14 Şubat 2023, 22:29
|
#3
|
|
Çevrimdışı
Leydihan
Üyelerin profil bilgilerini yalnızca kayıtlı üyeler görüntüleyebilir. Lütfen kaydol bağlantısından üye olunuz.
|
Cevap: Yüzyılın En Ölümsüz Aşkları
Dali - Gala
Dali'nin büyük aşkı, ilham perisi. Dali'nin çalışmalarına da yansıyan bu aşk için uçuk, gerçeküstü, olağanüstü tabirlerini kullanmak saçma olmaz. Gala Rus asıllıdır. 1927 yazında Dali, yakın arkadaşı Fransız şair Paul Eluard'ın Gala adını verdiği karısı Helena'ya aşık olur. Öyle bir aşktır ki bu Gala yaz bitiminde kızı ve kocası ile Paris'e dönmez, Dali'nin yanında kalır. 50 yıl sürecek serüven başlar. Gala Dali'den 10 yaş büyüktür.
Evlilikleri tuhaflıklarla doludur. Babası Salvador'u çok yaygın olan frengiden korumak için çocukken ona cinsel hastalıklarla ilgili kitaplar okuturmuş. Dali cinsel ilişki ile ölüm arasında çocukluğundan gelen bir travma ile bağlantı kurduğu için Gala ile aralarında cinsel bir birliktelik yoktur. Gala ise cinsel yaşantısı oldukça aktif olan bir kadın. Genç sevgilileri vardır. Bu durumu da gözönünde bulundurursak Dali'nin Gala'ya olan marazi tutkusu belki anlaşılabilir.
John Paul Sartre & Simone De Beauvoir
20. yüzyılın en ilham verici çiftlerinden biri de Sartre ve Beauvoir. Kendilerini aydınlanma mücadelesine adamış; filozof-yazar-aktivist-teorist gibi sıfatların rahatlıkla yüklenebileceği bir çift. Birbirlerine karşı gönül bağları sonsuz, çok iyi iki arkadaş, aşık ve yoldaşlar da aynı zamanda. Hiçbir zaman evlenmediler. İlişkilerinin yanı sıra başka kişilerle de birliktelikler, hatta aşklar yaşayabilmelerine rağmen asla birbirlerinden vazgeçmediler. Ve hala, bu özgürlük savaşçılarının isimleri birlikte anılmaya devam ediyor.
Humprey Bogart ve Lauren Bacall
Çirkin, karizmatik ve cool aktör Humprey Bogart'ın Bacall ile büyük aşkı "To Have and Have Not" filmiyle başladı. Bogart'ın onu odada bırakıp gittiği bir sahneden sonra Bacall, yanındaki oyuncuya eğilip "Ben olsam bu adamı bırakmazdım," dedi. Ve bırakmadı da...
1945 yılında evlenen ikili, Bogart'ın ölümüne kadar 12 yıl evli kaldılar, iki çocukları oldu. Ama sadece bir çift olarak ünlenmediler; aynı zamanda sinema izleyicisinin de birlikte görmeyi en sevdiği ikililer arasına girdiler. Bacall'dan sonra Bogart'ın hayatındaki en önemli şey teknesiydi, Santana.
Humphrey Bogart'ın hayatının aşkı olan Lauren Bacall, kocasının çift direkli yelkenli yatı Santana hakkında kendi biyografisinde şöyle bahseder; 'Ömrümde bir kadını kıskanacak olsaydım, o şüphesiz Santana olurdu.'
Ahmet Arif ve Leyla Erbil
Tek şiir kitabı "Hasretinden Prangalar Eskittim" ile edebiyat dünyasının unutulmaz isimleri arasına giren Ahmed Arif, Leyla Erbil'e büyük bir aşkla bağlıydı. Ancak bu aşkın karşılığı yalnızca dostluk oldu. "İlk sen mağlup ettin beni" diyen Ahmet Arif'in bu durumu kabullendiği mektuplarından anlaşılıyor. Mektuplaşmaların başladığı tarihte Ahmet Arif 27 yaşındaydı, Leyla Erbil ise 23. Ahmed Arif'in Leyla Erbil'e yazdığı mektuplar 2013'te kitap haline getirildi. "Sen ister dostum ol ister sevgilim, yeterki hayatımda ol. Sen bana geldikçe sana ihtiyacım olacak. Senden başka hiçbir isteğim yok."

