Tekil Mesaj gösterimi
Eski 16 Eylül 2023, 22:04   #35
Çevrimdışı
Leydihan
Avatarsız Forumel Üyesi
Üyelerin profil bilgilerini yalnızca kayıtlı üyeler görüntüleyebilir. Lütfen kaydol bağlantısından üye olunuz.
Varsayılan Cevap: Sri Aurobindo'nun Özlü Sözleri

281 – İçin daraldıysa, uzun mevsimler boyunca hiç gelişme gösteremediysen, kuvvetin tükeniyorsa, hep Yarimizin, Efendimizin ebedi sözünü hatırla: “Seni bütün günahtan, bütün kötülükten Kurtaracağım, üzülme”. Sri Aurobindo burada ruhla, her birimizin içindeki Tanrısal Mevcudiyeti kastediyor; ve içimizdeki bu sürekli Mevcudiyetin varlığından emin oluşumuz, kesin olan nihai Zafer konusunda bizi ikna ederek bütün üzüntümüzü teselli etmesi gerekir.

10 Ocak 1970

282 – Ruhun saf; ama hareketlerine gelince, bir hareketin neresi saf ya da pis? Sri Aurobindo saflık kelimesini sıradan ahlaki anlamda kullanmıyor. Onun için “saflık”, “sadece Tanrısal'ın etkisi altında”, “sadece Tanrısal'ı ifade eden” demek. Şimdilik, yeryüzündeki hiçbir hareket böyle olamaz.

12 Ocak 1970

283 – Ey Ölüm, fırsat yaratıcısı maskeli dostumuz, kapıyı açmak isteyeceğin zaman bize önceden haber vermekte tereddüt etme, çünkü biz kapının demir gıcırtısından sarsılanlardan değiliz.

284 – Ölüm bazen kaba bir uşaktır; ama bu topraktan elbiseyi daha parlak bir giysiyle değiştirdiği zaman, eşek şakaları ve münasebetsizlikleri affedilebilir.

285 – Kim seni öldürebilir ey ölümsüz ruh? Kim sana işkence edebilir ey hep neşeli Tanrı?

& Neden ta baştan beri ölümün etrafında bunca üzüntü var?

İnsanın cehaleti ve egoizmi yüzünden. Ama bu üzüntü insanlığın evriminde de rol oynadı.

13 Ocak 1970

& Üzüntü insanlığın evriminde nasıl bir rol oynadı ki? Üzüntü, arzu, acı, hırs: bütün duygular, bütün hisler ve diğer tüm benzer tepkiler bilinci bilinçsizliğin dışına çıkarmaya, ve bilinci gelişme isteğine uyandırmaya yaradı.

14 Ocak 1970

286 – Aşağı varlığın depresyondan ve zayıflıktan hoşlanmaya heveslenirse şöyle düşün: “Ben Baküs’üm, Ares’im, Apollon’um; yenilmez safi Agni’yim; ebediyen güçlüce yanan Surya’yım.”

287 – İçindeki ilham dolu coşkulu haykırıştan ve ekstazdan çekinme ama, bu dalgaların üzerindeki saman çöpü olmamaya da dikkat et.

288 – İçindeki bütün tanrılara dayanmayı ve içine akın ettiklerinde hiç sendelememeyi ya da yükleri altında ezilmemeyi öğrenmen gerek. Bu, insana, çeşitli dinlerin tanrılarının egemenliği altında olmamayı ya da onlardan korkmamayı öğretmek için, çünkü insan, Yüce Efendi'yle birleşip Yüce Efendi'nin bilincine varma imkanını kendinde taşır.

15 Ocak 1970

289 – İnsanlık kuvvetten ve neşeden bıktı, üzüntüye ve zayıflığa erdem dedi; irfandan bıktı, cahilliğe kutsallık dedi; aşktan bıktı, kalpsizliğe aydınlanma, bilgelik dedi.

290 – Pek çok sabır türü vardır. Korkağın tekinin, kendisini dövene yanağını uzattığını gördüm; kendini beğenmiş bir zorbanın dövdüğü cılız birinin, saldırganına sakince ve dikkatle baktığını gördüm; O’nu recmedenlere sevgiyle gülümseyen enkarne olmuş Tanrı'yı gördüm. İlki gülünçtü, ikincisi korkunçtu, üçüncüsüyse tanrısal ve kutsaldı. Sri Aurobindo bize diyor ki, her durumda sevgi saçmak, O’na vuranla O’na tapanı aynı şekilde Seven Tanrısal'ın göstergesidir. İnsanlık için ne ders ama!

17 Ocak 1970

291 – Sana kötülük edenleri affetmek asilcedir, ama başkalarına yapılan kötülüğü affetmek o kadar da asilce değildir. Neyse, bunu da affet ama gerekirse sakince intikam al.

