![]() |
|
||||||
| Atatürk Köşesi Ulu önderimiz Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK'e özel oluşturduğumuz, Atatürk köşesi bölümümüz. |
| ||
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
|
|
#1 |
|
Çevrimdışı
|
Gözleriniz Islanacak, Atatürk'ün Emanet Halısı
"Atatürk bir gün Ulus’ta Saman Pazarı’nda Kitapçı Ali Efendi’nin dükkânına uğrar. O dönemin zor koşulları dikkate alındığında Dükkânın kepenkinde muazzam bir halının asılı durduğunu görür." Habertürk yazarı Prof. Dr. Kürşad Zorlu bugünkü "Atatürk’ün emanet halısı ve düşündürdükleri!" başlıklı yazısında Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ün bir anısını okurlarına aktardı. Zorlu şunları yazdı: Gerçekten zor günlerden geçiyoruz. Devletin kurumları, onu işleten kuralları ve her birini ayakta tutan kavramlar dünyası bir kaos ve dengesizlik halinde.... Yozlaşmayla giderek daha fazla yüzleşiyoruz. Siyaset kurumu ise polemik ve popülizmin önünde saygıyla eğiliyor adeta! Günümüze ne kadar ışık tutar bilinmez ancak bugün Mustafa Kemal Atatürk'ün yaşadığı bir olayı aktarmak istiyorum. Belki de birçoğunuz biliyorsunuz. Bu olayı rahmetli Altemur Kılıç'tan da dinlemiştim. Zira bahsi geçen olay (1922) Atatürk'ün emir subayı ve yoldaşı Muzaffer Kılıç'ın anıları arasındaydı. Olay şöyledir: Atatürk bir gün Ulus’ta Saman Pazarı’nda Kitapçı Ali Efendi’nin dükkânına uğrar. O dönemin zor koşulları dikkate alındığında Dükkânın kepenkinde muazzam bir halının asılı durduğunu görür. “Böylesine kıymetli bir halının burada ne işi var, kaç para kimin bu?” diye sorar. Kitapçı Ali Efendi: “Halıyı emanet bırakanlar özellikle rica ettiler, müsaade buyurursanız isim bende kalsın, 40 lira istemişlerdi” diye cevap verince Atatürk ısrar eder, “kimin bu?” diye tekrar sorar. Israr karşısında Ali Efendi açıklamak zorunda kalır. “Abdülhalim Çelebi Efendinindir” der. Abdülhalim Efendi Konya milletvekilidir. Aynı zamanda Mevlana soyundandır ve İstiklal madalyasına sahiptir. En önemlisi de evindeki halıyı satacak kadar parasız kalmasına rağmen kapısı hep açıktır ve hiç kimseyi geri çevirtmemektedir. Atatürk duygulanır, Abdülhalim Efendi'den övgüyle bahsederek; "...evde halısını satacak kadar parasız kalıyor ama, kapısını kimseye kapamıyor" ifadesini kullanır. Yaverine “40 lira bırakın” diye emir verir. Ayrıca “Halıyı Abdülhalim Efendi’nin evine yollayınız, biz oradan aldırırız. Bu akşam evine kahve içmeye gideceğim bunu da bildiriniz” der. Akşamüstü Abdülhalim Efendi’nin evine gider. Halı paketiyle birlikte kapının yanına konulmuştur. Kahveler içilir. Abdülhalim Efendi “Paşam halıyı almışsınız, evime yeni geldi, müsaade buyurursanız, arabanıza koydurayım” dediğinde Atatürk elini kaldırır ve şöyle der: “Halı yine bizim olsun, sana emaneten bırakıyoruz, arada kahveye geldiğimizde onu seyrederek içeriz.” Bu arada halı da odaya serilir. Abdülhalim Efendi ise halıya gözü gibi bakar. Söz konusu halı bir süre sonra Mevlâna Müzesine bağışlanır. İşte bu yaşanmış olayda alınacak o kadar ders var ki! Tabii anlayana... |
| Yer İmleri |
| Konuyu 1 kişi okuyor: (0 üye ve 1 misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
| Forum | Bilgilendirme | Künye |
|
Powered by vBulletin® Version 3.8.11 Copyright ©2000 - 2026, vBulletin Solutions Inc. Forum Sahibi: Dea Dia ve Gece |
Sitemiz; yer sağlayıcı bir forum sitesidir. Forumel.Com adresimizde yapılan paylaşımlar, moderasyon ekibimizin onayına dahil olmadan direkt olarak yayınlanmaktadır. 5237 sayılı TCK (Türk Ceza Kanunu) ve 5651 Sayılı Kanun'un ilgili maddelerini ihlal eden kişilerin IP adresleri de dahil olmak üzere sair kişi veya adli mercilere müzekkere (Resmi Üst Yazı), tarafımıza tanzim edildiği takdirde paylaşılacaktır. Hukuka aykırı bir paylaşımın olduğunu düşündüğünüz mesaj ya da konuyu; İLETİŞİM linkine bildirim yoluyla iletebilirsiniz. 48 saat içerisinde mevcut şikâyetiniz üzerinden tarafınıza ulaşılacak, gerekli işlemler tesis edilecektir. |
|