|
Çevrimiçi
GüL
Üyelerin profil bilgilerini yalnızca kayıtlı üyeler görüntüleyebilir. Lütfen kaydol bağlantısından üye olunuz.
|
10-16 Mayıs tarihleri Engelliler Haftası..
10-16 Mayıs tarihleri Engelliler Haftası..
[B]
Merhaba sevgili FORUMRADYO ailesi
10-16 Mayıs tarihleri Engelliler Haftası nedeniyle sizlere seslenmek istiyoruz.
Ancak biz sizlere Engelliler Haftasını anlatmak yerine engelli dostların duygularıyla seslenmek istiyoruz...
Çünkü bu hafta yalnızca Engelliler Haftası değil: İNSAN OLMAYI HATIRLAMA HAFTASIDIR.
Bu bağlamda sizleri oturduğunuz yerde farklı ve kısa yolculuklara çıkartmak istiyoruz.
İlki şu olsun:
Sağlıklı bir insan olarak, güzel, güneşli bir havada yanınızda sevgiliniz, eşiniz, çocuğunuz ya da başka biriyle sahil kenarında yürüdüğünüzü düşünün... Sohbet ediyor, gülüyorsunuz, önünüzde çocuğunuz ya da kardeşiniz veya oradaki çocuklar oyunlar oynuyor, arada durup denizde taş sektiriyorsunuz falan... Oradan bir mekana geçip kendi ellerinizle yemek yiyeceksiniz belki de...
İşte o sırada tekerlekli sandalyede oturan ya da uzaktaki bir pencereden sizleri seyreden birinin olabileceği hiç aklınıza geldi mi ya da gelir mi?
Haydi şimdi de penrece kenarından bakanın, küçük bir çocuk olduğunu ve akranlarının dışarıda oynadığı oyunları izlediğini düşünün...
Lütfen kapatın gözlerinizi ve dışarıdan gelen çocuk gülüşmelerini, kahkahalarını, top seslerini ya da çocuk şarkılarını yahut oynayacakları saklambaç oyununa ebe seçerkenki: "Oooo portaa ka lıı soyyy dummm başş u cumaa koyyydumm, been birrr yaaa lannn uyyy durrrr dummm, duma duma dummm!" Diye tekerleme söylediklerini duymaya çalışın ve orada olmak isteyin ama yerinizden kıpırdayamadığınızı canlandırın gözünüzde...
O sırada beyninizin ayağınıza: "Hadi kımılda! Hadi! Hadi! Hadiiiii! Hadi lanet olasıca kımıldasana!" Diye komutlar gönderdiğini, tüm gücünüzü bacaklarınızdaki kaslarınıza gönderdiğinizi ama hiçbir kımıldama olmadığını düşünün...
Hatta onun yerine bütün vücudunuzun bir kutunun içine konulduğunu ve çıkmak için ne yaparsınız yapın ne ellerinizi ne bacaklarınızı kullanamadığınız için çırpınmanızın boşa olduğunu hayal edin... İnsanı çıldırtacak bir şey olduğunu fark etmişsinizdir umarız.
Çoğumuz için zûl gelen okula gitmek, o çocuklar için ne kadar değerli ve anlamlı olabiliceği bile gelmez aklımıza pek!
Ya da:
Sizler evde veya bir eğlence mekanında eğlenceli bir şarkı dinleyip, alkışla tempo tutarken, belki de göbek atıp eşlik ederken, o şarkıdan haberi dahi olmayanları, diğerleri için sıradan olan bir tıngırtısını dahi hayatları boyunca hiç duymayanları düşünün...
Umarız sessizlikten ibaret bir dünyada sıkışıp kalan bir kalbin nasıl hissettiğini anlabilirsiniz.
....
Haydi şimdi de:
Çoğunluğun varlıklarına alışkın olup, görmezden geldiği: Kuşlar ve onların uçuşu, dalgaların kıyıya vuruşu, ağaçlar, dağlar, güneşin batışı, grubun renkleri bir yana sadece sokakları değil sokak lambasının yaydığı ışığı yahut evinde kullandığı bir eşyanın şeklini ya da anne babasının ve diğer sevdiklerinin yüzlerini bile göremeyenlerin yerine koyun kendinizi...
Hatta ayağa kalkın, lambayı kapatın ve üstüne üstlük gözlerinizide sımsıkı kapatın...
Eminiz ki, her adımınızda tereddüt edecek, ayağınızı nereye koyacağınızı şaşıracak ve içinizde korku olacaktır...
Bir de bütün ömür böyle yaşayanları aklınıza getirin...
Ne yazık ki: Hiç görememenin karanlığını ya da görüp de eksik kalmanın hüznünü istesek de anlayamayız.
Diyeceğimiz o ki:
Bazı acılar anlatılmaz, yaşanır…
Bazı mücadeleler dışarıdan küçük görünebilir ama o insanın içinde koca bir ömür taşınır.
Engelli dostlarımız için esas zorluk bendensel eksiklikleri değil:
Bazen, bazı insanların imalı ya da acıyarak bakışı, anlayışsızlığı ve sevgisizliği...
Oysa engelli olmak bir eksiklik, bir suç ya da utanılacak bir durum değil, hayatın insana yüklediği bir sınavdır.
Asıl engel:
Yürüyememek, duyamamak ya da görememek değil:
MERHAMET ve EMPATİDEN YOKSUN KALBE SAHİP OLMAKTIR.
Unutulmamalıdır ki:
Bir insanı gerçekten güçlü yapan şey bedeni değil, taşıdığı yüreğidir.
İşte bu noktada bilinmelidir ki:
Engelli dostlarımızın bizlerden istediği; ne bir el, ne bir kol, ne de göz...
Sadece fark edilmek ve bu hayatın parçası olduklarının unutulmaması...
Bu kadar!
Ufak bir tebessüm, basit bir anlayış belirtisi, yanlarında olunduğunun hissettirilmesi engelli dostlarımız için sadece tebessüm ya da destek değil, yalnız olmadıkları ve umut anlamına gelmektedir.
Diğer yandan şu da unutulmamalıdır ki:
Bugün hiçbir bedensel engele sahip olmamak yarın olunmayacağı anlamına gelmemektedir...
Bu yüzden Engelliler Haftası sadece onları fark etmek değil; anlamak, hissetmek ve yanlarında olduğumuzu öğrenmeleri içindir...
Çünkü esas eksiklik:
İNSANLIKTAN NASİBİNİ almamış yani VİCDAN KÖTÜRÜMÜ olmaktır..
Böylesi bir metinle, keyfinizi kaçırarak verdiğimiz rahatsızlık için özür diler, tüm Dünya Engellilerinin Haftasını kutlar, sevgi ve saygılarımızla esenlikler dileriz...

İmzalardaki bağlantıları veya görselleri görüntülemek için gönderi sayınızın 10 veya daha fazla olması gerekir. Şu anda 0 mesajınız var.
|