Forumel.Com

Geri Git   Forumel.Com > Yaşam > Aşka Dair

Aşka Dair Aşka dair şiirler, anlamlı yazılar..


Hep Acı Çeken Kişi Olmak Tesadüf mü Dersiniz? Gerçek Aşk Nedir?

Aşka dair şiirler, anlamlı yazılar..



Konu Bilgileri
Konu Başlığı
Hep Acı Çeken Kişi Olmak Tesadüf mü Dersiniz? Gerçek Aşk Nedir?
Konudaki Cevap Sayısı
1
Şuan Bu Konuyu Görüntüleyenler
 
Görüntülenme Sayısı
289

Kullanıcı Etiket Listesi

2Beğeniler
  • 1 Post By Leydihan
  • 1 Post By Sürmenaj

  
 
LinkBack Seçenekler Stil
Eski 20 Haziran 2022, 01:55   #1
Çevrimdışı
Leydihan
Avatarsız Forumel Üyesi
Üyelerin profil bilgilerini yalnızca kayıtlı üyeler görüntüleyebilir. Lütfen kaydol bağlantısından üye olunuz.
kalp1 Hep Acı Çeken Kişi Olmak Tesadüf mü Dersiniz? Gerçek Aşk Nedir?

Hep Acı Çeken Kişi Olmak Tesadüf mü Dersiniz? Gerçek Aşk Nedir?

Aşk Bir Gün Biterse Neler Yapmalıyız?




Acı çekmek hepimizin kaçındığı bir davranıştır. Ama, çevrenizde muhakkak acı çekmekten hoşlanan birileri de vardır. Nedir bu acı denilen ve hoş olmayan duygu.

Esasında dünyaya gelmemiz bile bir acı değil mi? Düşünsenize, “ekmek elden su gölden” bir sıvının içinde yüzüyorsunuz.

Burada; daha doğmadan öncesinde ki annenizin karnındaki halinizden bahsetmeye çalışıyorum. Karanlık, sessiz bir ortam, acıkma gibi bir duygu yok, anneniz sizin için yada kendisi için her yediğini siz zaten alıyorsunuz. Ortamın sıcaklığı 36,5 C. Kış olmuş, yaz olmuş kimin umurunda.


Ama bir anda bir deprem olur gibi kasılmalar başlıyor. Birileri sizi dışarıya doğru itiyor. Aniden çırıl çıplak en iyi şartla 22 C olan bir ortama çıkıyorsunuz. Ortam çok aydınlık. Birileri bağırıyor üstüne üstelik bu kadar yetmiyormuş gibi neden olduğunu anlayamadığınız bir şekilde kalçalarınıza vuruluyor. Sanki bu gelinen yer acı çekmek için gelinen bir yer olarak algılıyorsunuz. Esasında doğumumuz bile bir acı, dünyaya ilk geliş halimizde ilk tanıştığımız duygudur acı. Siz hiç hayatınızda gülerek doğan bir tek bebek gördünüz yada duydunuz mu?

Otto Rank’in söylediği ve savunduğu bu tez psikiyatri de uzun yıllar tartışılmış ve hala tartışılmaktadır. Bu yüzdendir ki hayatta hiç unutamadığımız yada beynimize adeta kazınmış duygular, hiç beklemediğimiz anlarda başımıza gelen olaylar neticesinde yer etmektedir içimize. Bu ilk duyguda, hayatta hem ilk, hemde hiç beklenmedik anda başımıza geldiği için unutulamamaktadır. Hep kaçınılmaktadır. Zaman içerisinde hep kaçındığınız şey karşınıza çıkmaktadır. Bazen en yakınınız tarafından bu acı size verilmektedir. Daha mutluluk nedir bilmeden, gülmek nedir bilmeden, acılar bizlere en yakınlarımız tarafından yaşatılarak öğretilmektedir. Bağıran bir anne yada baba, sevilmediğini düşünen bir çocuk, başaramamak, arkadaşları arasına alınmamak, kız yada erkek arkadaşı tarafından terk edilmek vb. Bu liste sayfalarca uzatılabilir.

Başarılı olan kişiler acılardan ders alanlardır. Ama bu hayatta çoğu şeyi kontrol edebileceklerimiz gibi edemediklerimizde bulunmaktadır. Sevdiğimiz birisinin ölümünü ne kadar engelleyebiliriz. Bunlar yaşanılacaktır.

