Cevap: Yaralı Kuğu
İçimde bir acı var. Düşününce beni olduğum yere yığan, nefes aldırmayan ve hatta her düşünceye dalışımda düşünce denizine dönüp beni boğan.
Hiçbir acımı bir diğeriyle ölçmüyor, geçiştirmeye çalışmıyorum.
Hakkıyla çekilen acılar, hakkıyla olunmayan mutluluklar ve tekrar ve tekrar.
Bu bir döngü.
Birçok hastalık genetiktir ya, belli ki bende de ve tanımadığım bilmediğim birçok kimsede de ezelden beri çekilmiş acıların, ahların ve gözyaşlarının yansıması var.
Aynaya baktığımda gördüğüm o.
Görmemek için bakmamaya başladım.
Çünkü acı, çirkin bir gölge gibi duruyor insanın silüetinde. Türk kahvesini düşünün, çok kavrulsa lezzet katmak yerine içildiğinde dil büker. İçemezsiniz.
Tam kıvamında kavrulmuş olursa şayet kokusu bile size terapi gibi gelir.
Oradan oraya atlayan düşüncelerimin özeti şu ki; her şey ayarında güzel.
Kendi sorunlarından ve ülke gündeminden kafası kesilmiş tavuk gibi kaçıp, bir deve kuşu gibi başımı kuma gömmek istiyorum.
Bakmayın oraya, görünmüyorum ki.

İmzalardaki bağlantıları veya görselleri görüntülemek için gönderi sayınızın 10 veya daha fazla olması gerekir. Şu anda 0 mesajınız var.
|