Tekil Mesaj gösterimi
Eski 13 Eylül 2023, 00:16   #5
Çevrimdışı
Leydihan
Avatarsız Forumel Üyesi
Üyelerin profil bilgilerini yalnızca kayıtlı üyeler görüntüleyebilir. Lütfen kaydol bağlantısından üye olunuz.
Varsayılan Cevap: Film Replikleri



Herkesin başına herşey aynı şekilde geliyor. İyi ile kötünün, cömertle cömert olmayanın başına gelen şey aynı.

İyi adam nasılsa, suç işleyen de öyle. Yemin eden ve yeminden korkan aynı birbiri gibi.

Hayatta herşey de bela şu ki; herkesin başına gelen şey aynı. Hem de insanoğlunun yüreği kötülükle dolu Ve ömürlerinin devamınca yürkeklerinde delilikk var.

Ve sonra ölülere katılıyorlar. Çünkü bütün yaşayanlarla beraber olanlarda ümit var. Çünkü sağ köpek ölü aslandan iyi. Çünkü yaşayanlar biliyorlar ki ölecekler.

Fakat ölüler bir şey bilmez. Ve artık onlar için bir ödül yok; çünkü onların anılması unutulmuş.

Onlar sahipsiz. Onların başına gelenler de insanlar yüzünden efendim. Çünkü hakkın yerinde kötülük var. Adaletin yerinde de kötülük var.

Aslında insanoğlunun başına gelen hayvanların başına da geliyor. Başlarına gelen şey aynı. Bu nasıl ölüyorsa, öteki de öyle ölüyor. Hepsinin bi' soluğu var.

İnsanın hayvana dönüştüğü yok efendim. Çünkü hepsi boş, çünkü hepsi aynı yere gidiyorlar. Hepsi aslında topraktan. Ve hepsi yine toğrağa dönüyor.



-Güzeller güzeli, yüreğim şimdi bak parmaklarımdan damlayacak. Şimdi bak, içimin oynaması benden rüzgar çıkaracak. Senin adın var mı?

-Adım Neptün olsun.

-Senin adın Neptün olsun, benim de Kosmos.. Sol elin başımın altında olsun. Sağ da beni kucaklasın.

--

- Çalışmayanı Allah sevmez.

- Ben çalışmayı çoktan yüz çevirdim. Yüreğim verdiğim emeğin karşılığı bişi olmasın diye yüz çevirdim. Çünkü bütün emeğinden emek çeken yüreğinin çabalamasından insana ne fayda var bulamadım.

Çünkü insanın günleri hep dert, emeği keder olur. Geceleri bile yüreği rahat etmiyor. İnsan için yemeden içmeden ve emeği için canını sevindirmeden başka birşey yok. Bunu yapan da Allah.

Çünkü Allah hikmeti, bilgiyi, sevgiyi, sevinci kendi önünde iyi olan adama veriyor. Fakat Allah'ın önünde iyi olana versin diye toplama ve yığma zahmetini suç işleyene veriyor.

-Çay istiyor musun.

- Çay istemiyorum.

- Ne istiyorsun bakalım.

- Aşk istiyorum.

- Karı istiyor ya..

- Aşk hastasıyım ben. Hep aşk peşindeyim. Gönül peşindeyim. İşte bak bir nar cenneti, diri suların kuyusu. Ben buna kendimden geçerim.


Bakışı seher gibi, güneş gibi temiz, ay gibi güzel. Bu kız da kim ben bilirim.

--

- Biz yabancıları severiz ama dünya bozuldu, herkesten korkuyoruz.

- Yeryüzünde ne kötülük olacağını asla bilemezsin. Eğer bulutlar yağmur yüklüyse yeryüzüne boşanırlar. De ki bir ağaç devrildi, nereye devrilirse..

İster güneye, ister kuzeye, orada kalır. Ne fayda, ne gördüm, neyi duydum. Tek bulduğun, Allah insanı doğru yarattı, fakat onlar çok düzenler aradılar.



- Sana sarılmaya geldim. Neden yüzüme bakmıyorsunuz? İnsana verilecek en büyük ceza bu.