Bunlar değiştiremeyeceklerimizden. Ama bana bazen geliyorlar. Hayatları hep ızdırap. Bu kadar da olur mu dedirten türden? Kendi meslek yaşantımda dürtüleri ile hareket eden ve acılardan ders almamış olan kişilerin hep acı çektiğini görmekteyim. Bazı şeyler içinde çok medyum olmaya gerek olmadığını düşünmekteyim. Acı çekebileceğimizi bile bile bazı olaylara girmiyorsak ve sonuçta “Az kalsın korktuğum şey başıma geliyordu, aklımı seveyim” dedirten olayların, esasında daha önce acılardan aldığımız dersler neticesinde başımıza gelmediğini bilmemiz gerekir. Acı, esasında mantıklı düşünürsek yararlı bir olaydır. Eğer bugün acı olmasaydı , “ işten eve geldiğinizde pijamanızı giymeye kalkıştığınızda “Aaaaa! Sol bacağımın yarısı yok. Bir yerde kopmuş olmalı. Acaba asansör kapısına mı kaptırdım yoksa bunun komşunun dobermanı ile bir ilgisi var mı? Bu akşam, yürüyüşümde bir tuhaflık olduğunu fark etmiştim” diyebilirdiniz. Neden elimizi hiç sıcak bir sobaya dokunmayız, yada dumanlar çıkan bir suyun altına kendimizi atmayız da hep acı çektiren kişileri yanı başımızda buluruz. Herhalde yeteri kadar sıcak bir soba kadar canımızı acıtmamış yada yeteri kadar ders almamışız olsa gerek.


Sağlıcakla Kalın.

GERÇEK AŞK NEDİR? PEKİ!!! YA BU AŞK, BİR TÜRLÜ BİR GÜN BİTERSE NELER YAPMALIYIZ?

Aşk, insanlara mutluluğu tattıran en önemli duyguların başında geliyor. Ancak aşkı yaşamak ne kadar güzel olursa olsun, onu kaybetmek de mümkündür, terk edilmek de.

Zaten etrafımıza şöyle bir baktığımızda gözü yaşlı bir çok kadın ya da erkeğe rastlamamızın en büyük nedeni de budur. Zamanında hepsi, gerçek aşkı bulduğunu zannederek ona tutunduğu ve bu insanların gün gelip de ellerindeki aşkı kaybettiklerini gördüklerinde ‘elde var sıfır’ ile yüzleşmişler ve üzülmüşlerdir. Uzun süreli ilişkilerde günlük hayatın tüm alışkanlıkları paylaşılır. İki aşık olmanın yanı sıra aynı zamanda iyi bir iki dost ve hayat arkadaşı haline gelinir. Kişinin yaşamının büyük bir bölümü haline gelmeye başlayan böylesi bir ilişkinin kaybı ise sadece bir aşk ilişkisinin değil, hem sevgilinin hem de yegane yol arkadaşının kaybıdır ve kişide onarılması zor yaralar açabilir. Özellikle böylesi ilişkilerin sonlanmasından sonra kişi, ‘kayıp duygusu’nu çok daha derin yaşar. Üstelik çoğu ilişki ise sevgi tükendiği için bitmez. Sevgi devam ettiği halde terk edilmek ise ayrılık acısını arttırır. Çünkü burada ayrılan kişi ayrıca istenilmemek gibi en önemli değersizlik duygusuna neden olan ayrı bir kavramada katlanmak zorundadır. Beraber olunan kişi ile olan beraberlik ne kadar güzel, ne kadar özel ise kaybetmek ve buna katlanmakta o kadar güç olmaktadır. Esasında bunun bir bağımlılık ve alışkanlık olduğunu kişi ancak kaybettikten sonra anlar. Ayrılığın ardındaki ilk günleri daha zor geçmektedir. Ama zamanla onsuz da olunabileceğini görmek kişide ayrı bir güven duygusunun doğmasına neden olur. Sonuçta aşk, kişinin kendi canını düşünmeden vereceği, yani dünyada en önemli duygu olan ben duygusunun ötesine geçen bir duygudur. Peki bunu çevrenizde kimin için yapardınız??? Sanki cevaplarınızı duyar gibiyim... Evet bende hayatta bunu tek bir varlık için yapardım. İşte gerçek aşk bu... Hayatta Allah kimseye evlat acısı vermesin ama bana başvuran danışanlarımdan gördüğüm ve öğrendiğim ona bile zamanla alışıldığı. Koşulsuz sevgiyi, beklentiyi, emeği, duygusal paylaşımı, gözlerindeki parıltıyı, saf sevgiyi kimden görüyor yada hissediyorsak ondan ayrılmak o kadar güç olmaktadır. Belki de bu yüzden bu ufak varlıklara aşığız.


