Tekil Mesaj gösterimi
Eski 08 Eylül 2023, 00:54   #1
Çevrimdışı
Leydihan
Avatarsız Forumel Üyesi
Üyelerin profil bilgilerini yalnızca kayıtlı üyeler görüntüleyebilir. Lütfen kaydol bağlantısından üye olunuz.
Varsayılan Almanya'daki Çocukları Nazi Zulmünden İngiltere'ye Taşıyan Nakil İşlemi: Kindertransport

Almanya'daki Çocukları Nazi Zulmünden İngiltere'ye Taşıyan Nakil İşlemi: Kindertransport

1938-1940 yılları arasında yaklaşık 10 bin çocuğu kurtaran taşıma işleminin ayrıntılarını öğrenelim.


1938 yılındaki kristal gecenin (kristallnacht) ardından İngiltere'deki yahudiler aracılığıyla başlatılan ve Yahudi çocukları nazilerden kurtarmayı amaçlayan nakil işlemi. Bu işlemin İngiliz hükümeti tarafından kabul edilmesi için çok sayıda sivil toplum kuruluşu, özel işletme ve hatta hali vakti yerinde vatandaşlar çocukların günlük ve eğitim masraflarının karşılanması ve nazi tehdidi atlatıldıktan sonra çocukların kendi ülkeleri veya başka ülkelere göç etmesi konusunda güvence vermişlerdi. Uzun tartışmalardan sonra İngiliz hükümeti’nden nakil işlemi için onay alınmıştı. Buna göre, Nazi tehdidi altındaki 18 yaşından küçük çocukların aileleri olmadan İngiltere’ye nakledilmesi kabul edildi. Nakledilecek çocuk sayısı konusunda herhangi bir limit konulmamıştı; dolayısıyla olabildiğince çok sayıda çocuğun tahliyesi için çabalandı.
Başlangıçta Almanya, daha sonra Avrupa’nın nazi tehdidi altındaki hemen her ülkesine yayılan bir organizatörler ağı kuruldu

Bir öncelik sırası oluşturuldu ve durumu en vahim olan çocuklar listelendi. Bunlar, örneğin nazi toplama kamplarında esir tutulan ve tutuklanma tehlikesi olan 10-17 yaş aralığındaki ergenler, Yahudi yetimhanelerinde kalan kimsesiz çocuklar, aileleri çok fakir olan bakıma muhtaç çocuklar veya aileleriyle birlikte toplama kampında tutulan çocuklardı. Böylece halihazırda ailelerinden uzakta ve nazi tehdidi altında en fazla acı çekme olasılığı olan çocuklara öncelik verildi.


Yukarıda söz ettiğim gibi, bu tahliye uzun tartışmalara konu olmuştu. Çocukların aileleri olmadan başka bir ülkeye nakledilmesi, tartışmaların en önemli konu başlıklarından biriydi. Örneğin kasım 1938’de ingiliz parlamentosu’nda tartışmalar devam ederken, şüpheleri gidermek isteyen bakan Samuel Hoare, Almanya’daki Yahudiler arasında yapılan bir tür kamuoyu yoklamasının sonuçlarını anlattı: Neredeyse tüm Yahudi aileler, çocuklarının tek başlarına da olsa nazi zulmünden kaçırılmasını istiyorlardı.


Burada bir not düşmek lazım: parlamentodaki önemli bir kısım bu girişimi çok riskli buluyordu; bazıları çocukları aileleri ile birlikte, bazıları ise aileleri olmadan kabul etmeye gönüllü olmuyordu. Hoare, politik yollarla parlamentoyu bu nakil işlemine ikna etmeye çalışıyordu.

Öte yandan, başlangıçta bu kurtarma operasyonuna sıcak bakmayan az sayıdaki Yahudi ise 1939’da savaşın başlaması, nazi askerlerinin sınırları kapatması ve artık nakil işleminin son bulmasıyla durumun vahametinin farkına vardılar. Örneğin, 14 mayıs 1940’da Hollanda’dan son bir nakil işlemi gerçekleştirip, son anda 70’ten fazla çocuğun yaşamını kurtarmayı başaran geertruida wijsmuller-meijer, tahliye sırasında bazı ailelerden rıza alamadı. Bir nevi çocukları kaçırdı. Aileler başta bu duruma karşı çıktıysa da, 15 Mayıs’ta tüm ülke sınırları nazi askerleri tarafından kapatıldı ve Rotterdam bombalanmaya başlandı. Hollanda, 1945 yılına kadar nazi işgali altında kaldı. O gün tahliye edilen çocuklar hayatta kalıp yaşamlarına devam ettiler; ancak hemen hepsinin yakınları savaşta öldü.



Polonya'daki kindertransport anıtı. / Fotoğraf: Dr. Avishai Teicher
Sonuç olarak

Yaklaşık 9 aylık bir dönemde, çoğunluğu Yahudi yaklaşık 10 bin çocuk Almanya, Avusturya, Çekoslovakya, Polonya gibi ülkelerden İngiltere’ye getirildi. İkinci Dünya Savaşı’nın resmen başlamasıyla sınırlar kapandı ve nakil işlemleri sona erdi. Savaş sırasında son bir nakil işlemini, yukarıda sözünü ettiğim, Geertruida Wijsmuller-Meijer gerçekleştirebildi. Başlangıçta çocukların savaştan sonra ülkelerine dönmesi üzerine anlaşıldıysa da, savaştan sonra dönülecek bir ülke kalmamıştı. Az sayıda çocuk aileleriyle buluşabildi. Çocukların bazılarının ailelerine ulaşılmaya çalışıldıysa da, çoğu soykırımda ölmüştü. Dolayısıyla çocukların büyük bir bölümü İngiltere’de kaldı; bir kısmı ise Amerika, İsrail, Kanada, Avustralya gibi ülkelere göç ettiler.

Bu medyayı görüntüleyebilmeniz için üye olmanız ve üye hesabınızla oturum açmanız gerekmektedir.


Kaynak ihtiyacı olanlara birkaç ek bilgi ve kaynak da verelim tam olsun

Kindertransport’un en tanınmış kahramanlarından biri “ingiliz schindler” olarak da bilinen, Sir Nicholas Winton’dır. O zamanlar 29 yaşında olan bu ingiliz bey, 669 çocuğun Çekoslovakya’dan İngiltere’ye naklini organize eder. Yıllarca bundan kimseye söz etmez. Kendisi hakkında dram-belgesel türünde şöyle bir film vardır:

Nicky's Family

Kindertransport sayesinde kaçmayı başaran ve ünlü bir konser piyanisti olan Mona Golabek’in hayatı "the children of willesden lane: beyond the kindertransport: a memoir of music, love, and survival" adlı kitaptan okunabilir.

Bu olay, günümüzde zaman zaman suriye mülteci krizi tartışmalarında da geçmektedir. İngiliz hükümeti’nin o günlerdeki tavrı, ikna edilmesinin zorluğu, ortaya koyduğu engeller eleştirel bir gözle de değerlendirilir. şurada böyle bir makaleye ulaşmak mümkün.

Peki en önemlisi, İngiltere'ye nakledilen o çocuklar neler hatırlıyor, neler hissediyorlar? kendi anlatımlarıyla:
Bu medyayı görüntüleyebilmeniz için üye olmanız ve üye hesabınızla oturum açmanız gerekmektedir.
/
Bu medyayı görüntüleyebilmeniz için üye olmanız ve üye hesabınızla oturum açmanız gerekmektedir.


Ayrıca benimkinden biraz daha detaylı bir özet için: holocaust encyclopedia ve wikipedia kurcalanabilir.