri görüntülemek için gönderi sayınızın 10 veya daha fazla olması gerekir. Şu anda 0 mesajınız var.
|
|
|
|