19 Nisan 2022, 15:54
|
#1
|
|
Çevrimdışı
Leydihan
Üyelerin profil bilgilerini yalnızca kayıtlı üyeler görüntüleyebilir. Lütfen kaydol bağlantısından üye olunuz.
|
Küçük Kalpteki Büyük İman
Küçük Kalpteki Büyük İman
“Bana bu ten gerekmez, can gerekir. Ebedi dünyada iman gerekir.” Yunus Emre.
Gözlerimi önümde yürüyen çocuğun üzerinden almıyordum. Daha doğrusu yürümeye çalışan çocuğun üzerinden. Elimdeki koltuk değneklerini büyük bir güçlükle kaldırıyor ve alt tarafı pek tutmayan vücuduyla sağa sola sallanıyordu.
On üç on dört yaşlarında olmalıydı. Sanki büyülenmiş gibi onu takip ederken birden düştüğünü gördüm. Koltuk değneklerinden biri kaldırıma denk gelmiş ve kayarak düşmesine sebep olmuştu. Yanına giderek onu yerden kaldırmaya çalıştım.
Sessizce ağlıyordu. Sırtını sıvazlarken, “Üzülme,” dedim. “Olur böyle şeyler.”
Çocuk, “Üzülmüyorum. Zaten pek üzülmem,” dedi. Elimle gözyaşlarını silerken, “Ama ağlıyorsun,” dedim. “Kolum çok acıdı, onun için ağlıyorum.”
Gömleğini sıyırıp koluna bakmak istedim. Aman Allahım! Kolu da bileğinden kesikti. Bu yüzden koltuk değneklerinden birisi özel olarak yapılmıştı.
Elini fark ettiğimi anlayınca, “Bu düşüşüm bir şey değil,” dedi. “Daha önce düştüğümde elim arabanın altında kalmıştı.”
Ne söyleyeceğimi bilmiyordum. Ama teselli olsun diye, “Üzülme,” dedim. “Pekâlâ ölebilirdin de!”
Hafif bir tebessümle, “Üzülmüyorum,” diye tekrarladı. “Biraz önce de aynı şeyi söylemiştin” dedim. “Neden böyle düşünüyorsun?”
Koltuk değneklerinin üzerinde titrek vücudunu olabildiğince dikleştirirken, “Çünkü ben Allah’a inanıyorum. O’na inananlar ebedi bir vücuda sahip olmayacaklar mı? Hem de sapasağlam bir vücuda…”
Aman Allahım, neler duyuyordum! Bu kadar küçük bir kalbin, bu kadar büyük bir iman taşıdığını ilk defa görüyor ve vücudumun onun hastalıklı vücudundan daha fazla titrediğini hissediyordum.
Teşekkür ederek yanımdan ayrıldı. O küçük kahramanın arkasından bakarken, ister istemez hangimizin daha mutlu olduğunu düşünüyordum…
|
|
|
|