292 – Asyalılar katledince bu iğrenç bir canavarlık oluyor; Avrupalılar katledince bu askeri bir gereklilik oluyor. Farkı takdir et ve bu dünyanın erdemlerini iyice düşün. Tüm bunlar, çıkara ve egonun reaksyonlarına dayandırılan insan yargılarının embesilliğini bize iyice hissettiriyor. İnsanlar, içinde bulundukları cehalet halinde kaldıkları sürece yargılarının ve görüşlerinin Hakikatin önünde hiçbir değeri yok, ve değersiz sayılmalıdır.

20 Ocak 1970

293 – Doğruluğundan fazla kızana dikkat et. Çok geçmeden onu şiddetle kınadığı aynı suçu işlerken ya da aynı suça göz yumarken görürsün.

294 – “İnsanlarda çok az gerçek ikiyüzlülük vardır” diyorsun. Doğrudur, ama epeyce diplomasi ve daha da fazla kendini kandırma var. Kendini kandırmanın üç türü var: bilinçli, bilinçaltısal ve yarı bilinçli; ama en tehlikelisi üçüncüsüdür.

& Tatlı Annem, en kötüsü kendini bilinçli olarak kandırmak gibi geliyor bana, öyle değil mi?

Kendini bilinçli olarak kandırmak nadirdir çünkü bu, epeyce gelişmiş bir bilinçle birleşmiş sapıkça bir kandırma isteği demek, bu da en tehlikeli yalanlara vardırır; ama aynı zamanda bu belki de düzeltilmesi en kolay olanıdır, çünkü bilinç zaten uyanmış olduğundan, bilince hatasını hissettirmek ve düzeltme kararını alması yeter, hatasını düzeltebilmesi için. Diğerlerinin önce ne yaptıklarının farkına varmaları gerekir, bu da genellikle çok zaman alır.

21 Ocak 1970

295 – İnsanların erdemlilik gösterileri seni aldatmasın, belirgin ya da gizli kötü alışkanlıkları seni iğrendirmesin. Bunlar insanlığın uzun geçiş döneminin gerekli hileleridir.

296 – Dünyanın çarpıklığı seni tiksindirmesin; dünya, mukadder bir deri değişimine ve mükemmelliğe doğru kıvrılan yaralı bir zehirli yılandır. Bekle çünkü bu tanrısal bir bahis, Tanrı bu alçaklıktan parlayarak ve zaferle Çıkacak. Sri Aurobindo bize diyor ki: insan bir geçiş varlığıdır, dünyanın bütün sefaletlerinin arasından, Tanrısal'ı ortaya koyabilecek bir ışık varlığı çıkacak.

Nitekim, dünyanın şu anki halinden memnun olmayan herkes biliyor ki özlemleri boşuna yükselmiyor, dünya değişiyor. Eğer adanma ve efor özlemle birleşirse, işler daha hızlı gider.


22 Ocak 1970

297 – Bir maskeden neden irkiliyorsun? İğrenç, grotesk ya da korkunç görünüşünün arkasında Krishna aptalca öfkene de, daha da aptalca küçümsemene ve tiksinmene de, her şeyden aptalca korkmana da gülüyor.

298 – Birini küçümsediğini fark ettiğin zaman kendi kalbine bak ve deliliğine gül.

& Sadece akılsal konseptimiz mı grotesk, iğrenç şeyler görüyor, yoksa her şey hakikaten gördüğümüz gibi mi? Ayrıca bu, güzellik için de aynı olmalı, değil mi?

Günümüzün fiziksel dünyasında, görünüşlerin hala çok yanıltıcı olduğu kesin, fiziksel güzellik her zaman güzel bir ruhun göstergesi değildir, çirkin ya da grotesk bir vücut, bir dahiyi ya da parlak bir ruhu örtebilir. Ama içsel olarak daha duyarlı biri için görünüşler artık yanıltıcı olmaz, güzel bir yüzün gizlediği çirkinliği ve çirkinlik maskesi takmış güzelliği algılayabilir. Bir de, görünüşün iç gerçeği açığa vurduğu, ve bu iç gerçeği herkesin görebildiği vakalar da var... Bu vakalar gittikçe çoğalıyor.

23 Ocak 1970

299 – Boş tartışmalardan kaçın, ama görüş teatisinde serbestçe bulun. Tartışmak zorundaysan rakibinden bir şeyler öğren; çünkü kulağınla ve usavuran aklınla değil de ruhunun ışığıyla dinlersen, epeyce bilgelik kapabilirsin, bir aptaldan bile.

300 – Her şeyi bala dönüştür: tanrısalca yaşamanın yasası bu.