Rainer Maria Rilke ve Louise Andreas Salome
Salome; Paul Ree, Nietszche ve Freud'un aklını başından aldı. Nietszche'nin karşılıksız aşkı "Nietzsche Ağladığında" ve "Nietzsche'nin Öpücükleri" adlı romanlarına konu oldu. Zamanının en entelektüel ve özgürlükçü kadınlarından biriydi. Nietzsche'nin ve Ree'nin evlilik teklifini geri çevirdi. Freud'nun duygularına karşılık vermedi. Salome, "her şeye kayıtsızca güvenen ve korku nedir bilmeyen" sıradışı bir kadındı. Tek gerçek aşkını şair Rainer Maria Rilke ile yaşadı. 21 yaşındaki Rilke, kendinden 15 yaş büyük sevgilisine delicesine aşıktı.
Lou Salome, bağımsızlığını tehdit etmeyen bu adam uğruna, o güne kadar koruduğu bekaretinden vazgeçti. Ancak ilişkilerinin Rilke'nin yaratıcılığına katkı sağladığını fark edince, sevdiği adamı terk etti. İlişkileri 4 yıl sürdü. Yıllar sonra Rilke, unutamadığı bu kadını ölüm döşeğinde son defa görmek istediğinde; "Anılara sonsuza dek sadığım; erkeklere değil!" cevabını aldı.
Fotoğraftakiler: Ree, Salome ve Nietszche.
Albert Einstein ve Mileva Maric
Einstein ve Mileva Maric aşkı Einstein'ın alışık olmadığımız bir yüzünü gösteriyor bize. Einstein ve Maric'in öğrenciyken tanışmalarıyla başlayan mektuplaşmaları 1903'te evlenmelerine kadar yaklaşık sekiz yıl devam ediyor. Maric Einstein'e Johnnie diye sesleniyor ve Einstein da Dollie diyor sevgilisine. Einstein'ın izafiyet teorisiyle dünya sahnesine çıktığı tarih ise 1905. Yani ünlü bilim insanının ilk eşi Maric'e yazdığı bu mektuplar, satır aralarında barındırdığı "aşk" kadar, Einstein'ın "gelişimini" gözler önüne sermesiyle de büyük önem taşıyor.
1900 yılından bir mektup...
Sevgili Johnnie'm,
Seni çok sevdiğim, sen de çok uzakta olduğundan sana küçük bir öpücük veremediğim ve senin de beni benim seni sevdiğim kadar sevip sevmediğini sormak için bu mektubu yazıyorum. Bana hemen cevap ver.
Binlerce öpücük
Dollie'nden
Albert Einstein - Mileva Maric
Warren Beatty ve Annette Bening
Hayatı boyunca 12 bin 775 kadınla beraber olduğu öne sürülen Hollywood'un uslanmaz çapkınlarından Warren Beatty, Annette Bening ile tanışana kadar çok hızlı yaşıyordu. Bugün 72 yaşında olan ünlü aktörün 17 yıldır evli olduğu aktris eşi Bening, Beatty'yi, ''O, harika bir baba, aynı zamanda çok düşünceli, etkileyici ve açık yürekli'' sözleriyle yere göğe sığdıramıyor.
Selahattin Pınar ve Afife Jale
Cumhuriyet'ten önce sahneye çıkan (1920'de) ilk Türk ve Müslüman kadın sanatçı Afife Jale, "Türk müziğinin aristokratı" Selahattin Pınar'ın naifliğinden, kibarlığından, temiz giyiminden, güzel ve esprili konuşmasından etkilendi. Duyguları karşılıksız değildi. İkisi de 27 yaşındayken büyük bir aşkla evlendiler. Afife Jale bazen odasına kapanıyor, saatlerce çıkmıyordu. Selahattin Pınar, bir gün kapının anahtar deliğinden içeriye baktı. Afife Jale eroin kullanıyordu. Selahattin Pınar karısına aşıktı. Afife Jale'yi kurtarmak isterken uyuşturucu bataklığına saplandı. Afife Jale, eşinin daha kötü bir hale gelmemesi için ona yalvardı: "Ne olur boşa beni, terk et beni." Selahattin Pınar hiç yanaşmadı ayrılığa. Afife Jale hep zorladı. Ve 1935'te boşandılar. Afife Jale Bakırköy Akıl Hastanesi'nde öldü.

Paul Newman ve Joanne Woodward
"Ölüm ayırana kadar'' rekoru, 50 yıl evli kalan Paul Newman-Joanne Woodward çiftine ait bulunuyor. Sinema dünyasının efsane oyuncusu Paul Newman'ın, eşi Joanne Woodward ile yolu, Broadway'de sahnelenen ''Picnic'' adlı tiyatro oyununda rol aldıkları sırada kesişti. Ünlü aktör, hayata gözlerini yumana kadar eşine bağlılığıyla tanınırken, evlilikleri de tam yarım asır sürdü. Newman 2008 yılında 83 yaşında hayata veda etti.
