![]() |
|
||||||
| Atatürk Köşesi Ulu önderimiz Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK'e özel oluşturduğumuz, Atatürk köşesi bölümümüz. |
| ||
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
|
|
#1 |
|
Çevrimdışı
|
Bir Türkçe Aşığı: Atatürk - Sinan Meydan
BİR TÜRKÇE AŞIĞI: ATATÜRK / SİNAN MEYDAN Atatürk’ün en belirgin özelliklerinden biri Türk tarihine ve Türk diline olağanüstü önem vermesidir. "Türk olarak doğmak övünç kaynağımdır” diyen Atatürk, “Türküm diyenin” mutlaka “Türkçe bilmesi” ve “Türkçe konuşması” gerektiğini belirtmiştir. Atatürk, 1931’de Afet İnan imzasıyla yayınlanan Vatandaş İçin Medeni Bilgiler Kitabı’nda Türk diline verdiği önemi şöyle ifade etmiştir: “ Türk ulusunun dili Türkçedir. Türk dili dünyada en güzel en zengin ve en kolay olabilecek bir dildir. Onun için her Türk dilini çok sever ve onu yükseltmek için çalışır. Bir de Türk dili Türk ulusu için kutsal bir hazinedir. Çünkü Türk ulusunun geçirdiği bunca tehlikeli durumlarda, ahlakının, geleneklerinin, anılarının, çıkarlarının, özetle bugün kendi ulusallığını yapan her şeyin dili aracılığıyla korunduğunu görüyor. Türk dili Türk ulusunun yüreğidir, belleğidir...” Atatürk’e göre Türk ulusuna mensup olmanın ilk şartı Türkçe konuşmaktır: “Türk demek dil demektir. Ulusallığın en belirgin özelliklerinden birisi dildir. Türk ulusundanım diyen insanlar, her şeyden önce ve ne olursa olsun Türkçe konuşmalıdır. Türkçe konuşmayan bir insan Türk ekinine, topluluğuna bağlılığını öne sürerse buna inanmak doğru olmaz.” Atatürk, Türkçenin “öz güzelliğinin” ve “zenginliğinin” ortaya çıkması için Türkçenin yabancı dillerin baskısından kurtarılması gerektiğini düşünmüştür: “Ulusal duygu ile dil arasındaki bağ çok kuvvetlidir. Dilin ulusal ve zengin olması, ulusal duygunun gelişmesinde başlıca etkendir. Türk dili dillerin en zenginlerindendir; yeter ki bu dil bilinçle işlensin. Ülkesini, yüksek bağımsızlığını korumasını bilen Türk ulusu, dilini de yabancı diller boyunduruğundan kurtarmalıdır.” Atatürk, yüzyıllarca Arapça, Farsça, İtalyanca, Fransızca vb. dillerin egemenliği altındaki Osmanlıca nedeniyle “unutulan”, “ihmal edilen” hatta “öldürülen” Türk dilini yeniden “canlandırmak” için çok önemli çalışmalar yapmıştır. Bu çalışmaları şöyle sıralayabiliriz. 1. Türk Dil Kunımu’nun kurulması: Atatürk, Türk dilinin bilimsel şekilde araştırılması için 1932’de Türk Dil Kurumu'nu kurmuştur. TDK, yerli ve yabancı bilim insanlarının katıldığı Dil Kurultayları düzenlemiştir. Bu kurultaylarda Türk dilinin dünü ve bugünü uzun uzadıya tartışılmıştır. Bu toplantılara Atatürk de katılmıştır. I. Dil Kurultayı'nda seçilen yönetim kurulu 17 Ekim 1932’de yayımladığı bildiride Dil Devrimi’nin amacı şöyle ifade edilmiştir: 1. Türk dilini, ulusal kültürümüzün eksiksiz bir anlatım aracı yapmak, 2. Bunun için yazı dilinden, Türkçeye yabancı öğeleri atmak ve ana öğeleri öz Türkçe, ulusal bir dil yaratmak. Atatürk TDK’nın kapılarının herkese açık olduğunu, dil üzerine kafa yoran herkesin TDK’nın bir üyesi sayılacağını bildirmiştir. TDK’nın çalışma yöntemi, Atatürk devrimlerine “jakoben” (baskıcı) diyenleri utandıracak türdendir. TDK’ın 26 Eylül 1932’de Dolmabahçe Sarayı’nda toplanan ilk kurultayından önce yayımlanan bildiride, “Kadın, erkek her Türk yurttaş, Türk Dili Tetkik Cemiyeti'nin üyesidir. Kendini kurultaya çağrılmış saymalıdır” denilmiştir. 