29 Temmuz 2021, 01:32
|
#4
|
|
Çevrimdışı
Sürmenaj
Üyelerin profil bilgilerini yalnızca kayıtlı üyeler görüntüleyebilir. Lütfen kaydol bağlantısından üye olunuz.
|
Cevap: Atatürk ve Yabancı Dil
Atatürk ve Kur’an ‘ın Türkçe Çevirisi
Atatürk, 21-24 Mart 1930 tarihleri arasında bir Alman gazetesi olan Vossische Zeitung yazarına, Almanca verdiği bir demeçte şöyle diyor :
“Ahiren Kuran’ın tercüme edilmesini emrettim. Bu da ilk defa olarak Türkçeye tercüme ediliyor. Hz. Muhammed’in hayatına ait bir kitabın tercüme edilmesi için de emir verdim.”
Atatürk’e göre öğrenmek için anlamak gerekti. Kur’an Arapça yazılmıştı. Bir üstün yapıttı. Fakat üstünlüğü anlaşılmıyordu, çünkü dili Arapça idi ve okullarda öğretilen Arapça, yapıtın üstünlüğünü anlamaya yetmiyordu. Türkçe mealin Mehmet Akif Ersoy’a, tefsirin de Elmalılı Hamdi Yazır’a, hadis tercümesinin de Kamil Miras’a yaptırılması kararlaştırıldı. Atatürk, Kuran’ın tercümesinin devlet bütçesinden olmasını istemedi ve bunu kendi özel parasıyla yaptırmak istiyordu. Ancak Mehmet Akif Ersoy, bu tercüme işini önce kabul etti; sonra avans olarak aldığı parayı geri vererek, tercümesini yapmaktan vazgeçti. Böylece tercüme işi de Elmalılı Hamdi Yazır’a verildi. Bu büyük âlim, hem Kur’an’ın tercümesini yaptı; hem de “Hak Dini Kur’an Dili” adıyla tefsirini gerçekleştirdi. Bu çeviri ve tefsir, 1935 yılında bastırıldı. 9 ciltlik tefsir, yıllar boyunca İslam bilim insanlarınca Kur’an’ın en önemli meali ve tefsiri olarak kabul edildi.
Mustafa Kemal Atatürk kazandığı eşsiz başarılarının yanında Türkiye Cumhuriyeti’ni batı uygarlığına açan insandı. Kendisi birçok yabancı dili öğrenmek için ömür boyu çalışmıştı. Fakat dilimizi, eğitimimizi de yabancı dillerin boyunduruğundan kurtarmak için gerekli tedbirleri önermişti. Bilimi ve tekniği öğrenmek için dış ülkelere açılmanın, dil öğrenmenin önemini biliyordu ve ömrü boyunca sahip olduğu yabancı dilden kitaplarına notlar düşüp durmuştu.
Kaynakça
egitimvebilim.ted.org.tr
ataturkum.com
|
|
|
|