Peki ikili ilişkilerdeki aşk kavramı bitince ne olmakta??? Hep ayrılıkta neler yapılması gerektiği konuşulur. En büyük aşklarda bir gün bitebilir. Birisi bir gün gelir ve “artık sana karşı benim aşkım bitti” diyebilir. Yani her duygu yaşanarak biter. Ayrılıkta ortaya çıkan üzüntülerde yaşanarak biter. Yani bir kişi bir ilişkinin bittiğini idrak edene kadar hep bir umutla bir gün onun döneceğini düşünür. Ne zaman ki hiç umudu kalmaz, işte o gün ayrılığa alışmaya başlar. Bu bir süreçtir ve bu süreç o kişi ile olan yaşadığı ilişkinin kalitesi ve kendi kişilik yapısı ile çok alakalıdır. Yine; ayrılık sonrası dönemde dikkat edilmesi gereken noktaların başında alkol ve uyarıcı gibi maddelerden olabildiğince uzak durulması ve uzman bir hekime danışılmadan herhangi bir ilaç kullanmaması gerekir. Bunun yanında yakın dostlarla dertleşmek, iş veya hobilere daha fazla vakit ayırmak ve günlük hayata geri dönmeye çalışmak gerekir. O kişi ile paylaştıklarınızı zamanla tek başına yada başka bir kişi ile de yaşadığınızı gördüğünüzde artık, onunla gidilen yerler, sinemalar, içilen kahveler sadece ayrıldığımız kişiyle olan anılarımızı süslemeyecektir. Sevginin insana yakışır taraflarından birisi de; o kişiyi yitirdikten sonra bunun yasını tutabilmek, hatta doya doya ağlayabilmektir. Ama maalesef ayrılık yaşandıktan sonra insanların içine düştüğü en büyük yanılgılardan bir tanesi de ‘çivi çiviyi söker’ mantığıdır.

Genellikle yalnız kalmaktan korkan kişilerin başka biriyle avunma isteğiyle veya çevreye karşı terk edilmişliğin ezikliğinden kurtulmak için yapılan bu eylem, aslında aşkın doğasına aykırıdır. Kaybedilen bir sevginin yasını tutmadan başka bir ilişkiye girmek, aslında bir sonraki ilişkide yaşanabilecek problemlere davetiye çıkartmaktan başka bir işe yaramaz. Çünkü ayrılığın hakkıyla yaşanması, kişinin daha sonra yaşayacağı ilişkilerin de daha sağlıklı olmasına neden olmaktadır. Çünkü ayrılıktan gerekli ders ve olgunluğu çıkartamayan kişi, geride kalan ilişkisinin tüm zaaflarını da üzerinde, dolayısıyla da yeni ilişkisinde de taşımaya devam etmektedir.

Sevdiklerinizle mutlu bir Pazar geçirmeniz dileğiyle. Eğer hala, nerdeeee! diyorsanız. Muhakkak sizi seven birisi vardır. Kimse yoksa sadece aynaya bakın ama lütfen sevgi dolu gözlerle bakın, işte o zaman sizi seven kişiyi göreceksinizdir. Sağlıcakla Kalın....

Yazan
Dr.İbrahim BİLGEN

Alıntıdır.



 
Eski 22 Haziran 2022, 19:56   #2
Çevrimdışı
Sürmenaj
Avatarsız Forumel Üyesi
Üyelerin profil bilgilerini yalnızca kayıtlı üyeler görüntüleyebilir. Lütfen kaydol bağlantısından üye olunuz.
Varsayılan Cevap: Hep Acı Çeken Kişi Olmak Tesadüf mü Dersiniz? Gerçek Aşk Nedir?

Mutlu aşk yoktur. Sonu hüsrandır.
 

Yer İmleri


Konuyu 1 kişi okuyor: (0 üye ve 1 misafir)
 

Gönderim Kuralları
Yeni konu açamazsınız
Cevap yazamazsınız
Ek dosya gönderemezsiniz
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz

BB code is Açık
İfadeler Açık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Tüm saatler GMT +3 biçimindedir. Şu anki saat 01:42.

Forum Bilgilendirme Künye
Powered by vBulletin® Version 3.8.11
Copyright ©2000 - 2026, vBulletin Solutions Inc.

Forumel, lisanslı vBulletin kullanmaktadır!
Forum Sahibi: Dea Dia ve Gece

Sitemiz; yer sağlayıcı bir forum sitesidir. Forumel.Com adresimizde yapılan paylaşımlar, moderasyon ekibimizin onayına dahil olmadan direkt olarak yayınlanmaktadır. 5237 sayılı TCK (Türk Ceza Kanunu) ve 5651 Sayılı Kanun'un ilgili maddelerini ihlal eden kişilerin IP adresleri de dahil olmak üzere sair kişi veya adli mercilere müzekkere (Resmi Üst Yazı), tarafımıza tanzim edildiği takdirde paylaşılacaktır. Hukuka aykırı bir paylaşımın olduğunu düşündüğünüz mesaj ya da konuyu; İLETİŞİM linkine bildirim yoluyla iletebilirsiniz. 48 saat içerisinde mevcut şikâyetiniz üzerinden tarafınıza ulaşılacak, gerekli işlemler tesis edilecektir.

Eğlenceli Genel Forum Sitesi, Genel Forum Sitesi, Genel Forum Siteleri, Genel Forum