Tekil Mesaj gösterimi
Eski 01 Ağustos 2021, 20:35   #1
Çevrimdışı
Sürmenaj
Avatarsız Forumel Üyesi
Üyelerin profil bilgilerini yalnızca kayıtlı üyeler görüntüleyebilir. Lütfen kaydol bağlantısından üye olunuz.
Varsayılan İçi Yanan Ağacın Çığlığı...

İçi Yanan Ağacın Çığlığı...



Taşların, Ağaçların da Ruhu Vardır. İçin İçin Ölmek. Sabaha Kadar Uyuyamayacaksınız
İçi Yanan Ağacın Çığlığı...

Sıcaklardan bunalıp yakınıyorduk…

Bayram tatilini fırsat bilip biraz nefes almak istedik.

Kimimiz yurdun masmavi sularına bıraktı kendini, kimimiz bir ağacın gölgesinde huzur buldu.

İşimizin başına döndüğümüzde, bıraktığımız yerler cehenneme çevrildi.

Cayır cayır yaktılar…

Ormanları, çiftlikleri, evleri değil sadece!

Hayatını kaybeden insanlarımız da oldu, yitip giden hayvanlarımız da…

Çaresizliğin çığlıklarını duyduk.

Bir yandan hayvanlarını kurtarmaya çalışan, bir yandan o korkunç görüntüleri telefonuyla kaydeden insanımız ağlaya ağlaya “Allah’ım sen bize yardım et” diye haykırıyordu.

Asıl acı tablo yangının söndürüldüğü yerlerde ortaya çıkıyordu.

Küle dönmüş her şey…

Yürek dayanmaz.

Bir de bize nefes verenler var.

O meşhur ama acı söz bugünlerde herkesin dilinde:

“Ciğerimiz yanıyor”

Evet, o sanat eseri gibi duran ağacın dili yok.

Cehennemin bizzat içindeydi…

İçinde de bir cehennem vardı.

Dimdik durduğuna bakma onun da “ciğeri yanıyor”

Ne diyor şair;

Ve çocuk gittikten sonra,

Böyle kalır mıydı ağaç?

Ne olurdu onun da

Bacakları olaydı,

Ayakları olaydı!