Tek aşk, iki yaka..
İstanbul’un iki yakası gibiydik seninle..
Uzaktan sevdim hep seni..
Sen de güneş açarken, üzerime düşerdi yağmur taneleri..
Dalgalara bıraktığım kağıttan gemilerin yüküydü sana olan açlığım,
Her kulaçta doyuruyordum ruhumu..
En çok geceleri severdim..
Seni Çamlıca ile aramıza alıp yıldızları takardım saçlarına..
Aynı yıldızların ışıltısı yansır dudaklarına,
Bildiğim tüm dilleri unuturdum karşında..
En lâl zamanlarıma denk gelirdi arsız tutkularım,
Bundandı dudaklarında tutunmam hayata..
Islak bir öpüşün tadını ağzında hissederken,
Gerek yoktu ki sevişmenin önüne arkasına..
Ben, bir damla tükürüğünde yakalanıyordum balık gibi ağlarına..
Dudaklarından dökülürken önce kokun, sonra sıcaklığın karşılardı boynunda..
Bedelsiz hibe edilirdi senden önce ne varsa o anlarda..
Kokun ciğerlerime dolarken dilim boynundan bakardı tadına..
İstanbul şahittir iyi yakasıyla;
Başlardım tutuşmaya teninde gezen parmak uçlarımla..