|
Çevrimdışı
Destina
Üyelerin profil bilgilerini yalnızca kayıtlı üyeler görüntüleyebilir. Lütfen kaydol bağlantısından üye olunuz.
|
İnsanlara İtici Gelen 6 Beden Dili Alışkanlığı
İnsanlara İtici Gelen 6 Beden Dili Alışkanlığı
1. Kronik olarak telefonla ilgilenmek
Çağımızın en büyük sorunlarından biri, karşımızdaki kişiyle değil de ekranla ilgilenmek. Arkadaş buluşmalarında bile sinir bozucu olabilen bu durum, bir randevuda resmen game over etkisi yaratabiliyor. Konuşma sırasında sürekli bildirimleri kontrol etmek, sosyal medyada kaybolmak ya da bir anda fotoğraf göstermek için telefonu karşınızdakinin yüzüne dayamak, karşınızdaki kişiye açık bir mesaj veriyor: “Sen yeterince ilginç değilsin.”
Reddit ve Threads’te yapılan tartışmalarda pek çok kişi, bu davranışı en itici alışkanlıkların başında gösteriyor. Çünkü mesele sadece ekrana bakmak değil, bu aynı zamanda ilgisiz, bencil ya da sıkılmış görünmenize de neden oluyor. Yani genel olarak bu durum insanlara itici gelen beden dili alışkanlıkları arasında.
2. Öfkeli ifadeler
Biraz yorgun hissetmek ya da kötü bir gün geçirmek hepimizin başına gelir. Ama sürekli kaş çatmak, dudak bükmek ya da öfkeli bir surat ifadesi takınmak, insanları sizden uzaklaştırır. Yapılan araştırmalar, olumsuz yüz ifadelerinin, kişiliğiniz hakkında doğrudan yanlış varsayımlara yol açabileceğini gösteriyor. Örneğin, kadınlarda öfkeli bir yüz, zor, uyumsuz ve duygusal olarak dengesiz algısını doğururken, erkeklerde aynı ifade üzgün olarak yorumlanabiliyor.
Her durumda, insanlara itici gelen beden dili alışkanlıkları arasında bulunan somurtkan bir ifade, sizi olduğunuzdan daha mesafeli ve çekilmez gösterebilir. Bu demek değil ki sürekli sahte bir gülümseme takınmalısınız. Ancak samimi, yumuşak ve açık bir yüz ifadesi, karşınızdaki kişinin size yaklaşmasını kolaylaştırır.
3. Göz teması kurmamak
Flörtte göz teması adeta sihirli bir anahtar gibidir. Doğru kullanıldığında, “Ben seninle ilgileniyorum” mesajı verir. Ancak işin püf noktası, bu teması dozunda ayarlayabilmek. Sürekli bakışmak, karşınızdakini sorguya çekiyormuşsunuz gibi hissettirebilir; hiç bakmamak ise ilgisizliğinizi düşündürebilir.
Bilimsel araştırmalar, makul düzeyde göz temasının çekiciliği artırdığını ortaya koyuyor. Fakat sosyal medya kullanıcıları, aşırıya kaçıldığında bunun ürkütücü bir hal aldığını sık sık dile getiriyor. Yani dengeyi bulmak şart. Gözlerinizi tamamen kaçırmadan, ama aynı zamanda karşı tarafı rahatsız edecek şekilde delip geçmeden… Küçük bir sır verecek olursak: Gülümseyerek yapılan kısa süreli göz teması, çoğu zaman en etkili flört sinyalidir.
4. İlgisizlik veya güvensizlik ifade eden vücut duruşu
Dik, rahat ve özgüvenli bir duruş, çoğu zaman kelimelerden daha güçlüdür. Omuzları düşürmek, kambur oturmak ya da sürekli kımıldanmak ise karşınızdakine güvensiz, sıkılmış ya da çekingen bir imaj çizer. Bu da çekiciliğinizi doğrudan etkiler.
2016’da yapılan bir araştırma, geniş ve rahat bir duruşun kişinin karşı cins üzerindeki şansını artırdığını gösteriyor. Bunun nedeni çok basit: İnsanlar bilinçaltında özgüveni cazip buluyor. Elbette kimseye kendinizi olmadığınız biri gibi göstermeniz gerekmiyor. Ancak küçük bir farkındalıkla dik durmayı, omuzlarınızı serbest bırakmayı ve bedeninizi rahat bir şekilde kullanmayı alışkanlık haline getirmek, size güçlü bir ilk izlenim kazandırabilir.
5. Göz devirmek
Belki sinirlenince, belki de dalga geçmek için hepimizin yaptığı küçük bir refleks: göz devirmek. Ancak bu jest, düşündüğünüzden çok daha olumsuz bir mesaj veriyor. Çoğu insan, göz devirmenin küçümseyici, alaycı ve saygısız bir hareket olduğunu düşünüyor.
Hatta bazıları için bu, konuşmayı tamamen bitirme sebebi olabiliyor. Özellikle flört sürecinin başlarında, göz devirmek karşınızdakine “Senin söylediklerin umurumda değil” sinyalini gönderebilir. Halbuki aynı şeyi daha sakin bir yüz ifadesiyle ya da basit bir cevapla dile getirmek çok daha yapıcı olur. Kısacası, gözlerinizi devirmek yerine karşınızdakini gerçekten dinlemeyi denerseniz, ilişkinin ilk adımlarında çok daha çekici görünebilirsiniz.
6. Tırnak yemek, masaya vurmak, elleri saklamak.
Beden dilinde ellerin önemi çoğu zaman göz ardı edilir. Oysa sürekli cebinizde tutmak, tırnak yemek ya da masaya vurmak gibi küçük hareketler bile karşınızdaki kişide olumsuz bir izlenim bırakabilir. Özellikle elleri saklamak, bilinçaltında “gizleyecek bir şey var” imajı yaratır. O yüzden ellerinizi doğal bir şekilde kullanmak, jestlerle konuşmaya eşlik etmek, sizi daha açık ve samimi gösterecektir.
Bazen söylediklerimizle bedenimizin anlattıkları birbirini tutmaz. Örneğin, çok mutluyum derken kollarınızı kavuşturmanız ya da “seni dinliyorum” derken gözlerinizi kaçırmanız, samimiyetsiz bir izlenim bırakır. Ses tonunuz ve beden diliniz uyumlu olduğunda, söyledikleriniz daha inandırıcı ve çekici hale gelir. Genel olarak insanların çekici bulmadığı beden dili alışkanlıkları, aslında iyi bir iletişim kurabilmek için dikkat edilmesi gereken birkaç önemli püf noktayı kapsıyor diyebiliriz.
|