Tekil Mesaj gösterimi
Eski 16 Eylül 2023, 21:55   #32
Çevrimdışı
Leydihan
Avatarsız Forumel Üyesi
Üyelerin profil bilgilerini yalnızca kayıtlı üyeler görüntüleyebilir. Lütfen kaydol bağlantısından üye olunuz.
Varsayılan Cevap: Sri Aurobindo'nun Özlü Sözleri

211 – Güç, kızgınlığa üstün geldiğinde asildir; imha muazzam ve görkemlidir ama, intikamdan kaynaklandığında gözden düşer. Bırak bu işleri, bunlar adi insan işi. Kızgınlık ve intikam adi bir insanlığa mahsus, dünkü insanlığa mahsus, yarınınkine değil.

1 Aralık 1969

212 – Şairler ölüme ve dış acılara pek önem verir; ama tek trajedi ruhun başarısızlıklarıdır, tek destan da insanın tanrısallığa doğru zafer dolu tırmanışıdır.

Usually man is not afflicted with the only thing truly tragic, the failure to find one’s soul and to live according to its law.

[İnsan hakikaten trajik olan tek şey için, ruhunu bulamadığı ve yasasına göre yaşamadığı için genelde üzülmez.]

Aslında gerçekten trajik tek şey, insanın ruhunun, psişik varlığının bilincine varmaması, tüm hayatının tamamen ruhunun kılavuzluğunda olmamasıdır.

Ruhunu bulmadan ve yasasına göre yaşamadan önce ölmek: gerçek yenilgi bu.

Gerçek destan, gerçek şan, gerçek zaferse kendi içindeki Tanrısal’ı bulmak ve Yasasına göre yaşamak.

3 Aralık 1969

213 – Gönlün ve vücudun trajedileri, çocukların küçük üzüntüleri ve kırık oyuncakları için döktüğü gözyaşlarıdır.

İçin gülsün ama çocukları da teselli et, ve mümkünse oyunlarına da katıl. Tanrısal Bilinç için sadece genel evrimin hareketleri olan olayları insan bilincinin darlığı trajik hale getiriyor. Ama insan bunu gördüğü zaman bile, hala cahilliğin ıstırabında yaşayanlara derin bir sempati duyabilir, ve duymalıdır da.


4 Aralık 1969

214 – “Dahilerde her zaman anormal ve eksantrik bir şeyler var” diyorsunuz. Neden olmasın? Çünkü deha, insanın sıradan merkezinin dışındaki anormal bir doğumdur.

215 – Deha, insan kalıbında hapsolmuş Tanrı’yı özgürlüğüne kavuşturmak için Doğa'nın ilk denemesidir.

Şaşırtıcı olan, çatlakların bu kadar az ve önemsiz olmasıdır.

Bir insan Tanrısal’ın bilincine varıp O’nunla birleştiği andan itibaren sıradan insanların gözünde mutlaka anormalleşir, çünkü artık onda sıradan insan doğasını oluşturan zayıflıklar olmaz.


Ama ne mutlu ona ki, iç realizasyonunun olgusundan dolayı, insanlara özgü övünme alışkanlığından kurtulur, böylece diğerlerinin kötü niyetli ilgisinden kurtulabilir.

5 Aralık 1969

216 – Doğa’yı bazen kendi direnci çıldırtır, o zaman da beyne zarar verir ki ilhamı serbest bıraksın, çünkü bu durumda, sıradan maddi beynin dengesi Doğa’nın başlıca hasmıdır. Böylelerinin deliliğini geç ama ilhamlarından faydalan. Her şeye mükemmel güvenin sakin gülümseyişiyle bakmak gerçekten de bilgece. Çünkü insan şu anki bilinciyle Yüce Efendi'nin amaçlarını pek anlayamaz.

7 Aralık 1969

217 – Kim dayanabilir Kali’ye, korkunç gücüyle, yakıcı tanrısallığıyla organizmaya akın ettiği zaman? Sadece Krishna’nın daha önce ele geçirdiği insan. Bu, “sadece bilinçli Tanrısal Varlık her türlü şiddete hakim olabilir, her türlü şiddeti fethedebilir” demenin çok hoş ve anlamlı bir şekli.

