14 Şubat 2023, 22:14
|
#1
|
|
Çevrimdışı
Leydihan
Üyelerin profil bilgilerini yalnızca kayıtlı üyeler görüntüleyebilir. Lütfen kaydol bağlantısından üye olunuz.
|
Yüzyılın En Ölümsüz Aşkları
Yüzyılın En Ölümsüz Aşkları
Dilden dile dolaşan büyük aşklar. Kimi hayranlıkla hastalıklı bir durum arasında gidip gelmiş, kimi karşılık bulmuş, kimi bulamamış, kimi gerçeküstü, birbirine ilham olan, kimi ilham veren yakın çağın en ikonik ve en bilinen aşklarını derledik.
Marilyn Monroe - Arthur Miller Marilyn'in karşısına tek bir isim yazmak zor ancak Monroe ile ünlü yazar Arthur Miller aşkı çok büyüktü ancak hayal kırıklıklarıyla doluydu. Yine de 1956'da evlendiler ancak ilişkileri her zaman gergindi. Miller'in karısı için yazdığı senaryonun adı her şeyi açıklıyordu: "Uygunsuzlar."
Monroe daha sonraları verdiği bir röportajda "aptal bir sarışın olmasaydım Arthur Miller benimle asla evlenmezdi" dedi. Monroe, Miller için yetersiz kalmaktan bir hayli korkuyordu. Bir gün korktuğu oldu. Miller, Monroe'ya kendisiyle ilgili hayal kırıklığına uğradığını, hatta zaman zaman arkadaşlarının önündeki davranışları yüzünden kendisinden utandığını söyledi. Evlilikleri o zaman bitti.
Evlilik dışı ilişkiden doğan ve babasını hiç görmeden büyüyen Monroe bütün hayatı boyunca babasının yerine koyabileceği bir adam arıyordu. Bütün biyografilerinde intihar etmeden önce babasını telefonla aradığı, babası onu tanımayınca saatlerce ağladığı yazar. Gerçek adıyla Norma Jean, sahte adıyla Marilyn Monroe 36 yaşında intihar etti.
Serge Gainsbourg ve Jane Birkin
Birbirlerine delice aşık, ama aynı çatı altında kalamayacak kadar bağımsızlıklarına düşkün bir çift. Çirkinliğiyle ve koca burnuyla nam salmış ama bir o kadar karizmatik Serge Gainsbourg ile güzeller güzeli Jane Birkin'in aşkı, bir dönemin en bohem, en ikonik, en kült aşkıdır. Burada bahsetmezsek olmaz.
1968'de Fransa'da çekilen Slogan filminde tanıştılar. Beraber bir jenerasyonun erotik marşına dönüşen 'Je'taime... Moi non plus' düetini yaptılar. Şarkı İngiltere'de, İtalya, İsveç ve İspanya'da yasaklandı. Papa bile şarkının İtalya'da çalınmasının sakıncalarıyla ilgili demeçler verdi. Fakat tüm bunlar, sadece Jane ve Serge efsanesinin büyümesine sebep oldu.
New York'ta, Londra'da, Paris'teki kadınlar Jane gibi giyinmek, Serge ile sabaha kadar sevişmek istedi. Yıllar boyunca hem müzikal hem sinemasal anlamda beraber çalıştılar. 1980'de ayrılmalarına rağmen dostlukları hep devam etti. Bu ilişkiden kızları ünlü oyuncu Charlotte Gainsbourg doğdu.
Frida Kahlo ile Diego Rivera - Fil ve güvercinin aşkı
17 Eylül 1925'te okuldan eve dönerken bindiği otobüsün tramvayla çarpışması sonucu trenin demir çubuklarından birisi Frida'nın sol kalçasından girip leğen kemiğinden çıkar. Kazadan sonra tüm hayatı korseler, hastaneler ve doktorlar arasında geçecek, omurgası ve sağ bacağında hiç dinmeyen bir acıyla yaşayacak, 32 kez ameliyat olacak ve çocuk felci nedeniyle sakat olan sağ bacağı 1954'te kangren yüzünden kesilecektir.
Kazadan bir ay sonra hastaneden çıkan Kahlo, ailesinin de teşviki ile resim yapmaya başladı. Meksikalı Michalangelo olarak anılan ünlü ressam Diego Rivera ile bu sırada tanıştı.
Komünist ressam Diego Rivera kendisinden yirmi bir yaş büyüktü. İki kez evlenmişti, çocukları vardı. Çapkınlığı ve sadakatsizliği ile tanınıyordu. Rivera o dönemde evli olmasına rağmen Frida Kahlo ile ilişkileri başladı. 1929 yılında çift evlendi. Evlendiklerinde Rivera 42 Kahlo ise 22 yaşındaydı; Kahlo'nun ailesi çiftin evliliğine karşı çıkarak onları "Fil ve Güvercin" diye nitelendirdi.
Çiftin, fırtınalı bir evlilik yaşamları oldu. Sağlık sorunları nedeniyle bir çocuğunu aldıran ve art arda iki düşük yapan Frida, deli gibi aşık olmasına rağmen eşinin sadakatsizlikleri nedeniyle 1939 yılında ondan ayrıldı ama 1 sene sonra yeniden evlendiler.
Tomris Uyar - Cemal Süreya - Turgut Uyar - Edip Cansever
Cemal Süreya, Edip Cansever ve Turgut Uyar'ın büyük aşkı, 3 büyük şairin ilham kaynağı, en güzel şiirlerini yazdıkları biricik kadın: Tomris Uyar... Bir akımı peşinden sürükleyen efsane kadın.
Sahip olunamayan kadın Tomris Uyar, Ülkü Tamer ile evliyken aşık oldu Cemal Süreya'ya... İkisi de evliydiler, ikisi de birbirleri için boşandılar eşlerinden ve bugün bile, 'Türk edebiyatının en verimli aşkı' tanımını hak eden üç yılı birlikte geçirdiler. Cemal Süreya aşk dolu, cinsellik dolu en güzel şiirlerini onun için yazdı.
"Ayışığında oturduk / Bileğinden öptüm seni / Sonra ayakta öptüm / Dudağından öptüm seni / Kapı aralığında öptüm / Soluğunda öptüm seni / Bahçede çocuklar vardı / Çocuğundan öptüm seni / Evime götürdüm yatağımda / Kasığından öptüm seni / Başka evlerde karşılaştık / İliğinden öptüm seni / En sonunda caddelere çıkardım / Kaynağından öptüm seni..."
Cemal Süreya
Üç yılın sonunda tükendi Cemal Süreya ile Tomris'in aşkı ve güzel bir dostluk kaldı geriye... Yaşamında en uzun soluklu sevdası Turgut Uyar oldu.
Tomris Uyar: "Turgut, beni her an elinden kaçıracakmış gibi gereksiz bir kaygıyla yıpranacak; ben de hiçbir rekabetin söz konusu olmadığı bir alanda, boyuna birinci seçilmekten yorulacaktım."
Cemal Süreya'nın sevdiceği, Turgut Uyar'ın karısı ve Edip Cansever'in yarasıydı Tomris Uyar. Edip Cansever "Seni görünce dünyayı dolaşıyor gibi oluyor insan sanki" diyordu ve her doğum gününde yeni bir şiir yazıyordu Tomris Uyar'a. Tomris Uyar'ın Cansevere'e hep bir dost ve değerli bir şair gözüyle baktığı bilinir. Ama Edip Cansever için bunu söylemek pek mümkün olmamıştır.
|
|
|
|