Bu medyayı görüntüleyebilmeniz için üye olmanız ve üye hesabınızla oturum açmanız gerekmektedir.
Gecenin karanlığını ve sessizliğini parçalayan bir şarkı ile yüreğimde başlayıp boğazıma doğru tırmanan akreplere engel olamama çabası ne kadar da ironik...
Aslında bir o kadar da trajikomik dengesiz hallerime bir yenisi eklemek gibi..
Zihnimin dolambaçlı koridordaki tablolara çarpa çarpa yörünge değiştirmiş olduğu aşikar olan bir başka şey ise şarkının sözleri yada beni alıp götürdüğü zamanlar, tesellisiz bir biçimde sarıp sarmalayan o incelikli çığlık...
Yeni hikayenin başlamadan son bulması belki de bir bilinmezlik, satır aralarında gezinip dikkatimi vermeden elimdeki çiçekleri örseleyen ve de kurumasına sebep olan çirkin çığlıklarımın zihnimin çeperlerini çakıllandıracakken kelimelerim bana küsmesi..
Oysaki hep sığınağım olmuştu sessizlik benim... Harflerde aslı kaldığım zamanlarda vaat ettiği farklı kapıları açıyor ve her kapıda herhangi bir sorun varsa şayet, pencereden atlıyordum o büyülü ülkeye...
Sessizliğin melodisiydi metaforların gölgesi ve gizlenip yaşadığım günlere gerekçe aramak katlanılır kılıyordu yalnızlığımı... O yalnızlık, sevinci hayli eksik bir aldanışın sahrasında duvarlarıma vuran dalgalar misaliydi.. Bazen cümlelere dönüşse de gece yarıları, geçinip gidiyorduk işte! Ne olmuştu birdenbire, nasıl böyle bir uçurum açılmıştı aramızda?
Hangi kayboluşların
Bende kalan sayfası
Bizde denizler derya
Üstüne geldin
Diye başlayan şarkı, dokunduğu her yeri tahrip ederken o tahrip alanlarına izini bırakmakla yetinmeyip hazır fırsat çıkmışken ince ince kanatmayı da sürdüren dikenleri, kirpiklerimle birlikte gözbebeklerime de yerleştirdiğim o her zaman akmaya fırsat tanıyan okyanus tuzu serperek ilerliyordu mütemadiyen. Bilhassa, bir süre sonra nakarata dönüşen,
Bilmem içindeki tuzak değil uzakları (bilmem)
Saydım içimdeki çok az olan umutları (saydım)
Mutlu olur muyum (mutlu)
Kurudu göz pınarlarım
Affet affet çok ağladım (affet)
Belki bir son vermeli gece yarısı şarkılarına, yalnızlığıma eşlik etmesini beklerken sessizliğimi bölmesini engellemeliyim..
Kimbilir belki içime biriken sitemleri uzak tutabilmişken hangi zamanda veda etmiş olduğumu unuttuğum ve hangi harfleri birleştirip ifade imkânlarını dahi bilmeden beynimi karıncalandıran, ufak bir umutla özlediğini de iliştirilmiştir içimin bir kuytu köşesine...
Dedim ya kimbilir...