28 Ağustos 2022, 18:41
|
#1
|
|
Çevrimdışı
Leydihan
Üyelerin profil bilgilerini yalnızca kayıtlı üyeler görüntüleyebilir. Lütfen kaydol bağlantısından üye olunuz.
|
-Bir şey-
-Bir şey-
“Her şey üstüne gelip seni dayanamayacağın bir noktaya getirdiğinde sakın vazgeçme! Çünkü orası kaderinin değişeceği noktadır.” Mevlana
Yaşlı adam, şehir içindeki bir sokakta ağır adımlarla yürüyor, ara sıra dinlenip tekrar ilerliyordu. Gençlik yillarında tamamen düz zannettiği bu yolun hafif bir yokuş olduğunu son yıllarda anlamış, ihtiyarlığı bu yüzden kabul etmişti.
Adamcağız, biraz sonda aniden durdu. Gözleri, bir tekerlekli sandalyeyi itmeye çalışan küçük bir kıza takılmıştı. Hem de bayır yukarı.
İhtiyar adama göre, sandalyenin boş olması lazımdı. Ama yakına gidince şaşkına döndü. Sandalyede felçli olduğu anlaşılan ve hiç kımıldamadan duran bir adam vardı. Yaşlı adam, küçük kızla konuşmaya başladı. Sandalyede oturan adam biricik babasıydı. Annesiyle birlikte onu gezdirirlerken, kadıncağız bir anda fenalaşmış, aceleyle en yakın eczaneye koşmuştu. Babası da elbette, küçük kıza kalmıştı.
İhtiyar adam, kızın hâlâ sandalyeyi ittiğini görünce, “Benim melek yavrum!” diye söylendi. “Senin gücün onu itmeye yetmez!”
Küçük kız, “Bunu ben de biliyorum!” diye atıldı aniden. “Ama babam için bir şeyler yapmalıyım.”
“Peki,” dedi ihtiyar. “Madem biliyorsun, o zaman itme!”
Küçük kız, “Babam için bir şey yapmam gerekir,” diye tekrarladı. “Sandalyesini itmesem de geriye doğru kaymasını engellerim ya!”
|
|
|
|