Bonnie and Clyde
Bonnie Parker ve Clyde Barrow ünlü Amerikalı kanun kaçakları, The Barrow Gang'in ünlü elemanları. 1930'lu yıllarda Amerika'da banka ve dükkan soymuşlardır. Kapitalizme ateş püsküren halkın gözünde Robin Hood statüsüne yükselerek kahraman olmuşlardır. Ayrıca Bonnie ve Clyde'ın büyük aşkları da bunda rol oynamıştır. Her soydukları dükkan ve bankalara çiçek bırakırlardı.
Barrow ve Parker, Louisiana'da, Bienville Parish'da, bir kırsal yolda, 23 Mayıs 1934 tarihinde polisler tarafından pusuya düşürülmüş ve daha 26 yaşını göremeden bu dünyaya beraber veda etmişlerdir. Bonnie ve Clyde'ın fırtınalı hayatları 1967'de başrollerini Warren Beatty ile Faye Dunaway'in paylaştığı "Bonnie and Clyde" adlı filme de konu olmuştu.
Nazım Hikmet ve Piraye
Nazım'la Piraye'nin aşkı 1930'da başladı. Nazım'ı bilen herkesin bildiği gibi Nazım Piraye'ye büyük aşk besliyordu. Nazım'ın en büyük ilham kaynağı Piraye idi. Nazım'ın pek çok esere de konu olmuş bu aşkı tam 20 yıl sürdü. 20 yıl uzun bir süreymiş gibi gözükse de bu 20 yılın 13 yılında şair hapishanedeydi. Bir kadına bir erkeğin yazabileceği en güzel şiirleri, en içten, sıcak mektupları hapisten yazdı Piraye'ye Nazım.
Nazım'la Piraye tanıştıklarında Piraye 24 yaşında ve evliliği bitmek üzere olan 2 çocuklu bir kadındı. Dünyanın en büyük şairlerinden birinin sevdalısı olmuş, adına nice şiirler yazılmış, güzel sevilmiş; ama bir o kadar da aşk acısı çekmiş bir kadın Piraye. Çocuklarından ve ailesinin itirazından dolayı 2 sene dirense de, sonunda 1932'de evlenmişlerdir.
Nazım Hikmet ve Piraye
Lev Tolstoy - Sophia
Tolstoy'u Tolstoy yapan kadın Sophia, evlendiğinde henüz 16'sındaydı. Savaş ve Barış'ı evlendiği yıllarda yazan Tolstoy'un Sophia'dan tam 12 çocuğu oldu! Bu hikaye, 2009 yapımı 'Aşkın Son Mevsimi' filmiyle ölümsüzleşti.

Ava Gardner ve Frank Sinatra
Sinatra, ünlü, karizmatik, hızlı bir çapkın ama evliydi. Ne kadar çapkın olsa da boşanmaya niyeti yoktu. Ta ki Hollywood'un güzeller güzeli Ava'sı ile tanışana kadar. 1951 yılında Sinatra boşanmış ve Gardner ile evlenmişti bile... Hollywood'un karşı konulamaz kadınıyla Sinatra arasında birçok ortak yön vardır. İkisi de fevridir, hızlı yaşamalarıyla nam salmıştır. Bol skandallı, kavgalı gürültülü evlilik altı yıl sürer ama Sinatra'nın Gardner'a hayranlığı hayatı boyunca devam edecektir.
Ava Gardner şöyle anlatıyor: Frank'i ilk gördüğüm saniye, hayatımın en berrak anıydı. Bir kutlama yemeğindeydik. Tanrı gücünde bir ışık masamıza yaklaştı. Ancak bir Yunan tanrısı bu kadar seksi olabilirdi. Yeni evlenmiştim. O da evliydi, çocukları vardı. Yakınlaşmamız mümkün bile değildi. Onun ağzından ilk çıkansa 'Seni ilk gören ben olsaydım, benimle evlenmek zorunda kalırdın' gibi banal bir cümle oldu.
Adnan Menderes - Ayhan Aydan
Menderes'in tüm kamuoyu tarafından bilinen, karısından sonra gelen en büyük aşkı Opera Sanatçısı Ayhan Aydan oldu. 1950'lerin başında Menderes ile tanışan Ayhan Aydan dönemin en güzel kadınlarından ve en iyi seslerindendi. Tanıştıklarında Menderes 50, Ayhan Aydan 25 yaşındaydı. Menderes'in 3 oğlu, Ayhan Hanımın ise 1 oğlu vardı. Başbakan 20 yıldır evliydi, Ayhan Hanım ise 6.
|
|
|
|