|
Çevrimiçi
windflower
Üyelerin profil bilgilerini yalnızca kayıtlı üyeler görüntüleyebilir. Lütfen kaydol bağlantısından üye olunuz.
|
Aşere-i Mübeşşere Nedir, Kimlerdir?
Aşere-i Mübeşşere Nedir, Kimlerdir?
Kaynaklarda “el-aşeretü’l-mübeşşere”, “el-mübeşşerûn bi’l-cenne”, “el-aşeretü’l-meşhûdü lehüm bi’l-cenne” gibi ifadelerle anılan bu on sahâbî Ebû Bekir, Ömer, Osman, Ali, Talha b. Ubeydullah, Zübeyr b. Avvâm, Abdurrahman b. Avf, Sa‘d b. Ebû Vakkās, Ebû Ubeyde b. Cerrâh ve Saîd b. Zeyd’dir. Ashaptan Saîd b. Zeyd’in bir rivayetinde bu on kişiden Ebû Ubeyde b. Cerrâh yerine Abdullah b. Mes‘ûd zikredilmiştir (İbn Abdülber, II, 318). Abîde es-Selmânî’den gelen benzer bir rivayeti de Zehebî kaydetmektedir.
(Maʿrifetü’l-ḳurrâʾ, I, 34). Ancak Zehebî’nin bu eserinin 1969’da Kahire’de yapılan baskısında yer alan bu rivayetin, gerek 1404’te yapılan Beyrut baskısında gerekse incelenen Paris, Berlin ve İstanbul kütüphanelerindeki yazma nüshalarında eksik olarak yer aldığı, İbn Mes‘ûd’un cennetle müjdelendiği belirtildikten sonra Ebû Ubeyde yerine aşere-i mübeşşere içinde onun bulunduğundan söz edilmediği görülmüştür.
Rivayetteki bu değişikliğin, eserin Kahire baskısında esas alınan ve inceleme imkânı bulunamayan Kahire (Dârü’l-kütübi’l-kavmiyye Ktp.) nüshasında yer aldığı anlaşılmaktadır. Hadislerde cennetlik oldukları topluca haber verilen bu sahâbîlerden başka Hz. Hatice, Abdullah b. Ömer, Abdullah b. Selâm gibi münferit olarak cennetle müjdelenenler de vardır.
Aşere-i mübeşşerenin bazı ortak vasıfları şunlardır:
1. Tamamı ilk müslümanlardan olan bu on sahâbî Hz. Peygamber’e ve İslâm’a büyük yardımlarda bulunmuşlardır.
2. Kureyş kabilesine mensup olup nesepleri Hz. Peygamber’in nesebiyle birleşmektedir. Bu sebeple, “aşere-i mübeşşere” ifadesini “Kureyş’ten cennetle müjdelenmiş on kişi” olarak anlamak daha doğru olacaktır. Nitekim konuya ait rivayetlerde de “aşeretün min Kureyşin fi’l-cenne” kayıtlarına rastlanmaktadır.
3. Bedir Savaşı’na ve Bey‘atürrıdvân’a katılmışlardır. Bey‘atürrıdvân’da bulunamayan Hz. Osman adına bizzat Hz. Peygamber iki elini birbirine kavuşturarak biat etmiş, onu da biata katılanlardan saymıştır.
4. Allah’ı ve resulünü sevdikleri bizzat Hz. Peygamber tarafından açıklanmıştır.
5. Allah yolunda yakınlarına karşı savaşmaktan çekinmemişlerdir. Nitekim Mücâdile sûresinin, “Allah’a ve âhiret gününe inanan bir toplumun babaları, oğulları, kardeşleri, akrabaları bile olsa, Allah’a ve Peygamber’e karşı gelenlere sevgi beslediklerini göremezsin” meâlindeki 22. âyetinin aşere-i mübeşşereye dahil ashap hakkında nâzil olduğuna dair bazı rivayet ve yorumlar bulunmaktadır.
Aşere-i mübeşşerenin İslâmiyet’teki seçkin yerini dikkate alan İslâm bilginleri, ilmî tasnif ve değerlendirmelerde ilk sırayı hemen daima bunlara ayırmışlardır. Ahmed b. Hanbel el-Müsned’ine aşere-i mübeşşerenin rivayet ettiği hadislerle başlamıştır. Taberânî’nin el-Muʿcemü’l-kebîr ve Ebû Nuaym el-İsfahânî’nin Ḥilyetü’l-evliyâʾ adlı eserlerinde de aynı sıralama görülmektedir. Aşere-i mübeşşerenin hepsiyle görüşüp onlardan hadis rivayet edenler tâbiîlerin birinci tabakası olarak kabul edilmiştir.
Aşere-i mübeşşere, İslâmî literatürde sahâbîlere ait eserlerin dışında müstakil eserlere de konu teşkil etmiştir.
Muhibbüddin et-Taberî’nin, İstanbul kütüphanelerinde birçok yazma nüshası bulunan ve ayrıca basılmış da olan (I-II, Kahire 1327; I-IV, Beyrut 1405/1984) er-Riyâżü’n-nażıre fî menâḳıbi’l-ʿaşere’si, Hâkim en-Nîsâbûrî’nin Feżâʾilü’l-ʿaşere’si, Burhâneddin İbrâhim b. Abdurrahman el-Fezârî’nin Feżâʾilü’l-ʿaşereti’l-mübeşşere’si ve Zeynüddin İbnü’ş-Şemmâ‘ın ed-Dürerü’l-mülteḳāt’ı aşere-i mübeşşereye dair yazılmış müstakil eserlerdir.
Aşere-i Mübeşşere (Arapça اَلْعَشَرَةِ الْمُبَشِّرُونَ بِاْلْجَنَّةِ (el-'aşeret-il mubeşşirūne bil cenneh), Sünnî İslâm terimi olup İslâm peygamberi tarafından yaşarken Cennet'le müjdelenmiş (Cennet'e girecekleri Allah tarafından vâdedilmiş) on kişi için kullanılan bir tâbir. Aşere-i Mübeşşere tabirinin yanı sıra El-Mubeşşirûn bi'l-Cenneh tabiri de bu kişiler için kullanılmıştır.
On kişinin ilk dördü Hulefa-i Raşidin olarak da bilinir.
Eleştiri olarak akademisyenler Kurana göre yaşayan birisinin cennete girip giremeyeceğini kimsenin bilemeyeceğini söylerler.
Ortak özellikleri
- Hepsinin dünyada yaşarken cennetle müjdelenmiş olmaları.
- Hepsinin ilk Müslümanlardan olmaları,
- İslâm'ı ve İslâm peygamberini sonuna kadar koruyacaklarına dair Hudeybiye gününde söz vermiş olmalarıdır.
Kişiler
- Ebu Bekr-i Sıddık
- Ömer bin Hattab
- Osman bin Affan
- Ali bin Ebu Talib
- Talha bin Ubeydullah
- Zübeyr bin Avvam
- Abdurrahman bin Avf
- Sa'd bin Ebi Vakkas
- Said bin Zeyd
- Ebu Ubeyde bin Cerrah
Alıntı
|