2. 1935’de, Ankara’da, adını bizzat Atatürk’ün koyduğu Dil Tarih Coğrafya Fakültesi açılmıştır. DTCF, TDK ve TTK’yla birlikte Türk dilini ve Türk tarihini araştırmak amacıyla kurdurulmuştur. 3. Tarama çalışmaları yapılarak halk ağızlarında yaşamaya devam eden Türkçe sözcükler toplanmıştır. Tarama çalışmalarıyla toplanan bu dil malzemesi, “ Osmanlıcadan Türkçe'ye Söz Karşılıkları Tarama Dergisi” adıyla iki ciltte yayınlanmıştır. 4. Türkçe karşılıkları bulunamayan Arapça ve Farsça Sözcükler için “Osmanlıcadan Türkçeye Cep Kılavuzu” ve “ Türkçeden Osmanlıcaya Cep Kılavuzu” hazırlanmıştır. 5. Atatürk 1936 yılında Türk dilinin dünyadaki en eski dillerden biri olduğunu iddia eden Güneş Dil Teorisi’ni ileri sürmüştür. 6. Atatürk’ün isteğiyle, Türk dilinin temel kaynakları yeni Türk harfleriyle basılmıştır. Örneğin, “Divan-ü Lügat-it Türk”, "Kutagu Bilig” gibi eserler tıpkıbasımları, metinleri, çevirileri ve dizinleriyle yayınlanmıştır. 7. Atatürk, 1932’den itibaren “din dilini” de Türkçeleştirerek, halkın başta kutsal kitap Kuran olmak üzere dininin temel kaynaklarını ulusal diliyle çok daha rahat bir şekilde öğrenmesini sağlamak istemiştir. Hutbelerin, ezanın, Kuran’ın Türkçeleştirilmesini sadece din penceresinden değil biraz da “dil” penceresinden değerlendirmek gereklidir. Atatürk’ün İslam dininin temel kaynaklarını ve din dilini Türkçeleştirmesi, “Atatürk, Latin harflerini kabul ederek halkın İslam diniyle bağlarını koparmak istemiştir” biçimindeki “yobaz yalanını” da boşa çıkarmaktadır. Çünkü, eğer Atatürk gerçekten böyle bir şey isteseydi hiçbir zaman din dilini Türkçeleştirmezdi. 8. Atatürk Çankaya Köşkü’nü adeta bir dil akademisi haline getirmiş, 1932-1938 arasında neredeyse her gece Atatürk'ün sofrasındaki kara tahtanın başında enine boyuna Türk dili ve Türk tarihi konuşulmuştur. Dil kurultaylarında okunacak bildiriler önce Çankaya sofralarına Atatürk’ün huzurunda okunmuş, burada tartışılmış, eleştirilmiş, sonra kurultaya sunulmuştur. Atatürk, Çankaya’daki dil sofraları dağıldıktan sonra sabahlara kadar Türk dili üzerinde çalışmış, bu çalışmaları sonunda çok sayıda sözcük türetmiştir. II. Dil Kurultayı’nda Prof. Pittard’ın eşine, “Bir sözcüğün kökenini bulduğum zaman duyduğum mutluluk, Sakarya Savaşını kazandığım zamanki mutluluğa eşittir” diyerek kelime türetmeye ne kadar çok önem verdiğini göstermiştir. Atatürk’ün Türk dili konusundaki çalışmalarını, o sırada İsviçre’de Tarih doktorası yapan Manevi kızı Afet İnan’a yazdığı mektuplardan takip etmek mümkündür. Atatürk 23 Aralık 1937 tarihinde Afet lnan’a gönderdiği bir mektupta, “Gece uğraştığımız, bildiğin gibi dil dersleri, gündüz de yalnız olarak aynı sorun üzerinde birkaç saat çalışıyorumdemiştir. Atatürk dil çalışmalarını Ulus gazetesinde de yayınlamıştır. Atatürk, dil çalışmaları sonrasında, bugün de kullandığımız pek çok terim türetmiştir. İşte Atatürk’ün 1930’larda türettiği veya yeniden Türkçeye kazandırdığı o terimlerden bazıları: 1. Askerlikle ilgili terimler: 1. Er, 2.Subay, 3. Kurmay