8 Aralık 1969

218 – Zorbadan nefret etme, çünkü kuvvetliyse, nefretin onun dayanma gücünü artırır; zayıfsa, zaten nefretin gereksiz.

219 – Nefret bir güç kılıcıdır, ama daima iki ağızlıdır. Avından mahrum kalırsa çılgına dönen ve göndericisini parçalayıp yemek için geri dönen eski büyücülerin büyüsü gibidir.

220 – Hasmının içindeki Tanrı’yı sev, ona vururken bile; böylece hiçbirinize cehennem kısmet olmaz.

221 – İnsanlar düşmanlardan söz ediyor, iyi de nerede bu düşmanlar? Ben sadece evrenin büyük arenasında bir tarafta ya da diğerinde mücadele edenleri görüyorum.

Tüm bunlar, insanlığı kendi birliğinin duygusuna uyandırmak için yazıldı. İnsan bu Birliğin farkına vardığında ve Tanrısal’ı her varlıkta gördüğünde, Sri Aurobindo'nun tavsiye ettiği gibi hissetmesi kolaydır.

9 Aralık 1969

222 – Azizle meleğin dışında da tanrısallıklar var; titanla devi de takdir et.

223 – Eski Kitaplar, “titanlar, tanrıların büyükleridir” diyor. Hala öyleler; ve hiçbir tanrı tamamen tanrısal değildir, içinde saklı bir titan yoksa.

224 – Eğer Rama olamazsam, Ravana olmak isterim; çünkü Ravana, Vishnu’nun karanlık yüzü76. Bu şu demek, kuvvet olmadan tatlılık, güç olmadan da iyilik eksiktir ve Tanrısal’ı bütünüyle ifade edemez. Sri Aurobindo'nun kullandığı imaj türünü devam ettirecek olursam, derim ki, dönüşmüş bir asuranın merhameti ve cömertliği, masum bir meleğinkinden son derece daha etkilidir.

11 Aralık 1969

225 – Fedakarlık, fedakarlık, hep fedakarlık, ama Tanrı ve insanlık aşkına, fedakarlık uğruna değil.

226 – Egoizm ruhu öldürür; egoizmi yok et. Ama dikkat et de altrüizmin başkasının ruhunu öldürmesin.

227 – Altrüizm çok sıkça egoizmin sadece en yüce formudur.

& Tatlı Annem, altrüizm başkalarının ruhunu nasıl öldürebilir ki?

76 Ravana: Ramayana destanında, nefsi alemin iblisleri Rakshasa'ların kralı Ravana, zulmüyle tanrılar arasında bile terör estirdiğinden, evrenin muhafaza edici süreci Vishnu, Ravana’yı yok etmek için Avatar Rama (Ramachandra) olarak yeryüzüne iner. Zalim Ravana, Rama'nın eşi Sita'yı Sri Lanka adasına kaçırır, ama Rama'yla müttefikleri Sita’yı kurtarıp Ravana’yı yok eder.

Başkalarına maddi olarak yardım ederek, yani altrüist davranarak, onlara aynı zamanda kendi görüş açını empoze etmek istersen, ruhlarını öldürürsün, çünkü ahlaki ve sosyal kurallar hiçbir şekilde herkesin kendi ruhundan alması gereken iç yasanın yerini tutamaz.

13 Aralık 1969

228 – Tanrı ona Emrettiği zaman öldürmeyenin dünyaya yaptığı tahribatın haddi hesabı yoktur.

229 – İnsan hayatına mümkün olduğu kadar saygı göster; ama insanlığın yaşamına daha fazla saygı göster.

230 – İnsanlar hakim olamadıkları öfke yüzünden, nefret ya da intikam yüzünden öldürür; sonucun acısını er geç çekerler; ya da egoist bir dava uğruna soğukkanlılıkla öldürürler – Tanrı onları Affetmeyecek. Öldüreceksen, önce ölümün bir gerçek olduğunu ruhunla anlamış olman ve Tanrı’yı vurulanda, darbede ve vuranda görmüş olman lazım.

& Tatlı Annem, Tanrı ne tür durumlarda öldürmeyi emreder? Bu soruya cevap veremeyeceğim çünkü Tanrı bana hiç öldür Demedi.

14 Aralık 1969