Gözyaşı Kaleme Mürekkepmiydi
Bağırdım durdum kaçarcasına,
Sustum, ağladım umarsızca,
Ne beklerdi gönül kasvetim senin elinden...
Biliyordun sen değil ebed tutardı onun elinden...
Bilmiyorum Ne yaptığımı
İçim buruk , içim kaybolmuş gidiyor
Bilmiyorum hiç bir şeyi göremiyorum
Haykırmalara bakıyorum amaçsız mı diyorum
Kalbim ağrıdı uzun zaman sonra yine
Acı dele dele geçiyor içimden
Zahresi mehtaba bakarcasına acıta acıta geliyor
Hayat perçevi bize gösteriyor umudu
Hayat dergahında sözlerim kifayesiz kalıyor
İstemem bilemem dokunamam göremem
Hayat serpiştiriyor ömrümü sağa sola
Konamıyorum pervasızca hayat dengesine
Yakaladım sanıyorum
Bakıyorum kaybolan zindan alıp götürmüş derin derin...
Özledim desem özledim
Acıyor desem acıyor
Şimdi nefesim kesiliyor bakıyorum yok
Göz yaşım sel alıyor kağıda mısra dercesine düşüyor...
Hayat serpiştiriyor ömür fermanını
Biz sadece baka kalıyoruz
Dönünce arkaya neden diyoruz
İç çeke çeke hıçkırıklarda kayboluyoruz...
Bugün aslında güzel günlerden değil mi
Ama
Hep zehir olan bir gün devamı gelmeyecek zehirlikte
Huzur denildiğinde neden içim acıyor
Gülmek denildiğinde neden ağlıyorum
Tepkimelere karşı dolanıyorum
Yanımda kaybolan yüreğim serpe serpe haykırıyorum
Ben yok oluş sebebim de seni düşledim
Senli hayat olmada kayboluyorum...
Sustum geceye
Bir türkü eşliğinde ağlıyorum
Görüyormusun Hayır
Duyuyormusun Hayır
Bilinmezlikte kaybolup gidiyorum...
Daha nefes almaya son vermişcesine...
Yok olup kayboluyorum...
Bir duanın içinde dökülen göz yaşının yüz ile buluşması ile
Yok oluşuyla gidiyorum...
Şimdi bak avucuna görebilcekmisin...
Bulursan değil
Silince gidiyorsa anlat bana olur mu
Vesselam..
Not: Bir kalemin mürekkebi göz yaşı ise kaybolan göz yaşı varsa kağıt yırtılmaz mı umudu yoksa şiirin...
Yine de bir umudla gözyaşına inanarak yazdı bir ömür hevesle...