Altı Kaval Üstü Şişhane Deyiminin Hikayesi
Altı Kaval Üstü Şişhane Deyiminin Hikayesi
Şeş'' altı demek, ''hane'' ise imalat yapılan işlerin sonuna getirilirdi. Buraki altı sayısı top ve tüfeklerdeki yiv sayısına denilmekte. Bilindiği gibi yivsiz tüfek ve toplara kaval denilir. Çünkü için tıpkı kaval gibi düz ve yivsizdir. Kaval tipi toplar da gülle kullanırlardı. Daha sonralar yiv icat edilmiş ve topların içine mermiler yerleştirilmişti bu sayede çok daha uzun mesafelere erişilmişti. Sonuç itibariyle bu yivli tüfek ve toplarda altı adet yiv bulunduğundan imal edilen yere Şeşhane denilmiş.
Bir mucit yivli top ile eski tip top olan kaval tipi topu birleştirerek denemek ister. Ancak bu icatta her iki silahın birleştirilmesinin imkansızlığı ortadadır. Çünkü mermi ve top, ayrı ayrı hareket sistemleri olan mekanizmaları vardır.İşte bu mucitin imal ettiği silahın başarısızlığını gören ahali “Bu nebiçim tüfek böyle..Altı kaval,üstü şeşhane'' diyerek alay etmeye başlarlar.
O günden sonra halk arasında birbirine uymayan, yakışmayan, parçalara,aparatlara,giyim kuşama “Altı kaval ,üstü şeşhane” deyimi kullanılmaya başlanmış. Böylece hem uyumsuz hem de komik olduğunu karşısındaki kişiye deyimle güzel bir şekilde anlatmışlardır.

Bazı kadınların yaraları hücreseldir,
Bazılarınınki ise zihinsel.
Birini iyi etmek için gereken tek şey
Ucube bir yara bandı, diğerini iyileştirmek içinse
Zürafaların uçması gerekmektedir.
Hüsran dolu bir geçmişten asla
Bakire bir gelecek beklenmez.
Umut yorucudur, hayal kırıklıkları ise
Saç kırıklarına sebeptir.
Ve bilinsin ki saçlarını kendi kesen kadınlar,
Geceleri uyumadan yastığı ısırarak ağlıyordur.
Vesselâm..
|