Benden Affettiklerime...
Seni affettim. Sadece artık etrafımda olmanı istemiyorum.
İnsanlar affetmek ile barışmayı birbirine karıştırıyor. Bir şeyi geride bıraktın diye o kişiyi hayatına yeniden geri alman gerektiğini düşünüyorlar.
Bir konuda net olayım:
Affetmek benim için olan bir şeydir; giriş izni ise hak edilmesi gereken bir şeydir.
Seni affetmek, bana gösterdiğin yüzü unuttuğum anlamına gelmez. Verileri silmez; sadece o verilerin bende oluşturduğu öfkenin artık beni yönetmediğini gösterir.
Seni affedebilirim ve yine de sana güvenmeyebilirim.
Senin için en iyisini dileyebilirim ve yine de seni alanımda istemeyebilirim.
Senin için dua edebilirim ve yine de kapımı kilitli tutabilirim.
Bunlar çelişki değil, bilgeliktir.
Seni affettiğim hâlde hayatıma tekrar girmene izin vermediğim için bozulan insanlar, aslında affediciliğimi değil; eski düzeni geri istiyorlardı. Hesap verme kısmını atlayıp doğrudan yeniden yakın olmaya çalışıyorlardı.
Oysa değişim olmadan kurulan yakınlık, çoğu zaman aynı şeyi tekrar yaşamak için verilen ikinci bir fırsattır.
Kızgın değilim.
Kırgın değilim.
Kin tutmuyorum.
Sadece içimden gelmeyen bir yakınlığı sergilemek yerine kendi huzurumu korumayı seçiyorum.
Affetmek yanında bir anahtarla gelmez.
Affedilmiş olabilirsin ve yine de hoş karşılanmayabilirsin.
Bu soğukluk değil.
Bu sadece netlik.
Alıntıdır.