Konu: Ahde Vefa
Tekil Mesaj gösterimi
Eski 27 Temmuz 2022, 15:57   #1
Çevrimdışı
Leydihan
Avatarsız Forumel Üyesi
Üyelerin profil bilgilerini yalnızca kayıtlı üyeler görüntüleyebilir. Lütfen kaydol bağlantısından üye olunuz.
müzik Ahde Vefa

Ahde Vefa

“Affetmek, zaferin zekâtıdır.” Hadis-i Şerif

Hz. Ömer
arkadaşlarıyla sohbet ederken, üç genç huzuruna çıkar. Derler ki: “Ey Halife, bu aramızdaki arkadaş bizim babamızı öldürdü. Ne gerekiyorsa lütfen yerine getirin.” Bu söz üzerine Hz. Ömer, “Anlat bakalım, nasıl oldu?” diye sorar. Genç anlatmaya başlar: “Ben bulunduğum kasabada hali vakti yerinde olan bir insanım.

Ailemle beraber gezmeye çıktık. Kader, bizi arkadaşların bulunduğu yere getirdi. Affedersiniz hayvanlarımın arasında bir güzel atım var ki, dönen bir defa daha bakıyor. Hayvana ne yaptıysam bu arkadaşların bahçesinden meyve koparmasına engel olamadım. Arkadaşların babası içeriden hışımla çıkıp atıma bir taş attı ve atım oracıkta öldü. Nefesime bu durum ağır geldi, ben de bir taş attım, adam öldü. Kaçmak istedim fakat arkadaşlar beni yakaladı. Durum bundan ibaret.” Hz. Ömer, “Söylenecek bir şey yok. Bu suçun cezası idam. Üstelik suçunu da kabul ettin.” dedi. Bu sözlerden sonra delikanlı söz alıp, “Efendim bir diyeceğim var,” diyerek konuşmaya başladı: “ Dediğim gibi ben memleketinde zengin bir insanım. Babam, rahmetli olmadan bana epey bir altın bıraktı. Gelirken kardeşim küçük olduğu için saklamak zorunda kaldım. Şimdi siz bu cezayı infaz ederseniz yetimin hakkını zayi ettiğiniz için Allah katında sorumlu olursunuz. Bana üç gün izin verirseniz ben emaneti kardeşime teslim eder gelirim, bu üç gün İçin de yerime birini bulurum.” Hz. Ömer, “ Bu topluluğa yabancı birisin, senin yerine kim kalır ki?” diye sorar. Sözün burasında genç adam ortama bir göz atar ve “Bu zat benim yerime kalır,” der. O zat Hz. Peygamber Efendimizin en iyi arkadaşlarından, daha yaşarken cennetle müjdelenen Amr bin Âs’tan başkası değildir. Hz. Ömer, Amr’a dönerek, “Ey Amr! Delikanlıyı duydun,” der. O büyük sahabe, “Evet, ben kefilim,” der ve genç adam serbest bırakılır.

Üçüncü günün sonunda vakit dolmak üzeredir ama gençten bir haber yoktur. Medine’nin ileri gelenleri Hz. Ömer’in huzuruna çıkarak gencin gelmeyeceği, dolayısıyla Amr bin Âs’a verilecek idam yerine maktulün diyetini vermeyi teklif ederler, fakat gençler razı olmaz ve “Babamızın kanı yerde kalsın istemiyoruz“ derler. Hz. Ömer kendinden beklenen cevabı verir: “Bu kefil babam olsa fark etmez cezayı infaz ederim.” Amr bin Âs ise tam bir teslimiyet içerisinde, “Biz de sözümün arkasındayız “ der. Bu arada kalabalıkta bir hareketlilik olur ve insanların arasından genç görünür. Hz. Ömer gence dönerek, “Evladım gelmemek için epey önemli bir sebebin vardı, neden geldin?“ diye sorar. Genç vakurla başını kaldırır ve “Ahde vefasızlık etti demeyesiniz diye geldim,” der. Hz. Ömer başını bu defa çevirir ve Amr bin Âs’a, “Ey Amr, sen bu delikanlıyı tanımıyorsun. Nasıl oldu onun yerine kefil oldun?” diye sorar. Amr bin Âs, büyük bir vakurla, kanımızı donduracak bir cevap verir: “Bu kadar insanın içerisinden beni seçti, ben de insanlık öldü dedirtmemek için kabul ettim.” Sıra gençlere gelir. Derler ki: “Biz bu davadan vazgeçiyoruz.” Bu sözün üzerine Hz. Ömer, “Biraz evvel “Babamızın kanı yerde kalmasın,” diyordunuz. Ne oldu da vazgeçiyorsunuz?” diye sorar.

Gençlerin cevabı da bir o kadar çarpıcı olur: “Merhametli insan kalmadı demeyesiniz diye. “