Tekil Mesaj gösterimi
Eski 01 Kasım 2020, 12:08   #1
Çevrimdışı
Lilith
Lilith - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelerin profil bilgilerini yalnızca kayıtlı üyeler görüntüleyebilir. Lütfen kaydol bağlantısından üye olunuz.
Varsayılan Yüksek Yerden Kendini Boşluğa Bırakma Dürtüsü

Yüksek Yerden Kendini Boşluğa Bırakma Dürtüsü



Kulağa ilk anda oldukça ürkütücü geliyor olabilir; ancak pek çok insan, yüksek bir yerden atlama dürtüsüne sahip. Dahası bu dürtüye sahip olmasına rağmen, bu konuda derin bir korkuya da sahip. İntihar vakalarını incelerseniz, bu konuda oldukça ilginç bulgularla karşılaşabilirsiniz.

Sonu ölümle bitmeyen intihar vakalarında, intihar eyleminde bulunan kişilerin söyledikleri gerçekte oldukça şaşırtıcı cinsten. Örneğin aklında hiçbir şekilde intihar etmek yokken, tesadüf eseri banyoda jiletle karşılaşan bir adamın bileklerini kesmesi gibi… Hatta çevresinde onu tanıyan insanların “Hiç intihar edecek biri değildi, oldukça pozitif bir insandı” benzeri açıklamalarına da şahitlik etmişsizdir.

Bu tip düşünceler, daha çok yüksek bir yerden aşağıya bakarken açığa çıkıyor. İnsanlar kendi kendine içinden “Ya şuradan aşağıya atlarsam” şeklinde iç geçirebiliyor. Zihinsel sorunlar yaşayan insanlarda bu tip eğilimler çok daha yüksek. Bugüne kadar balkondan kendini bırakan ve intihar eden insanlarla ilgili çok sayıda haber okumuşuzdur. Bir gün kendinizi de bu haberlerin bir parçası olarak hayal ettiğiniz oluyor mu?

Bu Psikolojik Bir Rahatsızlık mı? Bu duyguyu yaşayan insanlar genellikle kendilerinin psikolojik açıdan çok sancılı bir sürece girdiklerini falan düşünmeye başlar. Oysa internette kısa bir araştırma yaptıklarında aslında durumun bu kadar da vahim olmadığını, benzer düşüncelere sahip çok sayıda insan olduğunu görebilirler. İnsanlar bu korkuyu yaşarken, sanki beyninden bağımsız olarak, vücudun kendi talebiyle böyle bir eylemin ortaya çıkarmış olabileceğini düşünmektedir. Bir nevi vücudundaki yüksekten atlama refleksinin, adeta beynine hükmedeceğinden korkarlar.

Bu korku türlerini çeşitlendirmek de mümkündür. Beğendiğiniz bir kızı, kontrol dışına çıkarak taciz etme refleksi göstermenizden korkabilirsiniz. Aniden yaklaşan metronun önüne kendinizi atmaktan korkarsınız. Daha da ötesi, kucağınıza bir bebek almak istemezsiniz, çünkü ani ve istemsizce onu yere fırlatmaktan çekinirsiniz. Bu durum obsesif kompulsif bozukluğu olan bireylerde biraz daha fazla görülmekte. Oysa insanın hayatta kalma içgüdüsü her şeyden daha baskındır ve böyle durumlarda önemli bir kontrol mekanizması yaratır. Yani bu tip durumlar sadece zihinden geçen ve yatıştırılmakta zorlanılan düşünceler ya da korkular olarak ele alınabilir.

Bu konu aslında varlık ve hiçlik temaları üzerinden ele alınabilir. Ünlü edebiyatçı Poe, Zıtlık Şeytanı isimli kitabında bu konuya özel bir parantez açmıştır. Poe, “Bir uçurumun kenarında durup aşağıya baktığımızda aklımızdan geçenler, aslında sadece aşağıya atladığımızda neler hissedeceğimize dair merakımızdan ileri gelir” der. Poe bunun sadece insanda yoğun bir etki bırakan bir ham fikir olduğunu ileri sürer. Mantığımız geri çekilmemizi emretse de arzularımız bizi o uçuruma aha da yakınlaştırır.



Boşluğa Çağrı Bazı dillerde yüksekten atlama isteği “boşluğa çağrı” biçiminde yeni bir anlam kazanmıştır. Örneğin Fransızcada sadece bu korkuyu ifade eden terimlere denk gelmek mümkündür. Yapılan araştırmalar, bu tip dürtüleri, insanın yaşamında en az bir defa da olsa yaşadığını gösteriyor. Uzmanlar bu durumu, beyinde yer alan algısal sistemlerin kısa bir süreliğine birbirinden ayrılması şeklinde yorumluyor.


Söz konusu sistemler zaman zaman oldukça hızlı ve kontrol edilemez bir hal alabiliyor. Örneğin yüksek bir apartmanın en tepesine çıktığınızda beyniniz “süper hızlı korku devresi” adı verilen sistemi devreye sokuyor. Bu noktada tehlikeye dair bir güvenlik sinyali, sizi korumaya alıyor. Freud yaklaşık olarak 100 yıl önce insanın kendine zarar verme güdüsü bağlamında bu konuya değinmiştir.



Normal İnsanlarda da Görülüyor Bazı uzmanlar ise bu duruma yüksek yer fenomeni adını vermeyi uygun bulmuştur. Yapılan araştırmalarda, bu tip kişilerin genel anlamda intihara meyilli olup olmadıkları incelenmiştir. Ortaya çıkan sonuç, herhangi bir depresyon geçirmemiş, gayet normal insanlarda da bu tip düşüncelerin var olabildiğini işaret ediyor. Daha önce intihar etmekle ilgili herhangi bir düşüncesi olmayan her 5 insandan 1 tanesi daha önce yaşamlarında bu tip bir korkuyla karşı karşıya kalmış durumda. İntihar düşüncesine açık olan bireylerde ise doğal olarak bu oran biraz daha yüksek.




İmzalardaki bağlantıları veya görselleri görüntülemek için gönderi sayınızın 10 veya daha fazla olması gerekir. Şu anda 0 mesajınız var.