vb. 2. Değişik konulardaki terimler: 1.Genel, 2. Özel, 3. Evrensel, 4. Kutsal, 5. Önemli, 6. Arıtmak, 7. Isı, 8. Esenlik, 9. Erdem, 10. Kıvanç, 11. Konuk, 12. Tüm vb. Varsayım, Gerekçe, Belleten vb. 3. Geometri ve matematik terimleri: 1. Açı, 2. Üçgen, 3.Kare, 4. Boyut, 5.Uzay, 6. Yüzey, 7. Çap, 8, Yarıçap, 9. Kesek, 10. Kesik, 11. Yay, 12. Çember, 13. Teğet, 14. Açıortay, 15. İçters açı, 16. Dışters açı, 17. Taban, 18. Eğik, 19. Kırık, 20. Çekül, 21. Yatay, 22. Dikey, 23. Düşey, 24. Yöndeş, 25. Konum, 26. Dörtgen, 27.Beşgen, 28. Köşegen, 29. Eşkenar, 30. İkizkenar, 31. Yanal, 32. Yamuk, 33. Artı, 34. Eksi, 35. Çarpı, 36. Bölü, 37. Eşit, 38.Toplam. 39. Oran, 40. Orantı, 41 Türev, 42. Alan, vb. 50’ye yakın terim. 4. Soyadları: 1. Akatürk, 2. Altay, 3. Arıkan, 4. Bozkurt, 5. Bozok, 6. Dirik, 7. Ergüven, 8. Gürer, 9. Gürarı, 10. Mete, 11.Sülün, 12. Okan, 13. Okyar, 14. Özgören, 15. Peker, 16. Saydam, 17. Türker. 18. Tanrıöver, 19. Umay. 20. Üstündağ, 21. Güzelses, 22. Tuncak, 23. Saldıray, 24. Yıldıray, 25. İrdelp, 26. Aygen, 27. Ülkü, 28. Gökçen vb. Bir Türkçe aşığı olan Atatürk, Arapça “Kemal” diye yazılan adını da “Kamal” diye yazmayı düşünmüştür bir ara... Görüldüğü gibi Atatürk, Yazı ve Dil Devrimi’ne çok büyük bir önem vermiş, bu devrimin başarılı olabilmesi için, tarihimizde hiçbir devlet adamının etmediği kadar çok mücadele etmiştir. Geceleri sabahlara kadar dil çalışmaları yaparken, uykusuzluktan ve yorgunluktan kapanan gözlerini ıslak mendille silen ve arada bir soğuk duş alarak uyanık kalmaya çalışan Atatürk, son nefesini verinceye kadar Türkçeyle uğraşmıştır. Ölmeden önce ağzından dökülen son kelimeler arasında, “Aman dil, yarabbi dil, dil...” gibi kelimelerin olması, onun Türkçemize ne kadar gönülden bağlı olduğunun son kanıtı değil midir? Kaynak: Cumhuriyet Tarihi Yalanları, Sinan Meydan ![]() İmzalardaki bağlantıları veya görselleri görüntülemek için gönderi sayınızın 10 veya daha fazla olması gerekir. Şu anda 0 mesajınız var. |
|
|
#2 |
|
Çevrimdışı
![]() Üyelerin profil bilgilerini yalnızca kayıtlı üyeler görüntüleyebilir. Lütfen kaydol bağlantısından üye olunuz.
|
Hayatının son günlerinde bile dilimizi geliştirmek için çalıştı. Geometri kavramlarının çoğu Latince veya Arapça idi.
![]() "İlim Çin'de bile olsa ara." dediler.
Onlar aklı bir kutuya kilitlediler. |
| Yer İmleri |
| Konuyu 1 kişi okuyor: (0 üye ve 1 misafir) | |
|
|
| Forum | Bilgilendirme | Künye |
|
Powered by vBulletin® Version 3.8.11 Copyright ©2000 - 2026, vBulletin Solutions Inc. Forum Sahibi: Dea Dia ve Gece |
Sitemiz; yer sağlayıcı bir forum sitesidir. Forumel.Com adresimizde yapılan paylaşımlar, moderasyon ekibimizin onayına dahil olmadan direkt olarak yayınlanmaktadır. 5237 sayılı TCK (Türk Ceza Kanunu) ve 5651 Sayılı Kanun'un ilgili maddelerini ihlal eden kişilerin IP adresleri de dahil olmak üzere sair kişi veya adli mercilere müzekkere (Resmi Üst Yazı), tarafımıza tanzim edildiği takdirde paylaşılacaktır. Hukuka aykırı bir paylaşımın olduğunu düşündüğünüz mesaj ya da konuyu; İLETİŞİM linkine bildirim yoluyla iletebilirsiniz. 48 saat içerisinde mevcut şikâyetiniz üzerinden tarafınıza ulaşılacak, gerekli işlemler tesis edilecektir. |
|