Tekil Mesaj gösterimi
Eski 06 Mayıs 2021, 17:11   #1
Çevrimiçi
Zeytin
Zeytin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelerin profil bilgilerini yalnızca kayıtlı üyeler görüntüleyebilir. Lütfen kaydol bağlantısından üye olunuz.
Varsayılan Atatürk'ün ruyası

Atatürk'ün ruyası

Odasının ışıkları sabaha kadar hiç kapanmamıştı. O gece sabaha kadar gözüne uyku girmemiş , kendinden geçtiği bir vakit kısa bir rüya ile yatağından ter içinde irkilmişti.
Gözünü açtığında dudaklarından ‘’ Anacığım ‘’ kelimesi süzüldü. Günlerdir , İzmir'e annesini ziyarete gideceği günleri hayal ediyordu.
Sabah ağardığında ,Ali Çavuş kompartımanın kapısı önünde bütün gece beklemiş ama içeri girmeye bir türlü cesaret edememişti. O esnada içeriden ses geldi.
Atatürk yattığı yerden sıçramıştı.
Ali Çavuş'a seslendi ve Ali Çavuş ise “Emret paşam” diyerek kapıyı açtı. Atatürk yatakta oturmuş bekliyordu. Birden telaşla sordu:
– Ne demeye kapıda bekliyorsun sen?'
– Uyku tutturamadım da paşam…
– Annemden haber var mı?'
– Az önce bir telgraf geldi dediler, şifreyi çözünce size sunacaklar.
– Boşuna kıvranma Ali, benden saklamaya çalışma.
Ben haberi aldım.'
Ali Çavuş belli etmeden merakla sordu:
– Ne haber aldın ki paşam? Hayır haber inşallah?..
Atatürk usulca anlatmaya başladı:
– Az önce dalmışım. Rüyamda yeşil bir ovada anamla el ele geziniyorduk. Bana bir şeyler anlatıyordu. Birden bir fırtına çıktı, sel bastırdı, anamı aldı götürdü. Hiçbir şey yapamadım.
Hiç, hiç!..
Derken… Atatürk telgrafı istedi.
Az sonra Ali Çavuş telgrafla içeri girer, Atatürk'e kağıdı uzatır ve “Sen sağ ol paşam.” der.
– “Millet sağ olsun…”
Atatürk'ün gözünden bir damla yaş akıvermişti. Çavuş “Ağlama paşam” diye yalvardı.
– Neden? Ben insan değil miyim? Anam öldü.




İmzalardaki bağlantıları veya görselleri görüntülemek için gönderi sayınızın 10 veya daha fazla olması gerekir. Şu anda 0 mesajınız var.