Yaşanmış olayların yankıları, geleceğe dair endişelerimle birleşiyor ve bana “Bu sen misin?” diye soruyor. Hayır, diyorum, derin bir bataklıkta ayaklarımı sürüklerken, kimsenin beni kucaklayacağı bir zaman olmayacağını biliyorum. İçimde aşklarını yiyen bir Satürn varsa, bunun sebebinin ben olma ihtimalini nasıl kabul edebilirim? Rüyalarımda yeni bir paradoks keşfettim ve uyandığımda bu ismi koydum: Kırmızı Tost Makinası Paradoksu. Bu paradoks, bir zamanlar sevgiyle kucakladığınız, dizlerine öpücükler kondurduğunuz, acılarına yardımcı olduğunuz, kalbinizin sesini dinlediğiniz ve ona sarılırken tüm dünyayı affettiğiniz bir insanın, bir zaman sonra düşmana dönüşerek size karşı kullandığı keskin sözlerin yarattığı ikircikli dünya algısını ifade eder.