Cevap: English Word List
Global health:
Sentence: Global health initiatives aim to improve health outcomes worldwide.
Turkish: Küresel sağlık girişimleri, dünya çapında sağlık sonuçlarını iyileştirmeyi amaçlar.
Coordination:
Sentence: Effective coordination between agencies is crucial during a health crisis.
Turkish: Sağlık krizlerinde kurumlar arasındaki etkili koordinasyon çok önemlidir.
Spread:
Sentence: The spread of the virus was rapid and widespread.
Turkish: Virüsün yayılması hızlı ve geniş çaplıydı.
Comprehensive:
Sentence: A comprehensive health care plan includes prevention, treatment, and rehabilitation.
Turkish: Kapsamlı bir sağlık planı, önleme, tedavi ve rehabilitasyonu içerir.
Collaborate:
Sentence: Researchers from different countries collaborate to find a cure for the disease.
Turkish: Farklı ülkelerden araştırmacılar, hastalığa çare bulmak için işbirliği yapar.
Develop:
Sentence: Scientists are working to develop a new vaccine.
Turkish: Bilim insanları yeni bir aşı geliştirmek için çalışıyor.
Prevention:
Sentence: Prevention is better than cure when it comes to infectious diseases.
Turkish: Bulaşıcı hastalıklar söz konusu olduğunda, önleme tedaviden daha iyidir.
Treatment:
Sentence: Early treatment can significantly improve recovery rates.
Turkish: Erken tedavi, iyileşme oranlarını önemli ölçüde artırabilir.
Challenge:
Sentence: One of the biggest challenges in global health is vaccine distribution.
Turkish: Küresel sağlıkta en büyük zorluklardan biri aşı dağıtımıdır.
Equitable:
Sentence: Equitable access to health care is a fundamental human right.
Turkish: Sağlık hizmetlerine eşit erişim temel bir insan hakkıdır.
Allocate:
Sentence: Governments need to allocate more funds to public health.
Turkish: Hükümetler, kamu sağlığına daha fazla fon ayırmalıdır.
Support:
Sentence: International organizations support health initiatives in developing countries.
Turkish: Uluslararası kuruluşlar, gelişmekte olan ülkelerdeki sağlık girişimlerini destekler.
Improve:
Sentence: Efforts to improve sanitation can reduce the spread of diseases.
Turkish: Sanitasyonu iyileştirme çabaları, hastalıkların yayılmasını azaltabilir.
Education:
Sentence: Health education is essential for preventing the spread of diseases.
Turkish: Sağlık eğitimi, hastalıkların yayılmasını önlemek için gereklidir.
Raise awareness:
Sentence: Campaigns to raise awareness about hygiene can prevent outbreaks.
Turkish: Hijyen konusunda farkındalık yaratma kampanyaları, salgınları önleyebilir.
Reduce:
Sentence: Vaccination programs can reduce the incidence of infectious diseases.
Turkish: Aşılama programları, bulaşıcı hastalıkların görülme sıklığını azaltabilir.
Enhance:
Sentence: Improved health care facilities can enhance patient outcomes.
Turkish: İyileştirilmiş sağlık tesisleri, hasta sonuçlarını artırabilir.

Değil mi ki çiğnenmiş inancın en seçkini,
Değil mi ki yoksullar mutluluktan habersiz,
Değil mi ki ayaklar altında insan onuru,
#SOMA
|