Tekil Mesaj gösterimi
Eski 21 Temmuz 2021, 04:04   #1
Çevrimdışı
Sürmenaj
Avatarsız Forumel Üyesi
Üyelerin profil bilgilerini yalnızca kayıtlı üyeler görüntüleyebilir. Lütfen kaydol bağlantısından üye olunuz.
Varsayılan Baba ve Kızı -- Oskar Ödüllü Kısa Film

Baba ve Kızı -- Oskar Ödüllü Kısa Film

Bu medyayı görüntüleyebilmeniz için üye olmanız ve üye hesabınızla oturum açmanız gerekmektedir.


Film bana Yahya Kemal Beyatlı'nın "SESSİZ GEMİ" adlı şu mısralarını hatırlattı;

Artık demir almak günü gelmişse zamandan,
Meçhule giden bir gemi (sandal) kalkar bu limandan.
Hiç yolcusu yokmuş gibi sessizce alır yol;
Sallanmaz o kalkışta ne mendil ne de bir kol.
Rıhtımda kalanlar bu seyahatten elemli,
Günlerce siyah ufka bakar gözleri nemli.
Biçare gönüller. Ne giden son gemidir bu.
Hicranlı hayatın ne de son matemidir bu.
Dünyada sevilmiş ve seven nafile bekler;
Bilmez ki, giden sevgililer dönmeyecekler.

Çok güzel bir film. "İlham Veren Hikayeler" takipçileri için iyi bir seçim olduğunu düşünüyorum.

Yönetmen : Michaël Dudok De Wit
Yapımcılar : Claire Jennings, Willem Thijssen
Yazan : Michaël Dudok De Wit
Müzik : Normand Roger, Denis L. Chartrand
Tarih : 2000
Süre : 8:30 dakika
Ülke : United Kingdom, Belgium, Netherlands
Dil : Sessiz film
----------

"Baba ve Kızı" Michaël Dudok De Wit tarafından 2000 yılında yapılmış bir kısa Flemenk animasyon filmidir. Film 2000 yılında "Animasyon Kısa Film" kategorisinde oskar ödülü kazanmıştır. Film ayrıca başka 20 ödül daha kazanmıştır.
----------

Hikayenin Özeti

Bir baba küçük kızına ve yapraklara elveda demektedir. Uçsuz bucaksız Flemenk bahçeleri, bağları ve mevsimleri yaşadıkça bu küçük kız da yaşamına devam eder. Yaşam devam ettikçe önce genç bir kız olur, sonra yetişkin bir kadın olur, bir ailesi olur. Sonra yaşlanır, ama babasını hep özlemeye devam eder.

Hikayenin mecaz (metafor) bir anlamı vardır. Kayığa binip uzaklaşan baba ölümü, küçük kızın imajı ölenlerin arkasından üzülenleri ve onları özleyenleri temsil etmektedir.

Filmin sonuna doğru, küçük kızın yaşlandığı, kurumuş ve sazlık olmuş nehir yatağında yürüyerek babasına kavuşması, onun yaşadığı ölüm sonrası ikinci hayatı ve özlediklerine kavuştuğu öbür dünyayı temsil etmektedir.