Tekil Mesaj gösterimi
Eski 04 Haziran 2021, 10:09   #1
Çevrimdışı
Mezarkabul
Mezarkabul - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelerin profil bilgilerini yalnızca kayıtlı üyeler görüntüleyebilir. Lütfen kaydol bağlantısından üye olunuz.
Varsayılan Masalsı Bir Dizi 14. Bölüm

Masalsı Bir Dizi 14. Bölüm


Azog saraya eli boş dönünce Sauron öfkeden köpürür.

Azog:

“Kralım tam yakalayacaktık ama Prenses Arwen bize saldırdı. Biz de neye uğradığımızı şaşırdık. O esnada 8 askerimizi kaybedince ben de geri dönmek zorunda kaldım. Prenses’e karşı sizin emriniz olmadan kılıç sallayamam.”

Sauron:

“Kızım mı saldırdı? O kaçırılmamış mıydı? Aragorn’un elinde tutsak değil miydi?”

Azog:

“Ben de öyle sanıyordum. Zindandaki mahkumların anlattığına göre; Prenses yanında bir askerle zindanlara inmiş, askeri öldürmüş, Aragorn ve sevgilisini zindandan çıkarmış.”

Sauron:

“Kızım böyle bir şeyi nasıl yapar? Aklım almıyor. O benim gurur kaynağımdı. Tanrı bir erkek evlat vermemişti ama bir çok erkekten daha güçlü bir kız vermişti.”

Azog:

“Bu arada Kralım, Saruman’ın habercisi geldi.”

Sauron:

“Gelsin bakalım...”

Hermes içeriye girer.

Sauron:

“Kralın bana ne haber yolladı?”

Hermes:

“Prenses Elanor saraya döndü. Saruman vakit kaybetmeden Elanor’u alıp evlenmenizi istiyor. Ayrıca Aragorn’u da öldürmenizi istedi.”

Sauron:

“Bak şimdi keyfim yerine geldi.”

Azog:

“100 asker ile Aragorn’un peşine düşeyim mi?”

Sauron:

“Daha iyi bir fikrim var. O bizim ayağımıza gelecek. Şimdi den askerleri al ve Prenses Elanor’u bana getir.”

…................................................. .................................................. .....................

Karanlık Şehir’de ise Galadriel kızı Beatrice ile birlikte, Gandalf’ın yanına taşınmıştı.

Galadriel:

“Evimizden ayrılmakla iyi etmedik. Kızım döndüğünde bizi bulamaz. Tabi eğer ölmezse...”

Beatrice:

“Burası senin de evin anneciğim. Orada bizi elleri ile koydukları gibi bulurlar. Burası şehir halkı tarafından bilinmiyor.”

Gandalf:

“Kızımın da söylediği gibi burası sizin de eviniz. Burası daha güvenli. Burayı Thorin ve Aragorn dışında bilen yok. Aragorn, Eowyn’i kurtaracaktır.”

…................................................. .................................................. .................................

Aragorn ve Arwen yeterince dinlendiklerini düşündükten sonra atlarının yanına giderler.

Aragorn:

“Prensesim bundan sonraki planınız nedir? Nereye gideceksiniz? Gitmek istediğiniz yere kadar sizi bırakabilirim.”

Arwen:

“Ben planımı gerçekleştirdim. Başka bir planım yok. Şu an zaten olmak istediğim yerdeyim.”

Aragorn:

“Ormana mı kaçmak istiyordun?”

Arwen:

“Hala anlamadın mı? Neyse boş ver... Benim gidecek bir yerim yok.”

Aragorn:

“Ben önce Eowyn’in güvende olduğunu ailesine haber vereceğim. Ardından Freyja’nın ülkesi Rohan’a geçeriz. Seni kardeşimle tanıştırırım.”

Arwen:

“Senin gibi bir abisi olduğu için çok şanslı.”

Aragorn:

“Ben de onun gibi bir kardeşim olduğu için çok şanslıyım.”

…................................................. .................................................. .................................

Boromir, Frodo, Sam ve Legolas; Gondor sarayına ulaşmıştı. Boromir Eowyn’i hemen saray hekimine götürür. Bu arada Eowyn’in güzelliği, Boromir’i çok etkilemişti. İçinden kendi kendine kızmaya başlar.

“Ben nasıl bir insanım. Abimin sevdiği kızdan hoşlanıyorum. Bu düşünceleri kafamdan atmalıyım.”

…................................................. .................................................. .....................

Aragorn ve Arwen Karanlık Şehir’e ulaşmıştı. Galadriel’in evine giderler ve kimseyi bulamazlar. Aragorn, Eowyn’in anlattıklarını hatırlar. Beatrice kardeşiymiş. Öyleyse Gandalf’ın yanında olmalıydılar. Hemen atlarını Gandalf’ın evine doğru sürerler. Ev Karanlık Şehir’in dışında dağların arasında ormanlık bir alan içerisinde idi. Eve ulaştıklarında Gandalf dışarıda bekliyordu. Hemen içeriye seslendi.

“Hemen dışarıya çıkın, Aragorn geldi. Eowyn’den haber getirmiştir.”

Galadriel ve Beatrice dışarıya çıkarlar.

Aragorn:

“Eowyn, güvende. Şu anda kardeşim Boromir’in yanında...”

Galadriel:

“Neden onu da yanında getirmedin?”

Aragorn, yaralı olduğunu söylemek istemedi.

“Peşimizde Sauron’un adamları vardı. Onu riske atmak istemedim.”

Gandalf:

“Atlarınızdan inin artık. Bu gece burada kalın. Hatta kalmak istediğiniz kadar kalın.”

Aragorn:

“Burada kalıp sizlerin hayatını riske atamam.”

Gandalf:

“Yorulmuşsunuzdur. En azından biraz dinlenin, bir şeyler yiyin.”

Arwen ve Aragorn atlarından inerler. Beatrice ve Galadriel yiyecek bir şeyler hazırlarlar. O esnada Aragorn başından geçenleri anlatır.

Gandalf:

“Babanız gibi değilmişsiniz prensesim. Çok teşekkür ederiz.”

Galadriel:

“Kızımı kurtarmışsın. Çok sağol.”

Yemekler yendikten sonra Beatrice, özel konuşmak için Aragorn’u odasına çağırır. Beatrice’in odasına girdiklerinde konuşmaya başlarlar.

“Öncelikle kardeşimin kaçırılmasından dolayı seni suçlamadığımı bilmeni isterim. Sen sadece sevdin. Ama bilmeni isterim. Kardeşim sana karşı bir şey hissetmiyor. O gün onunla senin hakkında da konuştuk.”

Aragorn:

“Biliyorum. Onunla zindanda konuştuk. Zaten biz olmazmışız. Birbirimiz için uygun olmadığımızı anladım.”

Beatrice:

“Doğru kişiyi bulmuşsun anlaşılan. Çok güzel bir kız ve çok yakışıyorsunuz.”

Aragorn:

“Prenses mi? Evet güzel bir kız, beni beğenmeyecek kadar güzel bir kız.”

Beatrice:

“Prenses’in sana bakışlarını gördüm. Sana abayı yakmış. Seni odaya çağırdığımda beni öldürmek istermiş gibi baktı.”



"İlim Çin'de bile olsa ara." dediler.
Onlar aklı bir kutuya kilitlediler.