- Utanmaz adam! Bu yaştaki kadını baştan çıkart çok utanıyorum.

- Vücudunuz isteği, ruhunuz da isteği değil mi?

- Değil, senin dediğini hayvanlar yapıyor. Nerede kaldı insanın farkı?

- Bir farkı yok ki..

- Sus! Ahlaksız yabani..

- Ben sizi ruhumla ve bedenimle sevmeye gelmiştim.

--

İki kişi bir kişiden iyidir. Çünkü düşerlerse biri arkadaşını kaldırır. İki kat iplik zor kopar. Ruhum beni dinlemediği zaman çıkıp iskeletime diyorum ki ağzınla acele etme.

Ve yüreğin söz söylemeye tez olmasın. Çünkü Allah göklerde ve sen yerüstündesin. Bunun için sözlerin az olsun. Öyle diyorum.

--

Herşeyin kendine ait bir yeri var. Herşey kendi yerini bulduğunda huzura kavuşuyor. Bedenimiz kendi ağırlığıyla buluyor, kendine ait olan yeri.. Ama bu aşağı çeken bir ağırlık değil. Ateş yükseliyor, taş düşüyor.

Bedenlerimizin asıl ağırlığı, aşkımızdadnmış.

Bedenimin bildiğini ben bilmem. E benim bildiğimi bedenim bilmez. Bedenimle ben Allah'tan korkarız. Çünkü rüyaların çokluğunda ve söz çokluğunda boş şeyler var.


Ama sen Allah'tan kork.

- Evladım n'olur baksan biz fakir insanlarız. Doktora da paramız yok.





Niye gözlerin şimşek çakıyor da ruhunu Allah'a karşı döndürüyorsun. Ve ağzından böyle sözler çıkarıyorsun. İnsan ne ki temiz olsun.

Kuvvetinin adımlarını kısma. Kemiklerin gençliğinle dolu.. Ve sen Allah ne bilir diyorsun. Kalın bulutlar ona perdedir, beni derdimi görmez diyorsun.

Taa kutup yıldızına gittim geldim. Yedi kat çıktım indim. Yüzünü Allah'a kaldır. Hastalığını gördüm.

Hey sen! Uzaklardan gelip yine uzaklara dönecek olan yabancı! Kosmos deyip durursun adına, sanına. Güneşten mi, aydan mı, yoksa Allah katından mı gelirsin?, söyle. Söyle ki, göremediğimiz, nasıl olduğunu bilemediğimiz şifan ruhlara ilaç olabilir.


Ölümsüzlük yok bu dünyada. İnsansak da hayvansak da yitip gideriz, yükseliriz gökyüzüne. Çıkardığımız sesin bile hayvandan farklı olmadığını bilmek, kuş misali kanat çırpmak rüzgara karşı, hep yaptığımız şeydir bizim. Bizler de onlar gibi değil miyiz sanki? Konuşamayan diğer yaratıklar gibi. Toplumda ya ölüyüz, ya diri. Ya öldürürüz, ya iyileştirip merhem dağıtırız ruhumuzun yitik parçalarından. Bir tarafımız eksik kalsa da, çalıp çırpsak da bir başka pencereyi, açarız camlarını sonsuza kadar, içimize rüzgar girsin diye.

Bir parçamız hayvan kalır hep. Oysa ki mezbahanede sıraya giren ineğin, bir sırası, bir suali, bir sorgusu var mıdır?, söyle. Hep sessiz ve derinden bekler kesileceği günü.

Bir önemi yok kim olduğumuzun. Adına kimi kader der, kimi mucize. Kimisi Kosmos der, kimisi Neptün.

Allah'tan gelen ve Allah'a dönecek olan sen! Hepimiz gücümüzün yettiği kadar eşitiz bu dünyada. Ama hepimiz birbirimizden ya bir kat daha kötüyüz, ya bir kat daha iyi.

Konuştuğumuz kadar kötü, konuşmadığımız kadar iyiyiz. "Allah göklerde, sen yeryüzündesin. Bunun için sözlerin az olsun."

Kosmos /2009