Cevap: Yaralı Kuğu
31 Ocak.
Gece 1 gibi falandı, kapıyı açtım.
Onu solda boynu ipe dolanmış bir şekilde buldum.
Kara diye seslendim. Hemen çözdüm ipi.
Çamaşır ipi kopmuştu, sallanıyordu o ona nasıl dolamıştı boynunu öyle?
Güçlükle nefes alıyordu.
Ev arkadaşımı çağırdım.
Her şey için çok geçti. Elimizde öldü.
Oysa onu ölmesin diye özenle besledik.
Sadece hasta olduğu için diğerlerinden ayrı tutmak ve kucağımıza alıp sevmemek durumundaydık.
Tuvaletini olur olmaz yere yapıyor diye kızardık. Son kez yine olduğu yerde altına yapıvermişti işte.
Kızamadım bu kez.
Onu sardım sarmaladım. Götürdük gömdük.
Gömmeden evvel öptüm bir kez.
İlk zamanlar, yani çok hasta olmadan evvel öperdim. Benimle aynı yatakta yattığı olmuştu. En son o zaman sevilmişti Kara.
Sonra, öldükten sonra sevildi öyle.
Düşünüyorum, bir söz var ya.
"Siz balığı tuttum sanırsınız, belki o intihar etmiştir." diye.
Öyle miydi? Ona sadece bakım verip, sevgi veremeyince bundan mı öldü?
Yoksa kendini mi astı?
Yoksa her şey hastalıktan mıydı?
Bunun cevabını hiçbir zaman bilemeyeceğim.
Ona iyilik için aldım evime baktım ama.
Diğer kediler bile her miyavladığı zaman ona uyuz olur patilerlerdi.
Öldüğü zaman bile, onun mama kabındaki mamayı yeme yarışına girdiler..
Ben onu sokakta ilk gördüğüm zaman da bile, önce gözüme beyaz bir kediyi kestirmiştim.
Sonra onu alamayıp karayı almıştım.
Kara.. bir bombay kedisiymiş.
Bana göre sıradan siyah bir kediydi ve yardıma ihtiyacı vardı. Aldım.
Ama ancak 1-2 hafta kadar hayat verebildim ona. Şimdi boş mama ve su kabı- ki onlar diğerlerininki gibi ikisi yan yana olandan değil ayrı ayrı. Buradan bile sanki misafir olduğunu bilirmişim gibi- ve 2 kutu ilacı duruyor.
Sabah akşam ona zorla içirdiğim, hadi oğlum içip güçlenecek panter gibi olacaksın dediğim o ilaçlar..
Daha bitmeden, Kara bitti.
Ölümün büyüğü küçüğü yok bende. 2023'ten itibaren çok insan vefat etti tanıdığım bildiğim.
Ben hâlâ seneler evvel ölen balığımdan tutun, depremde ölen balıklarıma kadar yas doluyum.
Bu yas bazen gerçek hayatın altında ezilse bile ben, her zamankinden daha fazla hüzün doluyum.
Elim kolum sanki görünmez iplerle bağlanmış gibi zaten. Hayatımı idame ettirmek en az Kara'nın yaşam mücadelesi kadar zordu.
Nereye kadar hayat daha da zorlaşacak bilmiyorum.
Hastayım kendim de, kahvaltı edip ilaç içmeli sonra oturup ders çalışmalıyım.
Ve sonra oyuna girip her şeyim tıkırında gidiyormuş gibi kendime sanalda umursamaz oyuncu kimliği yaratmalıyım.
Maskemi tek düşürdüğüm yer bu günlük.
Bir nebze düşüyorum ama. Bu günlüğün bildikleri, bilemediklerinin yanında devede kulak kalır.
Yine de bu kadarını yazabiliyor olmak bile hayli rahatlatıcı.
Rip Kara..
Rip umutlarım..
Rip daha bilmediğim birçok yerim.

İmzalardaki bağlantıları veya görselleri görüntülemek için gönderi sayınızın 10 veya daha fazla olması gerekir. Şu anda 0 mesajınız var.
|