Tekil Mesaj gösterimi
Eski 23 Şubat 2023, 05:25   #1
Çevrimdışı
Sürmenaj
Avatarsız Forumel Üyesi
Üyelerin profil bilgilerini yalnızca kayıtlı üyeler görüntüleyebilir. Lütfen kaydol bağlantısından üye olunuz.
Varsayılan Yalana Duyulan İhtiyaç - Soner Yalçın

Yalana Duyulan İhtiyaç - Soner Yalçın

Şu sorunumuzla yüzleş*mek zorundayız:

Son günlerde her gittiğim yerde kendimi şu cümleyi ederken buluyorum:

-“Hayır, o doğru değil yalan çıktı!”

Neler denmiyor ki:

Yok, “sınır kapıları açıldı yüz binlerce Suriyeli getiri*liyor!”

Yok, “AFAD'a yardımlar Sayıştay'a tabi değil!”

Yok, “depremzede ço*cuklar tarikatlara veriliyor!”

Yok, “İmam deprem*zedeleri camiden çıkardı, camiyi kilitledi!”

Yok, “Diyanet İşleri Baş*kanı ‘matematik dinimizce haramdır' dedi!”

Yok, “İspanyol Ordu*su İskenderun'da devriye görevi yapıyor!”

Yok, “Amerikalı şirketin açtığı altı bin metrelik pet*rol kuyusu depreme sebep oldu!”

Yok, “hasar tespit çalış*masını imamlar ile öğret*menler yapıyor!”

Yok, “Çinli kurtarıcı yapay zeka ile Müslüman yapıldı!”

Neler neler yahu…

Maalesef, depremle değil yalanla uğraşıyoruz.

İktidara deprem ko*nusunda haklı eleştiri*lerde bulunmak gere*kirken, asılsız “sonuç çıkarmaya” ne gerek var?

Biliyorum çoğu iyi niyetli insanımız kasten yapmıyor bunları, ama hiç sorgula*madan yalana inanıyor, sosyal medyada paylaşım*larda bulunuyor. Ki:

Bu iktidarın işine yarı*yor; kamuoyunu depremin nedenleri, önlemleri, yar*dımlarını konuşamaz hale getiriyor!

Peki:

Yalanın bu derece hızlı yayılıp kabul görmesinin nedenselliği olmalı değil mi?

Bu soru, sosyal psiko*lojinin alanına giriyor!

★★★

Sorunun yanıtını sosyal psikolojideki yükleme te*orisi/ atıf kuramına göre vermeye çalışayım:

Kişi, başkalarının na*sıl davrandıklarına veya olaylara yönelik, önceden olanlara bakarak kesti*rimlerde bulunuyor…

İnsanlar deprem icra*atlarının nedenlerini, iktidarın daha önceden yaptıklarının özellikle*rine yükleme eğiliminde oluyor…

Bu nedenle; mevcut iktidara karşı olanların çoğunluğu, onunla ilgili yalanlara genelde sorgu*suz inanıyor, bu yalanların sosyal medyada dağıtımına gönüllü oluyor…

Çünkü insanlar, kendi*lerine benzer şekilde düşünen ve davranan kişiler ile ortaklık arıyor…

Mesela:

-“Deprem sonrasında Hatay'da yabancılara mülk satılıyor!”

Hatta bir muhalif parti lideri bile bu konuda de*meç verdi. Çünkü:

Bu iktidarın önceki izle*nimlerine bakarak (özelleş*tirmeler veya yabancılara toprak-ev satışı yapması gibi) yalana inanması kolay oldu. Oysa mini bir araştırma yapılsa, 1980 yılından beri Hatay'da yabancılara mülk satışının yasak olduğunu görecekler idi!

Evet: Aklı yok eden bir yan*lılık, nedenselliği sorgula*madığı için yalana inanma eğilimini güçlendiriyor.

Sadece muhalif çevre değil, iktidar yanlıları da muhalifler hakkındaki uydurmalara, asılsızlığa çok çabuk kapılıyor!

Ve bu tutarsız psiko*lojik hal, her geçen gün toplumsal hayatta büyük sorun haline geliyor…

★★★

Yükleme teorisine göre kişi, başarının yükümlülüğünü üstüne alma, başarısızlığın sorum*luluğunu reddetme eğili*mindir…

İnsanların kendi davra*nışlarını ve başkalarının davranışlarını nasıl algı*ladıklarını en son deprem*de yaşadık; tek sorumlu yok, tek istifa eden yok…

Maşallah, iktidar suçlu değil…

Maşallah, yerel yöne*timler suçlu değil…

Maşallah, muhalefet suçlu değil…

Tek bir devlet kurumu yok suçlu, sorumlu…

Benzer bir başka akıl yürütme yalanına sarılı*yor; başarısız olan sadece “öteki!”

Suçlu ise, kendi dışındaki herkes! Bu yüzden kimileri, kendi dışındakini dinlemek bile istemiyor. “Yalan” olduğu gerçeğini duymak istemiyor. Beklentisine uymayan gerçekliği aramı*yor, istemiyor.O, hep haklı çıkmak istiyor…

O, yalanın siyasi fayda*sı peşinde çünkü! Bu sebeple: İtham edile*ne- iddia edilene söz hakkı vermenize bile tahammül göstermiyor. Yazık. Yalan üzerinden büyük top*lumsal kırılma yaşıyo*ruz. AKP, herkesi ken*dine benzetti. Aslolan dezenformasyon oldu…

Maalesef… Türkiye'de ya*lanın dostu, gerçeğin düş*manı çok…

Soner Yalçın