Tekil Mesaj gösterimi
Eski 14 Temmuz 2022, 23:46   #1
Çevrimdışı
Leydihan
Avatarsız Forumel Üyesi
Üyelerin profil bilgilerini yalnızca kayıtlı üyeler görüntüleyebilir. Lütfen kaydol bağlantısından üye olunuz.
Jane Elliott Irkçılık Deneyi

Jane Elliott Irkçılık Deneyi

Ayrımcılık dediğimiz şey aslında insan yapımı mıdır?


Jane Elliott Irkçılık Deneyi
Jane Elliott, 1968’de Lowa eyaletinin Riceville şehrinde çalışan bir ilkokul öğretmeniydi. Üçüncü sınıf öğrencilerine ırkçılığı anlatmak istiyordu. Klasik yöntemleri bir kenara bırakarak uygulamalı bir yöntem tercih etti ve etikliği hala tartışılan, çarpıcı sonuçlar doğuran deneyini planladı.



Deneyin ilk aşamasında sınıfı ikiye bölmesi gerekiyordu. Çocukların tamamı beyaz tenli olduğu için sınıfı kahverengi gözlüler ve mavi gözlüler olarak ikiye böldü. Elliott, sayıca fazla olan mavi gözlü öğrencilerin daha üstün olduğunu söyledi. İlk adımda tüm sınıfın bunu kabul etmesi tabi ki zordu. Elliott’un konuşmaları ve kahverengi gözlü öğrencilerin yakasına kurdele taktırmak gibi ayrımcılığı belirginleştiren uygulamaları, öğrenciler için ikna ediciydi.



Artık ortada bir sınıf değil, iki grup vardı. Deneyin ilerleyen aşamalarında Elliott, üstün olduğunu kabul ettirdiği mavi gözlü öğrencilere bir takım ayrıcalıklar tanıdı. Mesela ayrıcalıklı grubun daha uzun teneffüs süreleri, en ön sıralarda oturma, spor komplekslerini kullanma hakları tanınırken diğer grup bunlardan mahrum bırakıldı. Öğrenciler bu hakları talep ettiklerinde aşağılayıcı bir tutumla reddedildiler.

Mavi gözlü öğrenciler süreç içerisinde onlara sağlanan imtiyazlar sayesinde üstünlük duygusu kapıldılar. Hatta kendilerinde diğer gruba zorbalık ve kötülük yapma hakkı da bulmuşlardır. Diğer taraftan bu durum kahverengi gözlü öğrencilerin akademik başarısını olumsuz etkiler.

Kahverengi gözlü öğrenciler, bir hafta sonunda çok daha kolay itaat eden, durumu kabullenen ve başarısızlığını içselleştiren bir hale geldikleri gözlemlenmiştir.


Deneyin ikinci aşamasında güç dengeleri değişir. Elliott, bir hata yaptığını aslında üstün sayılan tüm özelliklerin mavi gözlü değilim kahverengi gözlü olduğunu söyler. Mavi gözlülerin elindeki tüm ayrıcalıklı haklar bir anda diğer gruba geçmiştir. Tüm uzun teneffüsler, sınıfın ön sıraları ve diğer imtiyazlar artık kahverengi gözlü öğrencilere aittir.



Fakat bu sefer farklı bir durum gözlemlenir. Kahverengi gözlü öğrenciler güç onların elinde olmasına rağmen diğer gruba zorbalık yapmaz. Kendilerine de zamanında zorbalık yapıldığı için daha özverili ve empatik davranırlar. Mavi gözlü öğrenciler gibi acımasızca davranmayan öğrenciler, mevcut durumdan da memnuniyetsizdir.

Jane Elliott, iki hafta sonra deneyi bitirir. Bütün öğrencilere gerçeği açıklar. Tüm bu yaşananların planlı olduğunu ve ayrımcılığı bizzat yaşayarak öğretmek istediğinin altını çizer.

Ayrımcılığın aslında kendiliğinden varolmadığını, insanları ayrıştırmak ve bölmek için yine insanlar tarafından üretildiğini anlayan öğrencilere süreç içersinde neler hissettiklerini içeren bir kompozisyon yazmalarını ister.

Daha sonra bu kompozisyonlar bir belgesel haline dönüştürülerek ayrımcılık adına yapılmış deney hafızalara kazınır.