28 Eylül 2024, 21:51
|
#1
|
|
Çevrimdışı
R5
Üyelerin profil bilgilerini yalnızca kayıtlı üyeler görüntüleyebilir. Lütfen kaydol bağlantısından üye olunuz.
|
English Word List
English Word List
Research:
Sentence: Scientists conduct research to understand the effects of climate change.
Turkish: Bilim insanları, iklim değişikliğinin etkilerini anlamak için araştırma yapar.
Define:
Sentence: Can you define the term “sustainable development”?
Turkish: “Sürdürülebilir kalkınma” terimini tanımlayabilir misiniz?
Consume:
Sentence: People consume a lot of energy during the summer months.
Turkish: İnsanlar yaz aylarında çok fazla enerji tüketir.
Emit:
Sentence: Factories emit large amounts of carbon dioxide into the atmosphere.
Turkish: Fabrikalar atmosfere büyük miktarda karbondioksit yayar.
Encompass:
Sentence: The project will encompass several different areas of study.
Turkish: Proje, birkaç farklı çalışma alanını kapsayacak.
Mitigate:
Sentence: We need to take action to mitigate the effects of climate change.
Turkish: İklim değişikliğinin etkilerini hafifletmek için harekete geçmeliyiz.
Develop:
Sentence: Engineers are working to develop new renewable energy technologies.
Turkish: Mühendisler, yeni yenilenebilir enerji teknolojileri geliştirmek için çalışıyor.
Implement:
Sentence: The government plans to implement new environmental regulations.
Turkish: Hükümet, yeni çevre düzenlemelerini uygulamayı planlıyor.
Promote:
Sentence: It’s important to promote recycling in our community.
Turkish: Toplumumuzda geri dönüşümü teşvik etmek önemlidir.
Reduce:
Sentence: We need to reduce our use of plastic to protect the environment.
Turkish: Çevreyi korumak için plastik kullanımımızı azaltmalıyız.
Preserve:
Sentence: Efforts are being made to preserve endangered species.
Turkish: Nesli tükenmekte olan türleri korumak için çabalar gösteriliyor.
Investment:
Sentence: Investment in renewable energy is crucial for a sustainable future.
Turkish: Yenilenebilir enerjiye yatırım, sürdürülebilir bir gelecek için çok önemlidir.
Innovation:
Sentence: Innovation in technology can help solve environmental problems.
Turkish: Teknolojideki yenilikler, çevre sorunlarını çözmeye yardımcı olabilir.
Educate:
Sentence: Schools should educate students about the importance of conservation.
Turkish: Okullar, öğrencilere korumanın önemi hakkında eğitim vermelidir.
Awareness:
Sentence: Raising awareness about climate change is essential.
Turkish: İklim değişikliği konusunda farkındalık yaratmak esastır.
Encourage:
Sentence: We should encourage people to use public transportation.
Turkish: İnsanları toplu taşıma kullanmaya teşvik etmeliyiz.
Contribute:
Sentence: Everyone can contribute to a cleaner environment by recycling.
Turkish: Herkes geri dönüşüm yaparak daha temiz bir çevreye katkıda bulunabilir.

Değil mi ki çiğnenmiş inancın en seçkini,
Değil mi ki yoksullar mutluluktan habersiz,
Değil mi ki ayaklar altında insan onuru,
#SOMA
|
|
|
|